OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Hacet namazı ve ardından okunacak dua için en faziletli vakitler gece yarısından sonra, yani teheccüd vaktidir. Bunu imkân bulamayanlar için beş vakit namazın ardından da bu dua okunabilir; ancak aşağıda ayrıntılı biçimde ele alacağız.
Hacet duası diye bilinen uygulama, aslında belirli bir dua metninden çok bir namaz ve ardından yapılan yalvarış bütününe verilen isimdir. Tirmizî ve İbn Mâce başta olmak üzere hadis kaynaklarında yer alan rivayetlere göre Hz. Peygamber, bir ihtiyacı olan kişiye önce abdest almasını, iki rekât namaz kılmasını, ardından Allah'a hamd ve Hz. Peygamber'e salavat getirmesini, sonra da ihtiyacını dile getirmesini tavsiye etmiştir. Dolayısıyla "Hacet Duası" denildiğinde esas olan, belirli bir vakitte belirli bir dua metnini okumak değil; bu namaz ve niyaz bütününü yerine getirmektir.
Hadis kaynaklarında hacet namazı için en çok öne çıkan vakit gece vaktidir. Özellikle gece yarısından sonra, teheccüd vaktine denk gelen bu zaman dilimi, duanın kabulüne daha yakın olduğu belirtilen vakitler arasındadır. Buhârî ve Müslim'deki rivayetlerde Allah'ın her gece dünya semasına tecelli ettiği ve "Dua eden yok mu, kabul edeyim; isteyen yok mu, vereyim" buyurduğu aktarılmaktadır. Bu nedenle hacet namazını gece kılmak, özellikle teheccüd vaktiyle birleştirmek, klasik fıkıh ve tasavvuf kaynaklarında ısrarla tavsiye edilen bir uygulamadır.
Bununla birlikte hacet namazı yalnızca geceye mahsus değildir. Beş vakit namazın ardından, Cuma günleri, Ramazan'ın son on gecesinde ve müstecab vakitlerde de kılınabilir. Önemli olan namazı mekruh vakitlerde kılmamaktır; güneşin doğuşu, tam tepesi ve batışı sırasındaki üç mekruh vakitte namaz kılınmaz, dolayısıyla hacet namazı da bu vakitlere denk getirilmez.
Tirmizî'de (Salât 348) ve İbn Mâce'de (İkâmetü's-salât 189) yer alan rivayete göre hacet namazının ardından şu dua okunur:
Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ، وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ، لَا تَدَعْ لِي ذَنْبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ، وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ، وَلَا حَاجَةً هِيَ لَكَ رِضًا إِلَّا قَضَيْتَهَا يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm, sübhânallâhi rabbi'l-arşi'l-azîm, el-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn, es'elüke mûcibâti rahmetik, ve azâime mağfiretik, ve'l-ğanîmete min külli birrin, ve's-selâmete min külli ism, lâ teda'li zenben illâ ğafertehu, ve lâ hemmen illâ ferractehu, ve lâ hâceten hiye leke rıdân illâ kadayteha yâ erhame'r-râhimîn.
Anlamı:
"Halim ve Kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Yüce Arş'ın Rabbi olan Allah'ı tenzih ederim. Âlemlerin Rabbi Allah'a hamd olsun. Senden rahmetini gerektiren şeyleri, mağfiretini kesinleştiren sebepleri, her iyilikten nasip ve her günahtan selamet istiyorum. Bağışlamadığın bir günahımı, gidermediğin bir sıkıntımı ve seni razı edecek olan bir ihtiyacımı karşılıksız bırakma; ey merhametlilerin en merhametlisi."
Kaynağı: Tirmizî, Salât, 348; İbn Mâce, İkâmetü's-salât, 189.
Bu duanın ardından kişi kendi dilinde ya da Arapça olarak ihtiyacını Allah'a arz eder. Rivayette geçen esas uygulama budur; belirli bir tekrar sayısı hadiste yer almaz.
Buhârî ve Müslim'de aktarılan rivayete göre Yüce Allah, her gece son üçte biri girdiğinde dünya semasına iner ve "Kim dua ediyor, kabul edeyim; kim istiyor, vereyim; kim bağışlanma diliyor, bağışlayayım" buyurur. Bu rivayet, gece ibadetinin ve özellikle teheccüd vaktinin neden bu denli önemsendiğini açıkça ortaya koyar. Hacet namazını bu vakitte kılmak, söz konusu rivayetle doğrudan örtüştüğünden, alimlerin büyük çoğunluğu bu vakti tavsiye etmiştir.
Bununla birlikte "gece kılınmazsa hacet namazı kabul olmaz" gibi bir kesinlik iddia etmek doğru olmaz. Namaz ve dua her
Hacet duası diye bilinen uygulama, aslında belirli bir dua metninden çok bir namaz ve ardından yapılan yalvarış bütününe verilen isimdir. Tirmizî ve İbn Mâce başta olmak üzere hadis kaynaklarında yer alan rivayetlere göre Hz. Peygamber, bir ihtiyacı olan kişiye önce abdest almasını, iki rekât namaz kılmasını, ardından Allah'a hamd ve Hz. Peygamber'e salavat getirmesini, sonra da ihtiyacını dile getirmesini tavsiye etmiştir. Dolayısıyla "Hacet Duası" denildiğinde esas olan, belirli bir vakitte belirli bir dua metnini okumak değil; bu namaz ve niyaz bütününü yerine getirmektir.
Hacet Namazı ve Duası Hangi Vakitlerde Kılınır?
Hadis kaynaklarında hacet namazı için en çok öne çıkan vakit gece vaktidir. Özellikle gece yarısından sonra, teheccüd vaktine denk gelen bu zaman dilimi, duanın kabulüne daha yakın olduğu belirtilen vakitler arasındadır. Buhârî ve Müslim'deki rivayetlerde Allah'ın her gece dünya semasına tecelli ettiği ve "Dua eden yok mu, kabul edeyim; isteyen yok mu, vereyim" buyurduğu aktarılmaktadır. Bu nedenle hacet namazını gece kılmak, özellikle teheccüd vaktiyle birleştirmek, klasik fıkıh ve tasavvuf kaynaklarında ısrarla tavsiye edilen bir uygulamadır.
Bununla birlikte hacet namazı yalnızca geceye mahsus değildir. Beş vakit namazın ardından, Cuma günleri, Ramazan'ın son on gecesinde ve müstecab vakitlerde de kılınabilir. Önemli olan namazı mekruh vakitlerde kılmamaktır; güneşin doğuşu, tam tepesi ve batışı sırasındaki üç mekruh vakitte namaz kılınmaz, dolayısıyla hacet namazı da bu vakitlere denk getirilmez.
Hacet Namazının Ardından Hangi Dua Okunur?
Tirmizî'de (Salât 348) ve İbn Mâce'de (İkâmetü's-salât 189) yer alan rivayete göre hacet namazının ardından şu dua okunur:
Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ، وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ، لَا تَدَعْ لِي ذَنْبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ، وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ، وَلَا حَاجَةً هِيَ لَكَ رِضًا إِلَّا قَضَيْتَهَا يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm, sübhânallâhi rabbi'l-arşi'l-azîm, el-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn, es'elüke mûcibâti rahmetik, ve azâime mağfiretik, ve'l-ğanîmete min külli birrin, ve's-selâmete min külli ism, lâ teda'li zenben illâ ğafertehu, ve lâ hemmen illâ ferractehu, ve lâ hâceten hiye leke rıdân illâ kadayteha yâ erhame'r-râhimîn.
Anlamı:
"Halim ve Kerim olan Allah'tan başka ilah yoktur. Yüce Arş'ın Rabbi olan Allah'ı tenzih ederim. Âlemlerin Rabbi Allah'a hamd olsun. Senden rahmetini gerektiren şeyleri, mağfiretini kesinleştiren sebepleri, her iyilikten nasip ve her günahtan selamet istiyorum. Bağışlamadığın bir günahımı, gidermediğin bir sıkıntımı ve seni razı edecek olan bir ihtiyacımı karşılıksız bırakma; ey merhametlilerin en merhametlisi."
Kaynağı: Tirmizî, Salât, 348; İbn Mâce, İkâmetü's-salât, 189.
Bu duanın ardından kişi kendi dilinde ya da Arapça olarak ihtiyacını Allah'a arz eder. Rivayette geçen esas uygulama budur; belirli bir tekrar sayısı hadiste yer almaz.
Gece Vakti Neden Daha Faziletli Sayılır?
Buhârî ve Müslim'de aktarılan rivayete göre Yüce Allah, her gece son üçte biri girdiğinde dünya semasına iner ve "Kim dua ediyor, kabul edeyim; kim istiyor, vereyim; kim bağışlanma diliyor, bağışlayayım" buyurur. Bu rivayet, gece ibadetinin ve özellikle teheccüd vaktinin neden bu denli önemsendiğini açıkça ortaya koyar. Hacet namazını bu vakitte kılmak, söz konusu rivayetle doğrudan örtüştüğünden, alimlerin büyük çoğunluğu bu vakti tavsiye etmiştir.
Bununla birlikte "gece kılınmazsa hacet namazı kabul olmaz" gibi bir kesinlik iddia etmek doğru olmaz. Namaz ve dua her