OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Nazar değen kişiye okunması tavsiye edilen sureler arasında en başta Felak ve Nas sureleri gelir. Bu iki sure, Hz. Peygamber'in bizzat nazar ve kötü gözden korunmak amacıyla okuduğuna dair sahih hadislerle sabittir. Bunların yanı sıra Fatiha suresi, Bakara suresinin son iki ayeti olan Âmenerrasulü ve İhlas suresi de bu bağlamda âlimlerin sıklıkla zikrettiği okumalar arasındadır.
Nazar meselesine Kur'an'da doğrudan değinilmektedir. Kalem suresinin 51. ayetinde "Kâfirler Kur'an'ı işittiklerinde neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi" ifadesi geçmekte, bu ayet nazar gerçeğinin Kur'an'daki delillerinden biri olarak gösterilmektedir. Sahih hadislerde ise Hz. Peygamber (s.a.v.) "Nazar haktır" (Müslim, Selam, 41) buyurmuş ve nazardan korunmak için belirli okumalar yapmıştır. Dolayısıyla nazar meselesi İslam'da hem Kur'an hem de hadis düzeyinde kabul görmüş bir gerçekliktir.
Nazar değen kişi için en temelli okuma Felak ve Nas surelerini kapsar. Hz. Aişe'den gelen ve Buharî ile Müslim'de yer alan rivayete göre Hz. Peygamber her gece yatmadan önce İhlas, Felak ve Nas surelerini okuyarak avuçlarına üfler, ardından vücudunu mesh ederdi. Bu uygulama hem koruyucu hem de tedavi edici bir okuma biçimi olarak sünnette yerini almıştır.
Felak suresi, "yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığın şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden ve haset edenin şerrinden" Allah'a sığınmayı içermektedir. Nas suresi ise insanın içine vesvese sokan gizli düşmandan Allah'a sığınmayı anlatır. Her iki surenin nazarla doğrudan ilişkisi, "haset edenin şerri" ifadesinde somutlaşır; zira nazar çoğunlukla haset ve kıskançlıkla birlikte değerlendirilmektedir.
Fatiha suresi de nazar değen kişi üzerine okunabilecek sureler arasında zikredilmektedir. Sahih-i Buharî'de bir sahabinin yılan sokması ya da hastalık durumunda Fatiha'yı rukye olarak okuduğuna dair rivayet mevcuttur ve Hz. Peygamber bu uygulamayı onaylamıştır. Âlimler bu rivayetten hareketle Fatiha'nın genel anlamda manevi rahatsızlıklar için okunabileceğini belirtmişlerdir.
Bakara suresinin 255. ayeti olan Âyetü'l-Kürsî, koruma ve şifa amacıyla okunan en güçlü ayetlerden biri olarak kabul edilmektedir. Sahih hadislerde Âyetü'l-Kürsî'nin her namazın ardından okunması tavsiye edilmiş, bu ayeti okuyan kişiyi Allah'ın sabaha ya da akşama kadar koruyacağı bildirilmiştir (Buharî, Fedailü'l-Kur'an). Nazar değen kişi üzerine okunmasının kaynağı doğrudan bu hadislere dayandırılmaktadır.
Bakara suresinin son iki ayeti olan 285 ve 286. ayetler de (Âmenerrasulü) genel korunma ve şifa amacıyla okunmaktadır. Hz. Peygamber'in "Kim gece Bakara'nın son iki ayetini okursa bu ona yeter" buyurduğu Buharî ve Müslim'de yer almaktadır. Buradaki "yeter" ifadesini âlimler hem dünya hem ahiret şerrinden korunma anlamında yorumlamıştır.
Nazar değen kişi için okuma yapılırken sünnette yer alan uygulamaya bakılabilir. Hz. Peygamber'in tavsiye ettiği yöntemlerden biri, sureleri okuyarak avuçlara üflemek ve ardından kişinin vücudunu mesh etmektir. Bir diğer yöntem ise kişinin üzerine su okunarak bu suyun içirilmesi ya da dökülmesidir; bu uygulama "göz değmesi için yıkama" olarak hadis kaynaklarında geçmektedir.
Bunun yanı sıra nazar eden kişinin belli olduğu durumlarda o kişinin abdest suyunun nazara uğrayan kişiye dökülmesi de Hz. Peygamber'in sünnetinde yer almaktadır. Bu uygulama Müslim'deki Sehl ibn Huneyf hadisinde açıkça anlatılmaktadır. Ancak bu yöntemin uygulanabilmesi için nazar edenin kim olduğunun bilinmesi gerekmektedir.
Okuma sırasında belirli bir tekrar sayısı için sahih bir kaynaktan gelen zorunlu bir rakam bulunmamaktadır. "41 kere okunmalı" ya da "7 gün tekrar edilmeli" gibi yaygın söylemler için güvenilir bir hadis kaynağı gösterilememektedir. Sureleri içtenlikle ve huşu ile okumak, sayıyı mekanik biçimde tamamlamaktan daha önceliklidir.
Korunma amacıyla İhlas, Felak ve Nas surelerinin sabah ve akşam düzenli okunması sahih hadislere dayanan bir uygulamadır. Hz. Peygamber'in sabah üç, akşam üç kez bu sureleri okuduğuna dair Ebu Davud ve Tirmizî'de rivayetler bulunmaktadır. Bu okumalar hem nazar hem de genel manevi tehlikelerden korunma amacıyla yapılmaktadır.
Kişi bir şeyi ya da birini beğendiğinde "Maşallah" veya "Allahümme barik" demesi de nazarı önlemeye yönelik sünnet uygulamalarındandır. Kehf suresinin 39. ayetinde bu ifadeye yer verilmektedir. Beğeni duyulduğunda bu sözlerin söylenmesi, nazar riskini azaltan manevi bir kor
Nazar meselesine Kur'an'da doğrudan değinilmektedir. Kalem suresinin 51. ayetinde "Kâfirler Kur'an'ı işittiklerinde neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi" ifadesi geçmekte, bu ayet nazar gerçeğinin Kur'an'daki delillerinden biri olarak gösterilmektedir. Sahih hadislerde ise Hz. Peygamber (s.a.v.) "Nazar haktır" (Müslim, Selam, 41) buyurmuş ve nazardan korunmak için belirli okumalar yapmıştır. Dolayısıyla nazar meselesi İslam'da hem Kur'an hem de hadis düzeyinde kabul görmüş bir gerçekliktir.
Nazar İçin Okunacak Sureler ve Ayetler
Nazar değen kişi için en temelli okuma Felak ve Nas surelerini kapsar. Hz. Aişe'den gelen ve Buharî ile Müslim'de yer alan rivayete göre Hz. Peygamber her gece yatmadan önce İhlas, Felak ve Nas surelerini okuyarak avuçlarına üfler, ardından vücudunu mesh ederdi. Bu uygulama hem koruyucu hem de tedavi edici bir okuma biçimi olarak sünnette yerini almıştır.
Felak suresi, "yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığın şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden ve haset edenin şerrinden" Allah'a sığınmayı içermektedir. Nas suresi ise insanın içine vesvese sokan gizli düşmandan Allah'a sığınmayı anlatır. Her iki surenin nazarla doğrudan ilişkisi, "haset edenin şerri" ifadesinde somutlaşır; zira nazar çoğunlukla haset ve kıskançlıkla birlikte değerlendirilmektedir.
Fatiha suresi de nazar değen kişi üzerine okunabilecek sureler arasında zikredilmektedir. Sahih-i Buharî'de bir sahabinin yılan sokması ya da hastalık durumunda Fatiha'yı rukye olarak okuduğuna dair rivayet mevcuttur ve Hz. Peygamber bu uygulamayı onaylamıştır. Âlimler bu rivayetten hareketle Fatiha'nın genel anlamda manevi rahatsızlıklar için okunabileceğini belirtmişlerdir.
Bakara Suresinden Okunacak Ayetler
Bakara suresinin 255. ayeti olan Âyetü'l-Kürsî, koruma ve şifa amacıyla okunan en güçlü ayetlerden biri olarak kabul edilmektedir. Sahih hadislerde Âyetü'l-Kürsî'nin her namazın ardından okunması tavsiye edilmiş, bu ayeti okuyan kişiyi Allah'ın sabaha ya da akşama kadar koruyacağı bildirilmiştir (Buharî, Fedailü'l-Kur'an). Nazar değen kişi üzerine okunmasının kaynağı doğrudan bu hadislere dayandırılmaktadır.
Bakara suresinin son iki ayeti olan 285 ve 286. ayetler de (Âmenerrasulü) genel korunma ve şifa amacıyla okunmaktadır. Hz. Peygamber'in "Kim gece Bakara'nın son iki ayetini okursa bu ona yeter" buyurduğu Buharî ve Müslim'de yer almaktadır. Buradaki "yeter" ifadesini âlimler hem dünya hem ahiret şerrinden korunma anlamında yorumlamıştır.
Nazar Duası Nasıl Okunur?
Nazar değen kişi için okuma yapılırken sünnette yer alan uygulamaya bakılabilir. Hz. Peygamber'in tavsiye ettiği yöntemlerden biri, sureleri okuyarak avuçlara üflemek ve ardından kişinin vücudunu mesh etmektir. Bir diğer yöntem ise kişinin üzerine su okunarak bu suyun içirilmesi ya da dökülmesidir; bu uygulama "göz değmesi için yıkama" olarak hadis kaynaklarında geçmektedir.
Bunun yanı sıra nazar eden kişinin belli olduğu durumlarda o kişinin abdest suyunun nazara uğrayan kişiye dökülmesi de Hz. Peygamber'in sünnetinde yer almaktadır. Bu uygulama Müslim'deki Sehl ibn Huneyf hadisinde açıkça anlatılmaktadır. Ancak bu yöntemin uygulanabilmesi için nazar edenin kim olduğunun bilinmesi gerekmektedir.
Okuma sırasında belirli bir tekrar sayısı için sahih bir kaynaktan gelen zorunlu bir rakam bulunmamaktadır. "41 kere okunmalı" ya da "7 gün tekrar edilmeli" gibi yaygın söylemler için güvenilir bir hadis kaynağı gösterilememektedir. Sureleri içtenlikle ve huşu ile okumak, sayıyı mekanik biçimde tamamlamaktan daha önceliklidir.
Nazar Değmesini Önlemek İçin Ne Okunur?
Korunma amacıyla İhlas, Felak ve Nas surelerinin sabah ve akşam düzenli okunması sahih hadislere dayanan bir uygulamadır. Hz. Peygamber'in sabah üç, akşam üç kez bu sureleri okuduğuna dair Ebu Davud ve Tirmizî'de rivayetler bulunmaktadır. Bu okumalar hem nazar hem de genel manevi tehlikelerden korunma amacıyla yapılmaktadır.
Kişi bir şeyi ya da birini beğendiğinde "Maşallah" veya "Allahümme barik" demesi de nazarı önlemeye yönelik sünnet uygulamalarındandır. Kehf suresinin 39. ayetinde bu ifadeye yer verilmektedir. Beğeni duyulduğunda bu sözlerin söylenmesi, nazar riskini azaltan manevi bir kor