DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
İhtiyacın giderilmesi için okunabilecek en temel dua, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bizzat öğrettiği ve hadis kaynaklarında yer alan dualardır. Bunların başında ihtiyaç namazıyla birlikte rivayet edilen dua gelir; ancak bu konuda bilinen en güçlü dayanak, doğrudan Allah'a yönelerek haceti dile getiren ve Kur'an'da da pek çok peygamberin örnek gösterildiği samimi niyaz biçimidir. Tirmizî'de yer alan bir rivayette Hz. Peygamber, bir ihtiyacı olan kişinin önce abdest alıp iki rekât namaz kılmasını, ardından Allah'a hamd ve Hz. Peygamber'e salât getirerek şu duayı okumasını tavsiye etmiştir:
Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ، وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ، لَا تَدَعْ لِي ذَنْبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ، وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ، وَلَا حَاجَةً هِيَ لَكَ رِضًا إِلَّا قَضَيْتَهَا يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm, sübhânallâhi rabbi'l-arşi'l-azîm, elhamdülillâhi rabbi'l-âlemîn, es'elüke mûcibâti rahmetike ve azâime mağfiretike ve'l-ğanîmete min külli birrin ve's-selâmete min külli ismin, lâ teda'lî zenben illâ ğaferteh, velâ hemmen illâ ferracteh, velâ hâceten hiye leke rıdan illâ kadaytehâ yâ erhame'r-râhimîn.
Anlamı:
"Allah'tan başka ilah yoktur; O Halim'dir, Kerim'dir. Büyük Arş'ın Rabbi olan Allah her türlü eksiklikten münezzehtir. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Senden rahmetini gerektiren şeyleri, bağışlamanın kesinleşmesini, her iyilikten nasibimi ve her günahtan selameti istiyorum. Bende hiçbir günahı bağışlamadan bırakma, hiçbir sıkıntıyı gidermeden bırakma; Senin rızana uygun olan hiçbir ihtiyacımı karşılamadan bırakma, ey merhametlilerin en merhametlisi."
Kaynağı:
Tirmizî, Vitir, 17 (Hadis no: 479); İbn Mâce, İkâmetü's-Salât, 189.
Bu dua, ihtiyaç namazının ardından okunmak üzere rivayet edilmiştir. Tirmizî bu hadisi aktarmış; ancak hadisin senedi hakkında farklı değerlendirmeler mevcuttur. Dolayısıyla bu duayı kaynaklı bir rivayet olarak bilmek, ona körü körüne mucizevî bir garanti atfetmemek gerekir.
İhtiyaç namazı, bir haceti olan kişinin bu ihtiyacını Allah'a arz etmek amacıyla kıldığı nafile bir namazdır. Tirmizî ve İbn Mâce'deki rivayetlere göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Bir kimsenin Allah'a ya da bir insana karşı bir ihtiyacı olursa güzelce abdest alsın, iki rekât namaz kılsın, ardından Allah'a hamd etsin, Peygamber'e salât getirsin, sonra şu duayı okusun."
Uygulaması son derece sade olan bu namazın farz namazlardan farkı yoktur; iki rekât kılınır, her rekâtta Fatiha ve bir sure okunur. Namazın ardından Allah'a hamd, Hz. Peygamber'e salât getirilir ve yukarıda verilen dua okunur. Kişi dilerse duanın sonunda ihtiyacını kendi diliyle de dile getirebilir; zira Allah'a yönelirken samimi ve doğal bir şekilde konuşmak, duayı anlamsız bir tekrara dönüştürmekten daha değerlidir.
Bu namazın belirli bir vakti yoktur; mekruh vakitler dışında herhangi bir zaman kılınabilir. Özellikle teheccüd vaktinde, yani gecenin son üçte birinde kılınması daha faziletli kabul edilir; zira bu vakit, hadislerde duanın kabule en yakın olduğu zaman dilimi olarak geçmektedir.
Kur'an, ihtiyaç sahibi kulun Allah'a yönelmesini bizzat teşvik eden pek çok ayet içerir. Bu ayetlerin bir kısmı doğrudan dua cümlesi olmakla birlikte, bir kısmı Allah'ın kullarına olan yakınlığını ve duayı işittiğini bildiren haberdir.
En sık başvurulan ayetlerden biri Bakara Suresi 286. ayetin sonundaki niyaz cümlesidir:
Arapça:
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ.
Anlamı:
"Rabbimiz, unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma."
Kaynağı:
Bakara Suresi, 286. ayet.
Bunun yanı sıra Hz
Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ، وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ، لَا تَدَعْ لِي ذَنْبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ، وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ، وَلَا حَاجَةً هِيَ لَكَ رِضًا إِلَّا قَضَيْتَهَا يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm, sübhânallâhi rabbi'l-arşi'l-azîm, elhamdülillâhi rabbi'l-âlemîn, es'elüke mûcibâti rahmetike ve azâime mağfiretike ve'l-ğanîmete min külli birrin ve's-selâmete min külli ismin, lâ teda'lî zenben illâ ğaferteh, velâ hemmen illâ ferracteh, velâ hâceten hiye leke rıdan illâ kadaytehâ yâ erhame'r-râhimîn.
Anlamı:
"Allah'tan başka ilah yoktur; O Halim'dir, Kerim'dir. Büyük Arş'ın Rabbi olan Allah her türlü eksiklikten münezzehtir. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Senden rahmetini gerektiren şeyleri, bağışlamanın kesinleşmesini, her iyilikten nasibimi ve her günahtan selameti istiyorum. Bende hiçbir günahı bağışlamadan bırakma, hiçbir sıkıntıyı gidermeden bırakma; Senin rızana uygun olan hiçbir ihtiyacımı karşılamadan bırakma, ey merhametlilerin en merhametlisi."
Kaynağı:
Tirmizî, Vitir, 17 (Hadis no: 479); İbn Mâce, İkâmetü's-Salât, 189.
Bu dua, ihtiyaç namazının ardından okunmak üzere rivayet edilmiştir. Tirmizî bu hadisi aktarmış; ancak hadisin senedi hakkında farklı değerlendirmeler mevcuttur. Dolayısıyla bu duayı kaynaklı bir rivayet olarak bilmek, ona körü körüne mucizevî bir garanti atfetmemek gerekir.
İhtiyaç Namazı Nedir ve Nasıl Kılınır?
İhtiyaç namazı, bir haceti olan kişinin bu ihtiyacını Allah'a arz etmek amacıyla kıldığı nafile bir namazdır. Tirmizî ve İbn Mâce'deki rivayetlere göre Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Bir kimsenin Allah'a ya da bir insana karşı bir ihtiyacı olursa güzelce abdest alsın, iki rekât namaz kılsın, ardından Allah'a hamd etsin, Peygamber'e salât getirsin, sonra şu duayı okusun."
Uygulaması son derece sade olan bu namazın farz namazlardan farkı yoktur; iki rekât kılınır, her rekâtta Fatiha ve bir sure okunur. Namazın ardından Allah'a hamd, Hz. Peygamber'e salât getirilir ve yukarıda verilen dua okunur. Kişi dilerse duanın sonunda ihtiyacını kendi diliyle de dile getirebilir; zira Allah'a yönelirken samimi ve doğal bir şekilde konuşmak, duayı anlamsız bir tekrara dönüştürmekten daha değerlidir.
Bu namazın belirli bir vakti yoktur; mekruh vakitler dışında herhangi bir zaman kılınabilir. Özellikle teheccüd vaktinde, yani gecenin son üçte birinde kılınması daha faziletli kabul edilir; zira bu vakit, hadislerde duanın kabule en yakın olduğu zaman dilimi olarak geçmektedir.
Kur'an'da İhtiyaç ve Dua
Kur'an, ihtiyaç sahibi kulun Allah'a yönelmesini bizzat teşvik eden pek çok ayet içerir. Bu ayetlerin bir kısmı doğrudan dua cümlesi olmakla birlikte, bir kısmı Allah'ın kullarına olan yakınlığını ve duayı işittiğini bildiren haberdir.
En sık başvurulan ayetlerden biri Bakara Suresi 286. ayetin sonundaki niyaz cümlesidir:
Arapça:
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ.
Anlamı:
"Rabbimiz, unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma."
Kaynağı:
Bakara Suresi, 286. ayet.
Bunun yanı sıra Hz