SelinKilic
Kayıtlı Kullanıcı
Şifa duası için Arapça yazılış arıyorsan, doğrudan Kur'an'dan gelen ve Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hastalara okuduğu rivayet edilen iki temel kaynaktan söz etmek gerekiyor. Bunlardan biri Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim'de geçen şifa duası, diğeri ise Fatiha suresinin şifa niyetiyle okunmasıdır. "Şifa duası" diye özel bir isimle hadislerde geçen tek bir dua yok; ama kaynaklarda hastalara yönelik okunan dualar oldukça açık biçimde aktarılmış.
Hadislerde en çok bilinen şifa duası şudur:
Arapça:
اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ أَذْهِبِ الْبَأْسَ اشْفِ أَنْتَ الشَّافِي لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا
Okunuşu:
Allahümme Rabbe'n-nâsi ezhibe'l-be'se, işfi ente'ş-şâfî, lâ şifâe illâ şifâuke, şifâen lâ yugâdiru sekamâ.
Anlamı:
"Allah'ım, insanların Rabbi! Hastalığı gider, şifa ver. Şifa veren yalnızca Sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Hiçbir hastalık bırakmayan bir şifa ver."
Kaynağı: Sahih-i Buhari, Tıb bölümü; Sahih-i Müslim, Selam bölümü. Hz. Aişe'den (r.a.) rivayet edilmiştir. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hasta ziyaretlerinde bu duayı okuduğu nakledilmektedir.
Hadislerde geçen bir diğer kısa uygulama, hastanın ağrıyan yerine el koyarak okunmasıdır. Bu dua da yine Hz. Aişe'den (r.a.) rivayet edilmektedir.
Arapça:
بِسْمِ اللَّهِ أَرْقِيكَ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ يُؤْذِيكَ مِنْ شَرِّ كُلِّ نَفْسٍ أَوْ عَيْنٍ حَاسِدٍ اللَّهُ يَشْفِيكَ بِسْمِ اللَّهِ أَرْقِيكَ
Okunuşu:
Bismillâhi erkîke min külli şey'in yü'zîke, min şerri külli nefsin ev 'aynin hâsidin, Allahu yeşfîke, bismillâhi erkîke.
Anlamı:
"Allah'ın adıyla seni rukyelerim; sana zarar veren her şeyden, her nefsin ve hased eden her gözün şerrinden. Allah seni iyileştirsin. Allah'ın adıyla seni rukyelerim."
Kaynağı: Sahih-i Müslim, Selam bölümü.
Bu dua bir başkası için okunur; "erkîke" ifadesi "seni rukyelerim" anlamına geldiğinden yapısı gereği ikinci şahsa yöneliktir. Kişi kendi kendine okuyacaksa bu farkı bilmesi gerekir; ama aynı niyetle Allah'a yönelmek için okunabilir.
Fatiha suresi, hadislerde doğrudan "şifa" bağlamında geçmektedir. Sahih-i Buhari'de yer alan bir rivayette, bir sahabi Fatiha suresini okuyarak akrep sokması nedeniyle hasta olan birine rukye yapmış ve bu kişi iyileşmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu uygulamayı onaylamış ve "Nereden bildiniz ki o bir rukye duasıdır?" diyerek Fatiha'nın bu şekilde kullanılabileceğini teyit etmiştir.
Fatiha suresi başlı başına bir şifa duası metni değildir; içinde hastalığa doğrudan atıfta bulunan bir cümle yoktur. Ama hadislerde şifa niyetiyle okunmasına cevaz verilmiş, hatta bu uygulama bizzat aktarılmıştır. Bu iki şeyi birbirinden ayırt etmek önemli.
Kur'an'da şifa kavramı birkaç ayette açıkça geçmektedir. Bu ayetler doğrudan dua cümlesi içermez ama Allah'ın şifa verdiğini bildiren ifadelerdir.
Yunus suresi 57. ayet:
Arapça:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ
Okunuşu:
Yâ eyyühe'n-nâsü kad câetkum mev'ızatün min Rabbikum ve şifâun limâ fi's-sudûr.
Anlamı:
"Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt ve kalplerde olana şifa gelmiştir."
Bu ayet Kur'an'ın genel niteliğini anlatır; "kalplerdeki hastalıklara şifa" ifadesi manevi şifayı kasteder. Hastalık için okunabilecek bir dua metni değildir; ancak Kur'an'ın şifa boyutunu açıklayan temel ayetlerden biridir.
İsra suresi 82. ayet de bu bağlamda sık alıntılanan ayetlerden biridir:
Arapça:
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Ve nünezzilü mine'l-Kur'âni mâ hüve şifâun ve rahmetün li'l-mü'minîn.
Anlamı:
"Biz Kur'an'dan mü'minlere ş
Hadislerde en çok bilinen şifa duası şudur:
Arapça:
اللَّهُمَّ رَبَّ النَّاسِ أَذْهِبِ الْبَأْسَ اشْفِ أَنْتَ الشَّافِي لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا
Okunuşu:
Allahümme Rabbe'n-nâsi ezhibe'l-be'se, işfi ente'ş-şâfî, lâ şifâe illâ şifâuke, şifâen lâ yugâdiru sekamâ.
Anlamı:
"Allah'ım, insanların Rabbi! Hastalığı gider, şifa ver. Şifa veren yalnızca Sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Hiçbir hastalık bırakmayan bir şifa ver."
Kaynağı: Sahih-i Buhari, Tıb bölümü; Sahih-i Müslim, Selam bölümü. Hz. Aişe'den (r.a.) rivayet edilmiştir. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hasta ziyaretlerinde bu duayı okuduğu nakledilmektedir.
Rukyede Okunan Kısa Şifa Duası
Hadislerde geçen bir diğer kısa uygulama, hastanın ağrıyan yerine el koyarak okunmasıdır. Bu dua da yine Hz. Aişe'den (r.a.) rivayet edilmektedir.
Arapça:
بِسْمِ اللَّهِ أَرْقِيكَ مِنْ كُلِّ شَيْءٍ يُؤْذِيكَ مِنْ شَرِّ كُلِّ نَفْسٍ أَوْ عَيْنٍ حَاسِدٍ اللَّهُ يَشْفِيكَ بِسْمِ اللَّهِ أَرْقِيكَ
Okunuşu:
Bismillâhi erkîke min külli şey'in yü'zîke, min şerri külli nefsin ev 'aynin hâsidin, Allahu yeşfîke, bismillâhi erkîke.
Anlamı:
"Allah'ın adıyla seni rukyelerim; sana zarar veren her şeyden, her nefsin ve hased eden her gözün şerrinden. Allah seni iyileştirsin. Allah'ın adıyla seni rukyelerim."
Kaynağı: Sahih-i Müslim, Selam bölümü.
Bu dua bir başkası için okunur; "erkîke" ifadesi "seni rukyelerim" anlamına geldiğinden yapısı gereği ikinci şahsa yöneliktir. Kişi kendi kendine okuyacaksa bu farkı bilmesi gerekir; ama aynı niyetle Allah'a yönelmek için okunabilir.
Fatiha Suresi Neden Şifa Duası Olarak Bilinir?
Fatiha suresi, hadislerde doğrudan "şifa" bağlamında geçmektedir. Sahih-i Buhari'de yer alan bir rivayette, bir sahabi Fatiha suresini okuyarak akrep sokması nedeniyle hasta olan birine rukye yapmış ve bu kişi iyileşmiştir. Hz. Peygamber (s.a.v.) bu uygulamayı onaylamış ve "Nereden bildiniz ki o bir rukye duasıdır?" diyerek Fatiha'nın bu şekilde kullanılabileceğini teyit etmiştir.
Fatiha suresi başlı başına bir şifa duası metni değildir; içinde hastalığa doğrudan atıfta bulunan bir cümle yoktur. Ama hadislerde şifa niyetiyle okunmasına cevaz verilmiş, hatta bu uygulama bizzat aktarılmıştır. Bu iki şeyi birbirinden ayırt etmek önemli.
Şifa Ayeti Olarak Bilinen Kur'an Pasajları
Kur'an'da şifa kavramı birkaç ayette açıkça geçmektedir. Bu ayetler doğrudan dua cümlesi içermez ama Allah'ın şifa verdiğini bildiren ifadelerdir.
Yunus suresi 57. ayet:
Arapça:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ
Okunuşu:
Yâ eyyühe'n-nâsü kad câetkum mev'ızatün min Rabbikum ve şifâun limâ fi's-sudûr.
Anlamı:
"Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt ve kalplerde olana şifa gelmiştir."
Bu ayet Kur'an'ın genel niteliğini anlatır; "kalplerdeki hastalıklara şifa" ifadesi manevi şifayı kasteder. Hastalık için okunabilecek bir dua metni değildir; ancak Kur'an'ın şifa boyutunu açıklayan temel ayetlerden biridir.
İsra suresi 82. ayet de bu bağlamda sık alıntılanan ayetlerden biridir:
Arapça:
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Ve nünezzilü mine'l-Kur'âni mâ hüve şifâun ve rahmetün li'l-mü'minîn.
Anlamı:
"Biz Kur'an'dan mü'minlere ş