DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
İstihare, bir işte doğru kararı verebilmek için Allah'tan hayırlı olanı göstermesini talep etme amacıyla kılınan özel bir namazdır. Daha geniş anlamıyla istihare; hayırlısını isteme, iki seçenek arasında kalan bir kişinin kendi aklına ve tecrübesine güvenmek yerine Allah'ın takdirine sığınması demektir. Günlük dilde "istihare yapmak" ya da "istihare namazı kılmak" şeklinde kullanılan bu uygulama, Hz. Peygamber'in öğrettiği ve sahih hadislerle sabit olan bir sünnettir.
İstihare namazının nasıl kılınacağı ve okunacak dua, Sahih-i Buhârî'de Câbir bin Abdullah'tan rivayet edilen bir hadiste açıkça anlatılmaktadır. Bu hadise göre Hz. Peygamber, önemli her işte sahabilerine istihareyi, Kur'an'dan bir sure öğretir gibi öğretirdi. Yani istihare, kişisel bir keşif ya da sıradan bir gelenek değil; doğrudan Peygamber'den aktarılmış, kaynaklarda yeri olan bir ibadettir.
İstihare namazı, farz ya da sünnet namazların dışında, yalnızca bu niyet için kılınan iki rekâtlık bir nafile namazdır. Namaz için abdest alınır; niyet "hayırlısını istemek için iki rekât namaz kılmaya" şeklinde yapılır. İlk rekâtta Fatiha'nın ardından Kâfirûn suresi, ikinci rekâtta ise Fatiha'nın ardından İhlâs suresi okunması rivayet edilmekle birlikte, kaynaklarda belirli bir sure okunması zorunlu tutulmamıştır. Namazın ardından dua edilir.
Namaz bitince kıbleye dönük oturarak ya da dua için uygun bir şekilde, aşağıda yer alan istihare duası okunur. Duanın namazdan hemen sonra okunması gerektiğine dair kesin bir kural olmamakla birlikte, namazın arkasından okunması en yaygın ve doğal olan uygulamadır.
İstihare duası, Sahih-i Buhârî'de (Kitâbu't-Teheccüd, hadis no: 1166) yer alan rivayete dayanmaktadır. Aşağıdaki metin bu hadisten alınmıştır:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ، وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ الْعَظِيمِ، فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلَا أَقْدِرُ، وَتَعْلَمُ وَلَا أَعْلَمُ، وَأَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ. اللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الْأَمْرَ خَيْرٌ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي فَاقْدُرْهُ لِي وَيَسِّرْهُ لِي ثُمَّ بَارِكْ لِي فِيهِ، وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الْأَمْرَ شَرٌّ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي فَاصْرِفْهُ عَنِّي وَاصْرِفْنِي عَنْهُ، وَاقْدُرْ لِي الْخَيْرَ حَيْثُ كَانَ ثُمَّ أَرْضِنِي بِهِ
Okunuşu:
Allâhümme innî estahîruke bi-ilmike ve estakdiruke bi-kudretike ve es'eluke min fadlike'l-azîm. Fe-inneke takdiru ve lâ akdir, ve ta'lemu ve lâ a'lem, ve ente allâmü'l-guyûb. Allâhümme in künte ta'lemü enne hâze'l-emra hayrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî fak-dirhü lî ve yessirhü lî sümme bârik lî fîh. Ve in künte ta'lemü enne hâze'l-emra şerrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî fasrifhü annî vasrifnî anhü vak-dir liye'l-hayra haysü kâne sümme ardınî bih.
Anlamı:
"Allah'ım! Senden ilminle hayırlısını isterim, kudretinle güç dilerim ve büyük lütfundan isterim. Sen gücü yetirirsin, ben yetiremem; Sen bilirsin, ben bilemem; Sen gaipleri hakkıyla bilensin. Allah'ım! Bu işin benim için dinimde, geçimde ve işimin sonucunda hayırlı olduğunu biliyorsan onu bana nasip et, kolaylaştır ve içinde bana bereket ver. Eğer bu işin benim için dinimde, geçimimde ve işimin sonucunda kötü olduğunu biliyorsan onu benden uzaklaştır, beni de ondan uzaklaştır; hayırlı olanı nerede olursa olsun bana takdir et, sonra da beni onunla razı kıl."
Kaynağı:
Sahih-i Buhârî, Kitâbu't-Teheccüd; Câbir bin Abdullah'tan rivayet.
Hadiste geçen bir ayrıntıya dikkat etmek gerekir: Dua okunurken "hâze'l-emr" (bu iş) denilen yerde kişi, kalbinde ya da diliyle hangi konuda istihare yaptığını belirtmelidir. Yani dua, soyut bir istek değil; o an için düşünülen belirli bir meseleye yönelik yapılır.
İstihare namazının nasıl kılınacağı ve okunacak dua, Sahih-i Buhârî'de Câbir bin Abdullah'tan rivayet edilen bir hadiste açıkça anlatılmaktadır. Bu hadise göre Hz. Peygamber, önemli her işte sahabilerine istihareyi, Kur'an'dan bir sure öğretir gibi öğretirdi. Yani istihare, kişisel bir keşif ya da sıradan bir gelenek değil; doğrudan Peygamber'den aktarılmış, kaynaklarda yeri olan bir ibadettir.
İstihare Namazı Nasıl Kılınır?
İstihare namazı, farz ya da sünnet namazların dışında, yalnızca bu niyet için kılınan iki rekâtlık bir nafile namazdır. Namaz için abdest alınır; niyet "hayırlısını istemek için iki rekât namaz kılmaya" şeklinde yapılır. İlk rekâtta Fatiha'nın ardından Kâfirûn suresi, ikinci rekâtta ise Fatiha'nın ardından İhlâs suresi okunması rivayet edilmekle birlikte, kaynaklarda belirli bir sure okunması zorunlu tutulmamıştır. Namazın ardından dua edilir.
Namaz bitince kıbleye dönük oturarak ya da dua için uygun bir şekilde, aşağıda yer alan istihare duası okunur. Duanın namazdan hemen sonra okunması gerektiğine dair kesin bir kural olmamakla birlikte, namazın arkasından okunması en yaygın ve doğal olan uygulamadır.
İstihare Duası
İstihare duası, Sahih-i Buhârî'de (Kitâbu't-Teheccüd, hadis no: 1166) yer alan rivayete dayanmaktadır. Aşağıdaki metin bu hadisten alınmıştır:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ، وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ الْعَظِيمِ، فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلَا أَقْدِرُ، وَتَعْلَمُ وَلَا أَعْلَمُ، وَأَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ. اللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الْأَمْرَ خَيْرٌ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي فَاقْدُرْهُ لِي وَيَسِّرْهُ لِي ثُمَّ بَارِكْ لِي فِيهِ، وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الْأَمْرَ شَرٌّ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي فَاصْرِفْهُ عَنِّي وَاصْرِفْنِي عَنْهُ، وَاقْدُرْ لِي الْخَيْرَ حَيْثُ كَانَ ثُمَّ أَرْضِنِي بِهِ
Okunuşu:
Allâhümme innî estahîruke bi-ilmike ve estakdiruke bi-kudretike ve es'eluke min fadlike'l-azîm. Fe-inneke takdiru ve lâ akdir, ve ta'lemu ve lâ a'lem, ve ente allâmü'l-guyûb. Allâhümme in künte ta'lemü enne hâze'l-emra hayrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî fak-dirhü lî ve yessirhü lî sümme bârik lî fîh. Ve in künte ta'lemü enne hâze'l-emra şerrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî fasrifhü annî vasrifnî anhü vak-dir liye'l-hayra haysü kâne sümme ardınî bih.
Anlamı:
"Allah'ım! Senden ilminle hayırlısını isterim, kudretinle güç dilerim ve büyük lütfundan isterim. Sen gücü yetirirsin, ben yetiremem; Sen bilirsin, ben bilemem; Sen gaipleri hakkıyla bilensin. Allah'ım! Bu işin benim için dinimde, geçimde ve işimin sonucunda hayırlı olduğunu biliyorsan onu bana nasip et, kolaylaştır ve içinde bana bereket ver. Eğer bu işin benim için dinimde, geçimimde ve işimin sonucunda kötü olduğunu biliyorsan onu benden uzaklaştır, beni de ondan uzaklaştır; hayırlı olanı nerede olursa olsun bana takdir et, sonra da beni onunla razı kıl."
Kaynağı:
Sahih-i Buhârî, Kitâbu't-Teheccüd; Câbir bin Abdullah'tan rivayet.
Hadiste geçen bir ayrıntıya dikkat etmek gerekir: Dua okunurken "hâze'l-emr" (bu iş) denilen yerde kişi, kalbinde ya da diliyle hangi konuda istihare yaptığını belirtmelidir. Yani dua, soyut bir istek değil; o an için düşünülen belirli bir meseleye yönelik yapılır.