OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
İstihare duası, Sahih-i Buhari'de rivayet edilen ve Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bizzat öğrettiği bir duadır. Herhangi bir konuda kararsız kalan kişinin iki rekât nafile namaz kıldıktan sonra okuması sünnet olan bu dua, dinî kaynaklarda "salâtü'l-istihâre" olarak geçer. Aşağıda duanın Arapça metnini, Türkçe okunuşunu ve anlamını bulabilirsiniz.
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ، وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ الْعَظِيمِ، فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلَا أَقْدِرُ، وَتَعْلَمُ وَلَا أَعْلَمُ، وَأَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ. اللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الْأَمْرَ خَيْرٌ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي — أَوْ قَالَ: عَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ — فَاقْدُرْهُ لِي وَيَسِّرْهُ لِي ثُمَّ بَارِكْ لِي فِيهِ. وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الْأَمْرَ شَرٌّ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي — أَوْ قَالَ: عَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ — فَاصْرِفْهُ عَنِّي وَاصْرِفْنِي عَنْهُ، وَاقْدُرْ لِي الْخَيْرَ حَيْثُ كَانَ ثُمَّ أَرْضِنِي بِهِ
Okunuşu:
Allâhümme innî estahîruke bi-ilmike ve estakdiruke bi-kudretike ve es'elüke min fadlike'l-azîm, fe-inneke takdiru ve lâ akdiru ve ta'lemü ve lâ a'lemü ve ente allâmü'l-guyûb. Allâhümme in künte ta'lemü enne hâze'l-emre hayrun lî fî dînî ve meâşî ve âkibeti emrî — ev kâle: âcili emrî ve âcilihî — fakdürhü lî ve yessirhü lî sümme bârik lî fîh. Ve in künte ta'lemü enne hâze'l-emre şerrun lî fî dînî ve meâşî ve âkibeti emrî — ev kâle: âcili emrî ve âcilihî — fasrifhü annî vasrifnî anhü vakdür liye'l-hayra havsü kâne sümme ardınî bih.
Anlamı:
"Allah'ım! Senin ilminle senden hayır dilerim. Senin kudretinle senden güç isterim. Büyük lütfundan sana yalvarırım. Çünkü sen güç yetirirsin, ben yetirmem. Sen bilirsin, ben bilmem. Sen gaybleri çok iyi bilensin. Allah'ım! Şayet bu işin benim için dinim, geçimim ve işimin sonu bakımından — ya da dedi ki: acele ve ertelenmiş işlerim bakımından — hayırlı olduğunu biliyorsan, onu bana nasip et ve kolaylaştır, sonra onda benim için bereket ver. Şayet bu işin benim için dinim, geçimim ve işimin sonu bakımından — ya da dedi ki: acele ve ertelenmiş işlerim bakımından — şerli olduğunu biliyorsan, onu benden uzaklaştır ve beni ondan uzaklaştır. Hayrı nerede olursa olsun bana onu takdir et, sonra beni onunla razı kıl."
Kaynağı: Sahih-i Buhari, Teheccüd, 25 (hadis no: 1162); aynı zamanda Buhari'nin Daavât bölümünde de yer almaktadır. Hadisi Hz. Câbir b. Abdillah (r.a.) rivayet etmiştir.
İstihare namazı, farz veya vacip olmayan herhangi bir nafile namaz niyetiyle kılınan iki rekâttır. Hz. Peygamber'in hadisinde geçen ifade, duanın namaz kıldıktan sonra okunacağını açıkça ortaya koymaktadır. Namazın hangi vakitte kılınacağına dair hadiste özel bir kısıtlama geçmez; ancak genel nafile namaz kuralları gereği mekruh vakitlerden kaçınılması uygun olur.
Dua okunurken "hâze'l-emr" yani "bu iş" ifadesinin geçtiği yerde zihinsel olarak kararsız kalınan konu düşünülür. Bazı alimler bu noktada konunun sesli dile getirilmesini de caiz görmüştür; ancak hadiste sesli söyleme şartı bulunmamaktadır. Önemli olan kalbin o işe yönelmiş olmasıdır.
Hayır, rüya görmek istihare için bir şart değildir. Bu yaygın kanı hadis metnine dayanmamaktadır. Hadiste istihare sonrasında rüya görüleceğine dair bir ifade yer almaz. Alimler, istiharenin sonucunun çoğunlukla kalpteki meyle, işin kolaylaşıp kolaylaşmamasına ya da olayların seyrine bakılarak anlaşılabileceğini belirtmiştir. Rüya görülmesi mümkündür fakat zorunlu değildir; rüya görülmediğinde istiharenin geçersiz sayılacağı düşüncesi
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ، وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ الْعَظِيمِ، فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلَا أَقْدِرُ، وَتَعْلَمُ وَلَا أَعْلَمُ، وَأَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ. اللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الْأَمْرَ خَيْرٌ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي — أَوْ قَالَ: عَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ — فَاقْدُرْهُ لِي وَيَسِّرْهُ لِي ثُمَّ بَارِكْ لِي فِيهِ. وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الْأَمْرَ شَرٌّ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي — أَوْ قَالَ: عَاجِلِ أَمْرِي وَآجِلِهِ — فَاصْرِفْهُ عَنِّي وَاصْرِفْنِي عَنْهُ، وَاقْدُرْ لِي الْخَيْرَ حَيْثُ كَانَ ثُمَّ أَرْضِنِي بِهِ
Okunuşu:
Allâhümme innî estahîruke bi-ilmike ve estakdiruke bi-kudretike ve es'elüke min fadlike'l-azîm, fe-inneke takdiru ve lâ akdiru ve ta'lemü ve lâ a'lemü ve ente allâmü'l-guyûb. Allâhümme in künte ta'lemü enne hâze'l-emre hayrun lî fî dînî ve meâşî ve âkibeti emrî — ev kâle: âcili emrî ve âcilihî — fakdürhü lî ve yessirhü lî sümme bârik lî fîh. Ve in künte ta'lemü enne hâze'l-emre şerrun lî fî dînî ve meâşî ve âkibeti emrî — ev kâle: âcili emrî ve âcilihî — fasrifhü annî vasrifnî anhü vakdür liye'l-hayra havsü kâne sümme ardınî bih.
Anlamı:
"Allah'ım! Senin ilminle senden hayır dilerim. Senin kudretinle senden güç isterim. Büyük lütfundan sana yalvarırım. Çünkü sen güç yetirirsin, ben yetirmem. Sen bilirsin, ben bilmem. Sen gaybleri çok iyi bilensin. Allah'ım! Şayet bu işin benim için dinim, geçimim ve işimin sonu bakımından — ya da dedi ki: acele ve ertelenmiş işlerim bakımından — hayırlı olduğunu biliyorsan, onu bana nasip et ve kolaylaştır, sonra onda benim için bereket ver. Şayet bu işin benim için dinim, geçimim ve işimin sonu bakımından — ya da dedi ki: acele ve ertelenmiş işlerim bakımından — şerli olduğunu biliyorsan, onu benden uzaklaştır ve beni ondan uzaklaştır. Hayrı nerede olursa olsun bana onu takdir et, sonra beni onunla razı kıl."
Kaynağı: Sahih-i Buhari, Teheccüd, 25 (hadis no: 1162); aynı zamanda Buhari'nin Daavât bölümünde de yer almaktadır. Hadisi Hz. Câbir b. Abdillah (r.a.) rivayet etmiştir.
İstihare Namazı Nasıl Kılınır ve Dua Ne Zaman Okunur?
İstihare namazı, farz veya vacip olmayan herhangi bir nafile namaz niyetiyle kılınan iki rekâttır. Hz. Peygamber'in hadisinde geçen ifade, duanın namaz kıldıktan sonra okunacağını açıkça ortaya koymaktadır. Namazın hangi vakitte kılınacağına dair hadiste özel bir kısıtlama geçmez; ancak genel nafile namaz kuralları gereği mekruh vakitlerden kaçınılması uygun olur.
Dua okunurken "hâze'l-emr" yani "bu iş" ifadesinin geçtiği yerde zihinsel olarak kararsız kalınan konu düşünülür. Bazı alimler bu noktada konunun sesli dile getirilmesini de caiz görmüştür; ancak hadiste sesli söyleme şartı bulunmamaktadır. Önemli olan kalbin o işe yönelmiş olmasıdır.
İstihare Sonrasında Rüya Görülmesi Şart Mı?
Hayır, rüya görmek istihare için bir şart değildir. Bu yaygın kanı hadis metnine dayanmamaktadır. Hadiste istihare sonrasında rüya görüleceğine dair bir ifade yer almaz. Alimler, istiharenin sonucunun çoğunlukla kalpteki meyle, işin kolaylaşıp kolaylaşmamasına ya da olayların seyrine bakılarak anlaşılabileceğini belirtmiştir. Rüya görülmesi mümkündür fakat zorunlu değildir; rüya görülmediğinde istiharenin geçersiz sayılacağı düşüncesi