OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Hacet namazı kılındıktan sonra ne söyleneceğini, yani hangi duanın okunacağını arıyorsanız: Hadis kaynaklarında bu namaza özgü sabit bir dua metni rivayet edilmemiştir. Ancak hacet namazının ardından Allah'a hamd edilmesi, Hz. Peygamber'e salât getirilmesi ve ardından ihtiyacın samimi bir dille dile getirilmesi, konuyla ilgili rivayetlerde yer alan yöntemdir. Tirmizî'de aktarılan bir rivayette ise namaz öncesinde veya sonrasında okunabilecek belirli bir dua zikredilmiştir; bu duaya aşağıda ayrıntılı olarak yer verilmiştir.
Hacet namazı, bir ihtiyaç veya sıkıntı karşısında Allah'a yönelmek amacıyla kılınan nafile bir namazdır. İki rekât olarak kılınır ve kılınış biçimine ilişkin en çok başvurulan rivayet, Abdullah ibn Ebî Evfâ'dan aktarılan ve Tirmizî ile İbn Mâce'de geçen hadistir. Bu hadiste namaz sonrasında Allah'a hamd edilmesi, Hz. Peygamber'e salât getirilmesi ve ardından Allah'tan hacet istenmesi öğütlenmektedir. Rivayette ayrıca şu dua da nakledilmiştir:
Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ، وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ، لَا تَدَعْ لِي ذَنْبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ، وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ، وَلَا حَاجَةً هِيَ لَكَ رِضًا إِلَّا قَضَيْتَهَا يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm, sübhânallâhi Rabbi'l-arşi'l-azîm, elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn, es'elüke mûcibâti rahmetik, ve azâime mağfiretik, ve'l-ğanîmete min külli birr, ve's-selâmete min külli ism, lâ teda'lî zenben illâ ğaferteh, ve lâ hemmen illâ ferracteh, ve lâ hâceten hiye leke rıdan illâ kadaytehâ yâ erhame'r-râhimîn.
Anlamı:
"Halim ve Kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Yüce Arş'ın Rabbi olan Allah'ı tenzih ederim. Âlemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun. Senden rahmetini gerektiren şeyleri, bağışlamanın kesinleşmesini, her iyilikten nasip almayı ve her günahtan esenliği istiyorum. Bağışlamadığın bir günah, açmadığın bir sıkıntı ve Senin rızana uygun olup yerine getirmediğin bir ihtiyaç bırakma. Ey merhametlilerin en merhametlisi!"
Kaynağı:
Tirmizî, Salât, 348; İbn Mâce, İkâmetü's-Salât, 189. Tirmizî bu hadisin senedi hakkında "garîb" nitelendirmesi yapmıştır; dolayısıyla hadisin sıhhat derecesi tartışmalıdır. Bununla birlikte nafile ibadet ve dua konularında zayıf hadisin amel için kullanılabileceğini kabul eden âlimlerin çoğunluğu bu rivayeti bu çerçevede değerlendirmiştir.
Rivayetin işaret ettiği sıra şu şekildedir: Önce Allah'a hamd edilir, ardından Hz. Peygamber'e salât getirilir, sonra ihtiyaç dile getirilir. Bu sıra, yalnızca hacet namazıyla sınırlı değildir; genel dua adabına ilişkin hadislerde de aynı yapı tavsiye edilmiştir. Nitekim Fedâle ibn Ubeyd'den gelen ve Ebû Dâvud ile Tirmizî'de yer alan rivayette Hz. Peygamber, bir kişinin dua ederken Allah'a hamd etmeden ve salâvat getirmeden doğrudan istekte bulunduğunu duymuş ve "Bu kişi acele etti" buyurmuştur. Ardından kişiye bu sırayı öğretmiştir.
Hacet namazının ardından yukarıdaki rivayette geçen duayı okumak, sonra kendi ihtiyacını kendi dilinde ve samimi bir yürekle Allah'a iletmek bu sıralamayı tamamlar. Duanın Arapça olması zorunlu değildir; kişi ihtiyacını anladığı dilde dile getirebilir.
Rivayetlerde hacet namazına özgü belirlenmiş bir sure veya ayet yoktur. Namazın rekâtlarında hangi surelerin okunacağına dair farklı görüşler aktarılmış olsa da bunların büyük bölümü zayıf veya mevzu rivayetlere dayanmaktadır. Bu nedenle rekâtlarda bilinen sureler, örneğin Fâtiha ve ardından Kur'an'dan kolayca ezberlenen herhangi bir sure okunabilir.
Namaz dışında, dua öncesinde veya dua esnasında İhlâs, Fâtiha ya da Âyetü'l-Kürsî gibi sureler okunması, genel dua geleneğinde yer almaktadır; ancak bunların hacet namazına özel olarak tahsis edildiğine dair güvenilir bir rivayet bulunmamakt
Hacet namazı, bir ihtiyaç veya sıkıntı karşısında Allah'a yönelmek amacıyla kılınan nafile bir namazdır. İki rekât olarak kılınır ve kılınış biçimine ilişkin en çok başvurulan rivayet, Abdullah ibn Ebî Evfâ'dan aktarılan ve Tirmizî ile İbn Mâce'de geçen hadistir. Bu hadiste namaz sonrasında Allah'a hamd edilmesi, Hz. Peygamber'e salât getirilmesi ve ardından Allah'tan hacet istenmesi öğütlenmektedir. Rivayette ayrıca şu dua da nakledilmiştir:
Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ، وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ، لَا تَدَعْ لِي ذَنْبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ، وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ، وَلَا حَاجَةً هِيَ لَكَ رِضًا إِلَّا قَضَيْتَهَا يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm, sübhânallâhi Rabbi'l-arşi'l-azîm, elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn, es'elüke mûcibâti rahmetik, ve azâime mağfiretik, ve'l-ğanîmete min külli birr, ve's-selâmete min külli ism, lâ teda'lî zenben illâ ğaferteh, ve lâ hemmen illâ ferracteh, ve lâ hâceten hiye leke rıdan illâ kadaytehâ yâ erhame'r-râhimîn.
Anlamı:
"Halim ve Kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Yüce Arş'ın Rabbi olan Allah'ı tenzih ederim. Âlemlerin Rabbi Allah'a hamdolsun. Senden rahmetini gerektiren şeyleri, bağışlamanın kesinleşmesini, her iyilikten nasip almayı ve her günahtan esenliği istiyorum. Bağışlamadığın bir günah, açmadığın bir sıkıntı ve Senin rızana uygun olup yerine getirmediğin bir ihtiyaç bırakma. Ey merhametlilerin en merhametlisi!"
Kaynağı:
Tirmizî, Salât, 348; İbn Mâce, İkâmetü's-Salât, 189. Tirmizî bu hadisin senedi hakkında "garîb" nitelendirmesi yapmıştır; dolayısıyla hadisin sıhhat derecesi tartışmalıdır. Bununla birlikte nafile ibadet ve dua konularında zayıf hadisin amel için kullanılabileceğini kabul eden âlimlerin çoğunluğu bu rivayeti bu çerçevede değerlendirmiştir.
Dua Nasıl Yapılır: Sıra Var mı?
Rivayetin işaret ettiği sıra şu şekildedir: Önce Allah'a hamd edilir, ardından Hz. Peygamber'e salât getirilir, sonra ihtiyaç dile getirilir. Bu sıra, yalnızca hacet namazıyla sınırlı değildir; genel dua adabına ilişkin hadislerde de aynı yapı tavsiye edilmiştir. Nitekim Fedâle ibn Ubeyd'den gelen ve Ebû Dâvud ile Tirmizî'de yer alan rivayette Hz. Peygamber, bir kişinin dua ederken Allah'a hamd etmeden ve salâvat getirmeden doğrudan istekte bulunduğunu duymuş ve "Bu kişi acele etti" buyurmuştur. Ardından kişiye bu sırayı öğretmiştir.
Hacet namazının ardından yukarıdaki rivayette geçen duayı okumak, sonra kendi ihtiyacını kendi dilinde ve samimi bir yürekle Allah'a iletmek bu sıralamayı tamamlar. Duanın Arapça olması zorunlu değildir; kişi ihtiyacını anladığı dilde dile getirebilir.
Hacet Duasında Hangi Ayet veya Zikir Okunabilir?
Rivayetlerde hacet namazına özgü belirlenmiş bir sure veya ayet yoktur. Namazın rekâtlarında hangi surelerin okunacağına dair farklı görüşler aktarılmış olsa da bunların büyük bölümü zayıf veya mevzu rivayetlere dayanmaktadır. Bu nedenle rekâtlarda bilinen sureler, örneğin Fâtiha ve ardından Kur'an'dan kolayca ezberlenen herhangi bir sure okunabilir.
Namaz dışında, dua öncesinde veya dua esnasında İhlâs, Fâtiha ya da Âyetü'l-Kürsî gibi sureler okunması, genel dua geleneğinde yer almaktadır; ancak bunların hacet namazına özel olarak tahsis edildiğine dair güvenilir bir rivayet bulunmamakt