SelinKilic
Kayıtlı Kullanıcı
İstiğfar duasının Arapça yazılışı şu şekildedir: أَسْتَغْفِرُ اللهَ (Estağfirullah). Bu, en yaygın ve kısa istiğfar ifadesidir. Daha kapsamlı biçimi ise hadislerde "istiğfarın efendisi" olarak geçen Seyyidü'l-İstiğfar duasıdır. Kullanıcılar çoğunlukla bu iki metinden birini ya da her ikisini birden aramaktadır.
İstiğfar, Arapçada "bağışlanma dilemek" anlamına gelen ğ-f-r kökünden gelir. Kur'an'da Allah'tan bağışlanma dilemeyi emreden pek çok ayet bulunur; hadislerde ise Hz. Peygamber'in günde yetmiş ila yüz kez istiğfar ettiği rivayet edilmiştir. Bu nedenle istiğfar, belirli bir vakitle veya durumla sınırlı olmayan, sürekli yapılması tavsiye edilen bir ibadettir.
En kısa istiğfar ifadesi tek bir cümleden oluşur ve her durumda okunabilir.
Arapça:
أَسْتَغْفِرُ اللهَ
Okunuşu:
Estağfirullah
Anlamı:
Allah'tan bağışlanma dilerim.
Kaynağı:
Buhârî, Deavât 3; Müslim, Zikir 41 — Hz. Peygamber'in bu zikri sıklıkla tekrarladığı rivayet edilmiştir.
Daha uzun bir form da yaygın biçimde kullanılır:
Arapça:
أَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ
Okunuşu:
Estağfirullahe'l-azîme'llezî lâ ilâhe illâ huve'l-hayyu'l-kayyûmu ve etûbu ileyh
Anlamı:
Kendisinden başka ilah olmayan, diri ve her şeyi ayakta tutan yüce Allah'tan bağışlanma diler ve O'na tövbe ederim.
Kaynağı:
Tirmizî, Deavât 106 — Bu ifadeyi okuyanın günahlarının deniz köpüğü kadar çok olsa dahi bağışlanacağına dair rivayet aktarılmıştır; ancak bu rivayetin sıhhat derecesi hakkında hadis âlimleri arasında farklı değerlendirmeler mevcuttur.
Hadis literatüründe istiğfar duaları arasında en kapsamlısı Seyyidü'l-İstiğfar olarak bilinir. Buhârî'de Şeddâd ibn Evs'ten rivayet edilen bu dua, Hz. Peygamber tarafından sabah ve akşam okunması tavsiye edilmiştir.
Arapça:
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ
Okunuşu:
Allâhümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteta'tü eûzü bike min şerri mâ sana'tü ebûü leke bini'metike aleyye ve ebûü bizenbî fağfirlî feinnehû lâ yağfirü'z-zünûbe illâ ente
Anlamı:
Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince Sana verdiğim söz ve ahit üzereyim. İşlediğim kötülüklerin şerrinden Sana sığınırım. Bana verdiğin nimetleri kabul eder, günahımı itiraf ederim. Beni bağışla. Çünkü günahları ancak Sen bağışlarsın.
Kaynağı:
Buhârî, Deavât 2 (no: 6306)
Seyyidü'l-İstiğfar'ın her cümlesi belirli bir anlam taşır ve duanın bütünlüğünü oluşturur. Bu yapıyı anlamak, duayı ezberleyip içselleştirmeyi kolaylaştırır.
Allâhümme ente rabbî — "Allah'ım, Sen benim Rabbimsin": Duaya Allah'ın rububiyetini tanıyarak başlanır. Lâ ilâhe illâ ente — "Senden başka ilah yoktur": Tevhid ikrar edilir. Halaktenî ve ene abdüke — "Beni yarattın ve ben Senin kulunum": Yaratılmışlık ve kulluk kabul edilir. Ebûü leke bini'metike aleyye ve ebûü bizenbî — "Nimetini kabul eder, günahımı itiraf ederim": Hem şükür hem hesap verme bilinci bir arada dile getirilir. Fağfirlî feinnehû lâ yağfirü'z-zünûbe illâ ente — "Beni bağışla, zira günahları yalnızca Sen bağışlarsın": Bağışlanmanın yalnızca Allah'tan geleceği teslim edilerek dua tamamlanır.
İstiğfar, Arapçada "bağışlanma dilemek" anlamına gelen ğ-f-r kökünden gelir. Kur'an'da Allah'tan bağışlanma dilemeyi emreden pek çok ayet bulunur; hadislerde ise Hz. Peygamber'in günde yetmiş ila yüz kez istiğfar ettiği rivayet edilmiştir. Bu nedenle istiğfar, belirli bir vakitle veya durumla sınırlı olmayan, sürekli yapılması tavsiye edilen bir ibadettir.
İstiğfar Duasının Arapça Yazılışı ve Okunuşu
En kısa istiğfar ifadesi tek bir cümleden oluşur ve her durumda okunabilir.
Arapça:
أَسْتَغْفِرُ اللهَ
Okunuşu:
Estağfirullah
Anlamı:
Allah'tan bağışlanma dilerim.
Kaynağı:
Buhârî, Deavât 3; Müslim, Zikir 41 — Hz. Peygamber'in bu zikri sıklıkla tekrarladığı rivayet edilmiştir.
Daha uzun bir form da yaygın biçimde kullanılır:
Arapça:
أَسْتَغْفِرُ اللهَ الْعَظِيمَ الَّذِي لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ وَأَتُوبُ إِلَيْهِ
Okunuşu:
Estağfirullahe'l-azîme'llezî lâ ilâhe illâ huve'l-hayyu'l-kayyûmu ve etûbu ileyh
Anlamı:
Kendisinden başka ilah olmayan, diri ve her şeyi ayakta tutan yüce Allah'tan bağışlanma diler ve O'na tövbe ederim.
Kaynağı:
Tirmizî, Deavât 106 — Bu ifadeyi okuyanın günahlarının deniz köpüğü kadar çok olsa dahi bağışlanacağına dair rivayet aktarılmıştır; ancak bu rivayetin sıhhat derecesi hakkında hadis âlimleri arasında farklı değerlendirmeler mevcuttur.
Seyyidü'l-İstiğfar: Hadislerde "İstiğfarın Efendisi" Olarak Geçen Dua
Hadis literatüründe istiğfar duaları arasında en kapsamlısı Seyyidü'l-İstiğfar olarak bilinir. Buhârî'de Şeddâd ibn Evs'ten rivayet edilen bu dua, Hz. Peygamber tarafından sabah ve akşam okunması tavsiye edilmiştir.
Arapça:
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ
Okunuşu:
Allâhümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente halaktenî ve ene abdüke ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteta'tü eûzü bike min şerri mâ sana'tü ebûü leke bini'metike aleyye ve ebûü bizenbî fağfirlî feinnehû lâ yağfirü'z-zünûbe illâ ente
Anlamı:
Allah'ım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın. Ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince Sana verdiğim söz ve ahit üzereyim. İşlediğim kötülüklerin şerrinden Sana sığınırım. Bana verdiğin nimetleri kabul eder, günahımı itiraf ederim. Beni bağışla. Çünkü günahları ancak Sen bağışlarsın.
Kaynağı:
Buhârî, Deavât 2 (no: 6306)
İstiğfar Duasında Hangi Arapça İfade Ne Anlama Gelir?
Seyyidü'l-İstiğfar'ın her cümlesi belirli bir anlam taşır ve duanın bütünlüğünü oluşturur. Bu yapıyı anlamak, duayı ezberleyip içselleştirmeyi kolaylaştırır.
Allâhümme ente rabbî — "Allah'ım, Sen benim Rabbimsin": Duaya Allah'ın rububiyetini tanıyarak başlanır. Lâ ilâhe illâ ente — "Senden başka ilah yoktur": Tevhid ikrar edilir. Halaktenî ve ene abdüke — "Beni yarattın ve ben Senin kulunum": Yaratılmışlık ve kulluk kabul edilir. Ebûü leke bini'metike aleyye ve ebûü bizenbî — "Nimetini kabul eder, günahımı itiraf ederim": Hem şükür hem hesap verme bilinci bir arada dile getirilir. Fağfirlî feinnehû lâ yağfirü'z-zünûbe illâ ente — "Beni bağışla, zira günahları yalnızca Sen bağışlarsın": Bağışlanmanın yalnızca Allah'tan geleceği teslim edilerek dua tamamlanır.