DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Korku, insanın en köklü duygularından biridir; bazen gerçek bir tehlikeden, bazen bilinmezden, bazen de geçmişte yaşanan bir travmadan beslenir. İslam'ın bu duyguya yaklaşımı hem pratik hem de derindir: Kur'an ve hadisler, korku anında okunabilecek çeşitli dua ve ayetler sunmaktadır. "Korku duası" adıyla dinî kaynaklarda tek ve belirli bir dua bulunmamakla birlikte, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) korku ve endişe anlarında başvurduğu, sahih kaynaklarda yer alan dualar ve ayetler mevcuttur. Bu içerikte söz konusu dualar, kaynakları ve anlamlarıyla birlikte aktarılmaktadır.
Tirmizî'de geçen bir rivayete göre Hz. Peygamber (s.a.v.), korku ve sıkıntı anlarında şu duayı okumuştur:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْجُبْنِ وَالْبُخْلِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ غَلَبَةِ الدَّيْنِ وَقَهْرِ الرِّجَالِ
Okunuşu:
Allāhümme innī eʿūżü bike mine'l-hemmi ve'l-ḥazen, ve eʿūżü bike mine'l-ʿaczi ve'l-kesel, ve eʿūżü bike mine'l-cübni ve'l-buḫl, ve eʿūżü bike min ġalebeti'd-deyni ve kaḥri'r-ricāl.
Anlamı:
"Allah'ım! Tasa ve üzüntüden sana sığınırım. Acizlik ve tembellikten sana sığınırım. Korkaklık ve cimrilikten sana sığınırım. Borç yüküne ve insanların baskısına karşı sana sığınırım."
Kaynağı:
Buhârî, Deavât, 39; Ebû Dâvûd, Salât, 367
Bu dua, hem ruhsal sıkıntıyı hem de korkaklık duygusunu doğrudan kapsayan, sahih kaynaklarda Hz. Peygamber'den rivayet edilen bir duadır. Gündelik bunaltı, belirsizlik korkusu veya içsel çöküntü anlarında okunması tavsiye edilen dualar arasında gösterilmektedir.
Kur'an'daki her ayet doğrudan bir dua metni değildir; ancak bazı ayetler hem teselli hem de dua niteliği taşımaktadır. Bakara Suresi'nin 286. ayetinin son bölümü bu açıdan öne çıkar:
Arapça:
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu:
Rabbenā lā tuāḫiżnā in nesīnā ev aḫṭa'nā, rabbenā ve lā taḥmil ʿaleynā iṣran kemā ḥameltehu ʿale'lleżīne min kablinā, rabbenā ve lā tuḥammilnā mā lā ṭāḳate lenā bih, vaʿfu ʿannā vaġfir lenā varḥamnā, ente mevlānā fanṣurnā ʿale'l-ḳavmi'l-kāfirīn.
Anlamı:
"Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyleri taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim Mevlâmızsın; kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Kaynağı:
Bakara Suresi, 286. ayet
Bu ayet, özellikle üstesinden gelinemeyeceği düşünülen durumlar, ağır sorumluluklar ve bunaltıcı korkular karşısında okunması önerilen ayetler arasında yer almaktadır. Ayet, doğrudan dua cümlelerini içerdiğinden hem bilgi hem de yakarış niteliği taşımaktadır.
Hz. Peygamber'in (s.a.v.) her sabah ve akşam, uyumadan önce ve rahatsızlık anlarında Felak ile Nâs surelerini okuduğu Ebû Dâvûd ve Tirmizî başta olmak üzere pek çok sahih kaynakta rivayet edilmektedir. Bu iki sure, doğrudan "sığınma" üzerine kurulmuş olup korku, vesvese ve dış tehditlerden Allah'a sığınmayı ifade eder.
Nâs Suresi özellikle içsel korku ve vesvese için ayrı bir anlam taşır:
Arapça:
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مَلِك
Korku Anında Okunabilecek Kaynaklı Dualar
Tirmizî'de geçen bir rivayete göre Hz. Peygamber (s.a.v.), korku ve sıkıntı anlarında şu duayı okumuştur:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْهَمِّ وَالْحَزَنِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْعَجْزِ وَالْكَسَلِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنَ الْجُبْنِ وَالْبُخْلِ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ غَلَبَةِ الدَّيْنِ وَقَهْرِ الرِّجَالِ
Okunuşu:
Allāhümme innī eʿūżü bike mine'l-hemmi ve'l-ḥazen, ve eʿūżü bike mine'l-ʿaczi ve'l-kesel, ve eʿūżü bike mine'l-cübni ve'l-buḫl, ve eʿūżü bike min ġalebeti'd-deyni ve kaḥri'r-ricāl.
Anlamı:
"Allah'ım! Tasa ve üzüntüden sana sığınırım. Acizlik ve tembellikten sana sığınırım. Korkaklık ve cimrilikten sana sığınırım. Borç yüküne ve insanların baskısına karşı sana sığınırım."
Kaynağı:
Buhârî, Deavât, 39; Ebû Dâvûd, Salât, 367
Bu dua, hem ruhsal sıkıntıyı hem de korkaklık duygusunu doğrudan kapsayan, sahih kaynaklarda Hz. Peygamber'den rivayet edilen bir duadır. Gündelik bunaltı, belirsizlik korkusu veya içsel çöküntü anlarında okunması tavsiye edilen dualar arasında gösterilmektedir.
Kur'an'da Korku ile İlgili Ayetler ve Dua Niteliğindeki İfadeler
Kur'an'daki her ayet doğrudan bir dua metni değildir; ancak bazı ayetler hem teselli hem de dua niteliği taşımaktadır. Bakara Suresi'nin 286. ayetinin son bölümü bu açıdan öne çıkar:
Arapça:
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu:
Rabbenā lā tuāḫiżnā in nesīnā ev aḫṭa'nā, rabbenā ve lā taḥmil ʿaleynā iṣran kemā ḥameltehu ʿale'lleżīne min kablinā, rabbenā ve lā tuḥammilnā mā lā ṭāḳate lenā bih, vaʿfu ʿannā vaġfir lenā varḥamnā, ente mevlānā fanṣurnā ʿale'l-ḳavmi'l-kāfirīn.
Anlamı:
"Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyleri taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim Mevlâmızsın; kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Kaynağı:
Bakara Suresi, 286. ayet
Bu ayet, özellikle üstesinden gelinemeyeceği düşünülen durumlar, ağır sorumluluklar ve bunaltıcı korkular karşısında okunması önerilen ayetler arasında yer almaktadır. Ayet, doğrudan dua cümlelerini içerdiğinden hem bilgi hem de yakarış niteliği taşımaktadır.
Felak ve Nâs Sureleri: Korkudan Sığınma Duaları
Hz. Peygamber'in (s.a.v.) her sabah ve akşam, uyumadan önce ve rahatsızlık anlarında Felak ile Nâs surelerini okuduğu Ebû Dâvûd ve Tirmizî başta olmak üzere pek çok sahih kaynakta rivayet edilmektedir. Bu iki sure, doğrudan "sığınma" üzerine kurulmuş olup korku, vesvese ve dış tehditlerden Allah'a sığınmayı ifade eder.
Nâs Suresi özellikle içsel korku ve vesvese için ayrı bir anlam taşır:
Arapça:
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مَلِك