SelinKilic
Kayıtlı Kullanıcı
Bereket için okunacak en güçlü dua hangisidir diye sorulduğunda, İslam alimleri genellikle Kur'an'da Hz. İbrahim'in dilinden aktarılan bereket duasına, Bakara Suresi'nin son iki ayetine ve çeşitli hadislerde rivayet edilen sabah-akşam zikirlerine dikkat çeker. Kur'an ve Sünnet'te "bereket duası" adıyla özel olarak isimlendirilmiş tek bir dua yoktur; ancak bereket isteğini kapsayan, kaynağı doğrulanmış birden fazla dua ve ayet mevcuttur.
Bereket, Arapçada "artma, büyüme ve süreklilik" anlamına gelir. Kur'an'da hem Allah'ın bir nimeti hem de kulun talep edebileceği bir lütuf olarak geçer. Bu nedenle bereket için dua etmek, Kur'an'ın ruhuna ve Sünnet'in pratiğine tamamen uygundur.
Kur'an'da bizzat dua cümlesi içeren ve berekat talebini kapsayan en bilinen ayet, İbrahim Suresi'nin 41. ayetidir. Hz. İbrahim bu ayette şöyle dua eder:
Arapça:
رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ
Okunuşu:
Rabbenağfir lî ve livâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekûmül-hisâb.
Anlamı:
"Rabbimiz! Hesap kurulacağı gün beni, anne-babamı ve müminleri bağışla."
Bu ayet doğrudan "bereket" kelimesini içermez; ancak İslam geleneğinde anne-babaya ve müminlere dua etmenin bereketi artırdığı kabul edilir.
Bereket kelimesinin bizzat geçtiği dua ise Kur'an'da daha çok Allah'a nitelendirme olarak yer alır. Örneğin A'raf Suresi 96. ayet, iman ve takvayı bereketle doğrudan ilişkilendirir:
Anlamı:
"Eğer o ülkelerin halkı iman edip Allah'a karşı gelmekten sakınsaydı, elbette onlara gökten ve yerden bereketler açardık." (A'raf, 7/96)
Bu bir dua metni değil, bir Kur'an beyanıdır. Bereketin kaynağının iman ve takva olduğunu bildiren bu ayet, konuyu anlamak açısından önemlidir.
Hz. Peygamber'den (s.a.v.) rivayet edilen ve bereket içeren dualar arasında en yaygın bilineni yemeğe başlarken okunan besmele ve yemekten sonra okunan şükür duasıdır. Bunun yanı sıra hadis kaynaklarında rızka ve berekete ilişkin şu dua rivayet edilmiştir:
Arapça:
اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِيمَا رَزَقْتَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu:
Allâhümme bârik lenâ fîmâ razaktenâ ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı:
"Allah'ım! Bize rızık olarak verdiklerinde bereket ver ve bizi ateşin azabından koru."
Bu dua yemekten sonra okunmak üzere çeşitli hadis kaynaklarında aktarılmıştır. Yalnızca yemekle sınırlı değildir; rızka şükür ve bereket talebi içerdiğinden her zaman okunabilir.
Sabah ve akşam zikirlerine gelince, Hz. Peygamber'in sabah namazından sonra şu zikri okuduğu rivayet edilir:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا وَرِزْقًا طَيِّبًا وَعَمَلًا مُتَقَبَّلًا
Okunuşu:
Allâhümme innî es'elüke ilmen nâfi'an ve rızkan tayyiben ve amelen mütekabbelen.
Anlamı:
"Allah'ım! Senden faydalı ilim, temiz rızık ve kabul görecek amel istiyorum."
Bu dua İbn Mâce'de rivayet edilmiştir (İbn Mâce, İkâmetü's-Salât, 25). Temiz ve helal rızık talebini içerdiğinden bereket duası olarak da okunabilir.
Hadis kaynaklarında bereketle doğrudan ilişkilendirilen zikirler arasında istiğfar öne çıkar. Hûd Suresi 52. ayette Hz. Hûd'un kavmine şöyle dediği aktarılır:
Anlamı:
"Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur indirsin ve gücünüze güç katsın." (Hûd, 11/52)
Bu ayet, istiğfarın maddi berekete de kapı aralayabileceğini bildiren Kur'an beyanlarından biridir. Nûh Suresi 10–12. ayetlerde de benzer bir ilişki kurulur.
Besmele de bereketle doğrudan bağlantılı bir zikirdir. Her işe besmeleyle başlamak Sünnet'te tavsiye edilmiş, bereketli işlerin besmeleyle başladığı hadislerde vurgulanmıştır.
Bereket amacıyla okunması tavsiye edilen ayetlerin başında Bakara Suresi'nin son iki ayeti gelir. Bu ayetler "Âmenerresulü" olarak da bilinir. Hz. Peygamber bu iki ayetin her kim gece okursa ona yeteceğini bildirmiştir (Buhârî, Fedâilü'l-Kur'ân, 10).
Bir diğer önemli ayet Bakara Suresi 261. ayettir. Bu ayet Allah yolunda harcamanın bereketini yedi başak veren bir tohum metaforuyla anlatır. Dua metni değildir; ancak bereketin nası
Bereket, Arapçada "artma, büyüme ve süreklilik" anlamına gelir. Kur'an'da hem Allah'ın bir nimeti hem de kulun talep edebileceği bir lütuf olarak geçer. Bu nedenle bereket için dua etmek, Kur'an'ın ruhuna ve Sünnet'in pratiğine tamamen uygundur.
Kur'an'da Bereket İsteyen Dualar
Kur'an'da bizzat dua cümlesi içeren ve berekat talebini kapsayan en bilinen ayet, İbrahim Suresi'nin 41. ayetidir. Hz. İbrahim bu ayette şöyle dua eder:
Arapça:
رَبَّنَا اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ الْحِسَابُ
Okunuşu:
Rabbenağfir lî ve livâlideyye ve lil-mü'minîne yevme yekûmül-hisâb.
Anlamı:
"Rabbimiz! Hesap kurulacağı gün beni, anne-babamı ve müminleri bağışla."
Bu ayet doğrudan "bereket" kelimesini içermez; ancak İslam geleneğinde anne-babaya ve müminlere dua etmenin bereketi artırdığı kabul edilir.
Bereket kelimesinin bizzat geçtiği dua ise Kur'an'da daha çok Allah'a nitelendirme olarak yer alır. Örneğin A'raf Suresi 96. ayet, iman ve takvayı bereketle doğrudan ilişkilendirir:
Anlamı:
"Eğer o ülkelerin halkı iman edip Allah'a karşı gelmekten sakınsaydı, elbette onlara gökten ve yerden bereketler açardık." (A'raf, 7/96)
Bu bir dua metni değil, bir Kur'an beyanıdır. Bereketin kaynağının iman ve takva olduğunu bildiren bu ayet, konuyu anlamak açısından önemlidir.
Hadislerde Rivayet Edilen Bereket Duaları
Hz. Peygamber'den (s.a.v.) rivayet edilen ve bereket içeren dualar arasında en yaygın bilineni yemeğe başlarken okunan besmele ve yemekten sonra okunan şükür duasıdır. Bunun yanı sıra hadis kaynaklarında rızka ve berekete ilişkin şu dua rivayet edilmiştir:
Arapça:
اللَّهُمَّ بَارِكْ لَنَا فِيمَا رَزَقْتَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu:
Allâhümme bârik lenâ fîmâ razaktenâ ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı:
"Allah'ım! Bize rızık olarak verdiklerinde bereket ver ve bizi ateşin azabından koru."
Bu dua yemekten sonra okunmak üzere çeşitli hadis kaynaklarında aktarılmıştır. Yalnızca yemekle sınırlı değildir; rızka şükür ve bereket talebi içerdiğinden her zaman okunabilir.
Sabah ve akşam zikirlerine gelince, Hz. Peygamber'in sabah namazından sonra şu zikri okuduğu rivayet edilir:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ عِلْمًا نَافِعًا وَرِزْقًا طَيِّبًا وَعَمَلًا مُتَقَبَّلًا
Okunuşu:
Allâhümme innî es'elüke ilmen nâfi'an ve rızkan tayyiben ve amelen mütekabbelen.
Anlamı:
"Allah'ım! Senden faydalı ilim, temiz rızık ve kabul görecek amel istiyorum."
Bu dua İbn Mâce'de rivayet edilmiştir (İbn Mâce, İkâmetü's-Salât, 25). Temiz ve helal rızık talebini içerdiğinden bereket duası olarak da okunabilir.
Bereketi Artıran Zikirler
Hadis kaynaklarında bereketle doğrudan ilişkilendirilen zikirler arasında istiğfar öne çıkar. Hûd Suresi 52. ayette Hz. Hûd'un kavmine şöyle dediği aktarılır:
Anlamı:
"Rabbinizden bağışlanma dileyin, sonra O'na tövbe edin ki, üzerinize bol bol yağmur indirsin ve gücünüze güç katsın." (Hûd, 11/52)
Bu ayet, istiğfarın maddi berekete de kapı aralayabileceğini bildiren Kur'an beyanlarından biridir. Nûh Suresi 10–12. ayetlerde de benzer bir ilişki kurulur.
Besmele de bereketle doğrudan bağlantılı bir zikirdir. Her işe besmeleyle başlamak Sünnet'te tavsiye edilmiş, bereketli işlerin besmeleyle başladığı hadislerde vurgulanmıştır.
Bereket İçin Hangi Ayet Okunur?
Bereket amacıyla okunması tavsiye edilen ayetlerin başında Bakara Suresi'nin son iki ayeti gelir. Bu ayetler "Âmenerresulü" olarak da bilinir. Hz. Peygamber bu iki ayetin her kim gece okursa ona yeteceğini bildirmiştir (Buhârî, Fedâilü'l-Kur'ân, 10).
Bir diğer önemli ayet Bakara Suresi 261. ayettir. Bu ayet Allah yolunda harcamanın bereketini yedi başak veren bir tohum metaforuyla anlatır. Dua metni değildir; ancak bereketin nası