DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Bela ve musibetten kurtulmak için okunabilecek en bilinen dua, Hz. Yunus'un (a.s.) balığın karnında yaptığı ve Kur'an'da geçen şu niyazdır: "Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez-zâlimîn." Bu dua, sıkıntı ve darlık içinde Allah'a yönelişin Kur'an'daki en çarpıcı örneği olarak kabul edilir. Bunun yanı sıra hadis kaynaklarında bela ve sıkıntı anlarına özel rivayet edilmiş başka dualar da mevcuttur. Hangisini okuyacağınızı, hangi kaynaktan geldiğini ve nasıl geçtiğini aşağıda ayrıntılı biçimde ele alıyoruz.
Kur'an'da doğrudan bir bela ve sıkıntı anında söylenmiş dua olarak geçen en bilinen metin, Enbiya Suresi'nin 87. ayetinde yer alır. Hz. Yunus karanlıklar içinde, yani balığın karnında Allah'a şöyle seslenir:
Arapça:
لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez-zâlimîn.
Anlamı:
"Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben zalimlerden oldum."
Kaynağı: Kur'an, Enbiya Suresi, 21:87
Hemen ardından gelen 88. ayette Allah bu duayı kabul ettiğini bildirir ve "İşte biz müminleri böyle kurtarırız" buyurur. Bu ayet, duanın yalnızca Hz. Yunus'a özgü olmadığını, iman edenlerin sıkıntı anında bu niyazı benimseyebileceğini açıkça ortaya koyar. Dolayısıyla bu dua, bir Kur'an ayeti olmakla birlikte aynı zamanda içeriği itibarıyla güçlü bir dua metnidir; ikisi iç içe geçmiş durumdadır.
Hadis kaynaklarında da bela, darlık ve sıkıntı anlarında okunmak üzere rivayet edilmiş dualar bulunmaktadır.
Bunların en çok bilineni, Tirmizî'de geçen ve "dua-i kürbetü'n-nebî" olarak da anılan şu rivayettir. Hz. Peygamber (s.a.v.) sıkıntılı anlarda şu duayı okurdu:
Arapça:
اللَّهُمَّ رَحْمَتَكَ أَرْجُو فَلَا تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ وَأَصْلِحْ لِي شَأْنِي كُلَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ
Okunuşu:
Allâhümme rahmeteke ercû felâ tekilnî ilâ nefsî tarfete aynin ve aslihlî şe'nî küllehû lâ ilâhe illâ ent.
Anlamı:
"Allah'ım! Rahmetini umuyorum. Beni bir göz kırpımı kadar bile kendime bırakma. Tüm işlerimi düzelt. Senden başka ilah yoktur."
Kaynağı: Ebû Dâvûd, Edeb, 98; aynı dua Tirmizî ve Ahmed b. Hanbel'de de geçmektedir.
Bir diğer rivayet ise yine Tirmizî'de yer alan ve Hz. Peygamber'in (s.a.v.) sıkıntı anında okuduğu aktarılan şu zikirdir:
Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْعَظِيمُ الْحَلِيمُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَرَبُّ الْأَرْضِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-azîmü'l-halîm, lâ ilâhe illallâhü rabbü'l-arşi'l-azîm, lâ ilâhe illallâhü rabbü's-semâvâti ve rabbü'l-ardı ve rabbü'l-arşi'l-kerîm.
Anlamı:
"Büyük ve Halîm olan Allah'tan başka ilah yoktur. Büyük Arş'ın Rabbi olan Allah'tan başka ilah yoktur. Göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve şerefli Arş'ın Rabbi olan Allah'tan başka ilah yoktur."
Kaynağı: Buhârî, Deavât, 27; Müslim, Zikir, 83
Bu zikrin Hz. Peygamber'in şiddetli sıkıntı anlarında okuduğuna dair rivayet, hadis literatüründe "kürbetü'n-nebî" başlığı altında yer alır.
Kur'an'da doğrudan bela ve musibet kavramıyla ilişkili bazı ayetler, dua niyetiyle değil haber ve teselli bildirimi olarak nazil olmuştur; ancak içerik ve bağlamları itibarıyla bela anında okunması tavsiye edilmiştir.
Bunların en bilineni Bakara Suresi'nin 155–157. ayetlerinde geçen "innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn" ifadesidir. Bu ayet, musibet ve kayıp anında söylenmesi gereken sözü bildirir:
Arapça:
إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ
Okunuşu:
İnnâ lill
Hz. Yunus'un Duası: Kur'an'daki Sıkıntı Duası
Kur'an'da doğrudan bir bela ve sıkıntı anında söylenmiş dua olarak geçen en bilinen metin, Enbiya Suresi'nin 87. ayetinde yer alır. Hz. Yunus karanlıklar içinde, yani balığın karnında Allah'a şöyle seslenir:
Arapça:
لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez-zâlimîn.
Anlamı:
"Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben zalimlerden oldum."
Kaynağı: Kur'an, Enbiya Suresi, 21:87
Hemen ardından gelen 88. ayette Allah bu duayı kabul ettiğini bildirir ve "İşte biz müminleri böyle kurtarırız" buyurur. Bu ayet, duanın yalnızca Hz. Yunus'a özgü olmadığını, iman edenlerin sıkıntı anında bu niyazı benimseyebileceğini açıkça ortaya koyar. Dolayısıyla bu dua, bir Kur'an ayeti olmakla birlikte aynı zamanda içeriği itibarıyla güçlü bir dua metnidir; ikisi iç içe geçmiş durumdadır.
Hadislerde Rivayet Edilen Bela ve Sıkıntı Duaları
Hadis kaynaklarında da bela, darlık ve sıkıntı anlarında okunmak üzere rivayet edilmiş dualar bulunmaktadır.
Bunların en çok bilineni, Tirmizî'de geçen ve "dua-i kürbetü'n-nebî" olarak da anılan şu rivayettir. Hz. Peygamber (s.a.v.) sıkıntılı anlarda şu duayı okurdu:
Arapça:
اللَّهُمَّ رَحْمَتَكَ أَرْجُو فَلَا تَكِلْنِي إِلَى نَفْسِي طَرْفَةَ عَيْنٍ وَأَصْلِحْ لِي شَأْنِي كُلَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ
Okunuşu:
Allâhümme rahmeteke ercû felâ tekilnî ilâ nefsî tarfete aynin ve aslihlî şe'nî küllehû lâ ilâhe illâ ent.
Anlamı:
"Allah'ım! Rahmetini umuyorum. Beni bir göz kırpımı kadar bile kendime bırakma. Tüm işlerimi düzelt. Senden başka ilah yoktur."
Kaynağı: Ebû Dâvûd, Edeb, 98; aynı dua Tirmizî ve Ahmed b. Hanbel'de de geçmektedir.
Bir diğer rivayet ise yine Tirmizî'de yer alan ve Hz. Peygamber'in (s.a.v.) sıkıntı anında okuduğu aktarılan şu zikirdir:
Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْعَظِيمُ الْحَلِيمُ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ رَبُّ السَّمَاوَاتِ وَرَبُّ الْأَرْضِ وَرَبُّ الْعَرْشِ الْكَرِيمِ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-azîmü'l-halîm, lâ ilâhe illallâhü rabbü'l-arşi'l-azîm, lâ ilâhe illallâhü rabbü's-semâvâti ve rabbü'l-ardı ve rabbü'l-arşi'l-kerîm.
Anlamı:
"Büyük ve Halîm olan Allah'tan başka ilah yoktur. Büyük Arş'ın Rabbi olan Allah'tan başka ilah yoktur. Göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve şerefli Arş'ın Rabbi olan Allah'tan başka ilah yoktur."
Kaynağı: Buhârî, Deavât, 27; Müslim, Zikir, 83
Bu zikrin Hz. Peygamber'in şiddetli sıkıntı anlarında okuduğuna dair rivayet, hadis literatüründe "kürbetü'n-nebî" başlığı altında yer alır.
Bela Anında Okunabilecek Kur'an Ayetleri
Kur'an'da doğrudan bela ve musibet kavramıyla ilişkili bazı ayetler, dua niyetiyle değil haber ve teselli bildirimi olarak nazil olmuştur; ancak içerik ve bağlamları itibarıyla bela anında okunması tavsiye edilmiştir.
Bunların en bilineni Bakara Suresi'nin 155–157. ayetlerinde geçen "innâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn" ifadesidir. Bu ayet, musibet ve kayıp anında söylenmesi gereken sözü bildirir:
Arapça:
إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ
Okunuşu:
İnnâ lill