OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Kur'an'da Allah'tan yardım isteme duaları, Fatiha Suresi'nden Bakara'ya, Enbiya'dan Neml'e uzanan pek çok ayette yer alır. Bu duaların en bilineni ve her namazda okunan "İyyake na'büdü ve iyyake nestaîn" ayetidir; yalnızca sana ibadet eder, yalnızca senden yardım dileriz anlamını taşır. Kur'an, hem peygamberlerin Allah'a yönelişlerini hem de müminlerin gündelik hayatta başvurabileceği dua kalıplarını içerir. Bu ayetler okunurken bir kısmı doğrudan dua cümlesi, bir kısmı ise peygamberlerin dilinden aktarılmış yakarışlardır.
Fatiha Suresi, Kur'an'ın bütününe yayılmış yardım isteme dualarının özeti niteliğindedir. Surenin 5. ayeti olan "İyyake na'büdü ve iyyake nestaîn", yardım talebini en saf biçimiyle dile getirir. Devamındaki "İhdinessırâtel müstakîm" ise doğru yola iletilme duasıdır. Bu sure hem bir ibadet hem de Allah'a yönelişin fiilî bir ifadesi olduğundan Kur'an'daki en kapsamlı dua metni olarak kabul edilir.
Kur'an, pek çok peygamberin zor anlarda Allah'a nasıl yöneldiğini bizzat aktarır. Bu dualar hem o peygamberlerin yakarışlarını hem de müminlerin örnek alabileceği dua kalıplarını içerir.
Hz. Musa'nın Taha Suresi 25–28. ayetlerinde geçen duası bunların en çarpıcısıdır:
Arapça:
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي
Okunuşu:
Rabbişrah lî sadrî ve yessir lî emrî vahlul ukdeten min lisânî yefkahû kavlî.
Anlamı:
"Rabbim, göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimden düğümü çöz ki sözümü anlasınlar."
Kaynağı: Taha Suresi, 25–28. ayetler.
Bu dua, bir görev veya sorumluluk yüklenildiğinde, önemli bir konuşma öncesinde ya da işlerin ağırlaştığı dönemlerde içtenlikle okunabilecek bir yakarıştır.
Hz. Eyyub'un Enbiya Suresi 83. ayetindeki duası ise hastalık ve sıkıntı anlarında Allah'a sığınmanın ifadesidir:
Arapça:
رَبِّي أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Rabbi innî messeniyeddurru ve ente erhamürrâhimîn.
Anlamı:
"Rabbim, bana dert dokundu; sen merhametlilerin en merhametlisisin."
Kaynağı: Enbiya Suresi, 83. ayet.
Hz. Yunus'un balığın karnında ettiği dua ise Enbiya Suresi 87. ayette şöyle geçer:
Arapça:
لَّا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn.
Anlamı:
"Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben zalimlerden oldum."
Kaynağı: Enbiya Suresi, 87. ayet.
Bu dua, çaresizliğin ve pişmanlığın en derin noktasında söylenmiş; Kur'an'ın bildirdiğine göre Allah bu yakarışa karşılık vermiştir.
Bakara Suresi'nin son iki ayeti olan 285 ve 286. ayetler, müminlerin gündelik hayatında sıkça başvurduğu dua metinlerini içerir. Özellikle 286. ayetin sonunda yer alan yakarış, hem güç yetirilemeyen yüklerden kurtulmayı hem de bağışlanmayı talep eder:
Arapça:
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta'nâ. Rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ. Rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih. Va'fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ. Ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Anlamı:
"Rabbimiz, unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz, güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi
Fatiha Suresi, Kur'an'ın bütününe yayılmış yardım isteme dualarının özeti niteliğindedir. Surenin 5. ayeti olan "İyyake na'büdü ve iyyake nestaîn", yardım talebini en saf biçimiyle dile getirir. Devamındaki "İhdinessırâtel müstakîm" ise doğru yola iletilme duasıdır. Bu sure hem bir ibadet hem de Allah'a yönelişin fiilî bir ifadesi olduğundan Kur'an'daki en kapsamlı dua metni olarak kabul edilir.
Kur'an'da Peygamberlerin Yardım İsteme Duaları
Kur'an, pek çok peygamberin zor anlarda Allah'a nasıl yöneldiğini bizzat aktarır. Bu dualar hem o peygamberlerin yakarışlarını hem de müminlerin örnek alabileceği dua kalıplarını içerir.
Hz. Musa'nın Taha Suresi 25–28. ayetlerinde geçen duası bunların en çarpıcısıdır:
Arapça:
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي
Okunuşu:
Rabbişrah lî sadrî ve yessir lî emrî vahlul ukdeten min lisânî yefkahû kavlî.
Anlamı:
"Rabbim, göğsümü genişlet, işimi kolaylaştır, dilimden düğümü çöz ki sözümü anlasınlar."
Kaynağı: Taha Suresi, 25–28. ayetler.
Bu dua, bir görev veya sorumluluk yüklenildiğinde, önemli bir konuşma öncesinde ya da işlerin ağırlaştığı dönemlerde içtenlikle okunabilecek bir yakarıştır.
Hz. Eyyub'un Enbiya Suresi 83. ayetindeki duası ise hastalık ve sıkıntı anlarında Allah'a sığınmanın ifadesidir:
Arapça:
رَبِّي أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Rabbi innî messeniyeddurru ve ente erhamürrâhimîn.
Anlamı:
"Rabbim, bana dert dokundu; sen merhametlilerin en merhametlisisin."
Kaynağı: Enbiya Suresi, 83. ayet.
Hz. Yunus'un balığın karnında ettiği dua ise Enbiya Suresi 87. ayette şöyle geçer:
Arapça:
لَّا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn.
Anlamı:
"Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben zalimlerden oldum."
Kaynağı: Enbiya Suresi, 87. ayet.
Bu dua, çaresizliğin ve pişmanlığın en derin noktasında söylenmiş; Kur'an'ın bildirdiğine göre Allah bu yakarışa karşılık vermiştir.
Bakara Suresi'ndeki Yardım İsteme Duaları
Bakara Suresi'nin son iki ayeti olan 285 ve 286. ayetler, müminlerin gündelik hayatında sıkça başvurduğu dua metinlerini içerir. Özellikle 286. ayetin sonunda yer alan yakarış, hem güç yetirilemeyen yüklerden kurtulmayı hem de bağışlanmayı talep eder:
Arapça:
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuâhıznâ in nesînâ ev ahta'nâ. Rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ ısran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ. Rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih. Va'fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ. Ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Anlamı:
"Rabbimiz, unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz, bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz, güç yetiremeyeceğimiz şeyi bize taşıtma. Bizi