DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Kadir Gecesi, İslam geleneğinde bin aydan daha hayırlı kabul edilen ve dua ile ibadetin en derin biçimde yaşandığı gecedir. Bu gecede uzun ve kapsamlı bir dua okumak isteyenler için en güvenilir kaynak, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bizzat öğrettiği dualar ile Kur'an'daki dua ayetleridir. Hz. Aişe'nin (r.a.) rivayet ettiği hadiste Kadir Gecesi için Hz. Peygamber'in öğrettiği dua şudur: "Allahümme inneke afüvvün tuhibbül afve fa'fu annî." Bu dua Tirmizî'nin Sünen'inde geçmektedir ve Kadir Gecesi'ne özgü rivayet edilmiş en sahih dua olma özelliğini taşır. Ancak Kadir Gecesi'nde yalnızca bu kısa duayla sınırlı kalınması gerektiğine dair bir zorunluluk yoktur; Kur'an'dan ve hadis kaynaklarından gelen pek çok dua bu gecede içtenlikle okunabilir.
Kadir Gecesi'ne özgü rivayet edilen dua, Hz. Aişe'nin (r.a.) Hz. Peygamber'e "Bu geceye denk gelirsem ne diyeyim?" diye sorması üzerine aktarılmıştır. Hz. Peygamber'in cevabı Tirmizî'de şu şekilde geçmektedir:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي
Okunuşu:
Allahümme inneke afüvvün tuhibbül afve fa'fu annî.
Anlamı:
"Allah'ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin; beni de affet."
Kaynağı:
Tirmizî, Deavât, 84; İbn Mâce, Duâ, 5.
Bu dua, kısalığının aksine son derece kapsamlı bir anlam taşır. Affedicilik Allah'ın el-Afüvv ismiyle doğrudan ilişkilendirilmiş, kulun bu gecede en çok neye muhtaç olduğu tek bir cümleyle dile getirilmiştir. Kadir Gecesi'ne özgü rivayet edilmiş başka bir dua hadis kaynaklarında bu netlikte yer almamaktadır.
Kur'an'da pek çok dua ayeti bulunmaktadır. Bunlar Kadir Gecesi'nde de okunabilir; ancak her dua ayetinin bu geceye özel olarak tahsis edildiğine dair bir kaynak yoktur. Aşağıdaki dualar Kur'an'dan alınmış, içerik olarak Kadir Gecesi'nin ruhuna uygun ve kaynaklı dua ayetleridir.
Bakara Suresi'nin son iki ayetinde geçen dua (Bakara 2/285–286) Hz. Peygamber'in faziletini bildirdiği, sahih hadislerle sabit olan bir dua bütünüdür:
Arapça (Bakara 2/286'nın dua kısmı):
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuâhizna in nesînâ ev ahta'nâ. Rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ. Rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih. Va'fu annâ, vağfir lenâ, verhamnâ. Ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Anlamı:
"Rabbimiz! Unutursak veya yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyleri taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim mevlâmızsın; kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Kaynağı:
Kur'an-ı Kerim, Bakara Suresi, 286. ayet.
Âl-i İmrân Suresi'nde geçen şu dua, günahların affedilmesi ve iyilik üzere can vermek için okunabilecek kaynaklı bir Kur'an duasıdır:
Arapça (Âl-i İmrân 3/193):
رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْأَبْرَارِ
Okunuşu:
Rabbenâ fağfir lenâ zunûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ meal ebrâr.
Anlamı:
"Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi örт, bizi iyilerle birlikte öldür."
Kaynağı:
Kur'an-ı Kerim, Âl-i İ
Hz. Peygamber'in Kadir Gecesi İçin Öğrettiği Dua
Kadir Gecesi'ne özgü rivayet edilen dua, Hz. Aişe'nin (r.a.) Hz. Peygamber'e "Bu geceye denk gelirsem ne diyeyim?" diye sorması üzerine aktarılmıştır. Hz. Peygamber'in cevabı Tirmizî'de şu şekilde geçmektedir:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنَّكَ عَفُوٌّ تُحِبُّ الْعَفْوَ فَاعْفُ عَنِّي
Okunuşu:
Allahümme inneke afüvvün tuhibbül afve fa'fu annî.
Anlamı:
"Allah'ım! Sen çok affedicisin, affetmeyi seversin; beni de affet."
Kaynağı:
Tirmizî, Deavât, 84; İbn Mâce, Duâ, 5.
Bu dua, kısalığının aksine son derece kapsamlı bir anlam taşır. Affedicilik Allah'ın el-Afüvv ismiyle doğrudan ilişkilendirilmiş, kulun bu gecede en çok neye muhtaç olduğu tek bir cümleyle dile getirilmiştir. Kadir Gecesi'ne özgü rivayet edilmiş başka bir dua hadis kaynaklarında bu netlikte yer almamaktadır.
Kadir Gecesi'nde Okunabilecek Kur'an'daki Dua Ayetleri
Kur'an'da pek çok dua ayeti bulunmaktadır. Bunlar Kadir Gecesi'nde de okunabilir; ancak her dua ayetinin bu geceye özel olarak tahsis edildiğine dair bir kaynak yoktur. Aşağıdaki dualar Kur'an'dan alınmış, içerik olarak Kadir Gecesi'nin ruhuna uygun ve kaynaklı dua ayetleridir.
Rabbena Duaları
Bakara Suresi'nin son iki ayetinde geçen dua (Bakara 2/285–286) Hz. Peygamber'in faziletini bildirdiği, sahih hadislerle sabit olan bir dua bütünüdür:
Arapça (Bakara 2/286'nın dua kısmı):
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuâhizna in nesînâ ev ahta'nâ. Rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ. Rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih. Va'fu annâ, vağfir lenâ, verhamnâ. Ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Anlamı:
"Rabbimiz! Unutursak veya yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyleri taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim mevlâmızsın; kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Kaynağı:
Kur'an-ı Kerim, Bakara Suresi, 286. ayet.
Af ve Mağfiret İçin Dua Ayeti
Âl-i İmrân Suresi'nde geçen şu dua, günahların affedilmesi ve iyilik üzere can vermek için okunabilecek kaynaklı bir Kur'an duasıdır:
Arapça (Âl-i İmrân 3/193):
رَبَّنَا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَكَفِّرْ عَنَّا سَيِّئَاتِنَا وَتَوَفَّنَا مَعَ الْأَبْرَارِ
Okunuşu:
Rabbenâ fağfir lenâ zunûbenâ ve keffir annâ seyyiâtinâ ve teveffenâ meal ebrâr.
Anlamı:
"Rabbimiz! Günahlarımızı bağışla, kötülüklerimizi örт, bizi iyilerle birlikte öldür."
Kaynağı:
Kur'an-ı Kerim, Âl-i İ