DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Kur'an'da geçen dualar, Hz. Âdem'den Hz. Muhammed'e kadar pek çok peygamberin Allah'a yöneldiği, Kur'an metninde doğrudan yer alan dua cümleleridir. Bu dualar, belirli bir peygamberin dilinden aktarılmış ya da müminlere öğretilmek üzere verilmiş ifadeler olarak sure ve ayetlere işlenmiştir. Toplam otuzdan fazla dua Kur'an'da açıkça geçmektedir; bunların bir kısmı tek bir ayet, bir kısmı ise birkaç ayetten oluşan uzun niyazlardır.
Bu duaların önemli bir özelliği, belirli bir ihtiyaç, sıkıntı veya şükür anında söylenmiş olmalarıdır. Sadece ezberlenmek için değil, anlaşılmak ve yaşanmak için aktarılmışlardır. Aşağıda hem en bilinen hem de daha az dikkat çeken Kur'an duaları, sure ve ayet bilgileriyle birlikte verilmiştir.
Kur'an'da en çok dua aktarılan peygamber Hz. İbrahim'dir. Onun duaları hem kişisel teslimiyeti hem de toplumunu düşünen bir kalbi yansıtır.
Hz. İbrahim'in en bilinen duası Bakara Suresi'nin 127. ayetinin devamında yer alır:
Arapça:
رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Okunuşu:
Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entes-semîul'alîm.
Anlamı:
"Rabbimiz, bizden kabul et. Şüphesiz sen işitensin, bilensin."
Kaynağı: Bakara Suresi, 127. ayet.
Hz. İbrahim'in bir diğer duası ise İbrahim Suresi'nde geçer. Oğlu İsmail ile birlikte Kâbe'yi inşa ederken söylediği bu dua, nesiller için de bir niyaz içerir:
Arapça:
رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلَاةِ وَمِن ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ
Okunuşu:
Rabbic'alnî mukîmes-salâti ve min zürriyyetî rabbenâ ve tekabbel duâ'.
Anlamı:
"Rabbim, beni namazı dosdoğru kılanlardan eyle; neslimden de öyle kimseler yetiştir. Rabbimiz, duamı kabul et."
Kaynağı: İbrahim Suresi, 40. ayet.
Hz. Eyyûb'un sabrın zirvesinde söylediği kısa dua Enbiyâ Suresi'nde geçer:
Arapça:
أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Ennî messeniye'd-durru ve ente erhamür-râhimîn.
Anlamı:
"Bana gerçekten sıkıntı dokundu; sen ise merhametlilerin en merhametlisisin."
Kaynağı: Enbiyâ Suresi, 83. ayet.
Hz. Yûnus'un balığın karnında ettiği dua da bu sure içinde yer alır:
Arapça:
لَّا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî küntü minez-zâlimîn.
Anlamı:
"Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum."
Kaynağı: Enbiyâ Suresi, 87. ayet.
Hz. Zekeriyyâ'nın çocuk için yaptığı dua aynı surede şöyle geçer:
Arapça:
رَبِّ لَا تَذَرْنِي فَرْدًا وَأَنتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ
Okunuşu:
Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrül-vârisîn.
Anlamı:
"Rabbim, beni yalnız bırakma; sen varislerin en hayırlısısın."
Kaynağı: Enbiyâ Suresi, 89. ayet.
Bazı dualar bir peygamberin dilinden değil, doğrudan müminlere öğretilmek üzere Kur'an'da yer almıştır. Bu dualar, günlük hayatta okunmak üzere adeta bir rehber niteliği taşır.
Fâtiha Suresi'nin tamamı bu kategorinin en temel örneğidir. Sure, bir dua olarak indirilmiştir ve "ihdinâs-sırâtel müstekîm" ifadesiyle doğru yola iletilme talebi açıkça dile getirilir. Namazın her rekâtında okunması bu özelliğiyle doğrudan ilişkilidir.
Bakara Suresi'nin son iki ayeti olan Âmenerrasûlü bölümü de içinde dua cümleleri barındırır. 286. ayette şu ifade geçer:
Arapça:
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ.
Anlamı:
"Rabbimiz, unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma."
Kaynağı: Bakara Suresi, 286. ayet.
Aynı ayette devam eden dua cümleleri arasında şu ifade de bulunur:
Arapça:
رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْن
Bu duaların önemli bir özelliği, belirli bir ihtiyaç, sıkıntı veya şükür anında söylenmiş olmalarıdır. Sadece ezberlenmek için değil, anlaşılmak ve yaşanmak için aktarılmışlardır. Aşağıda hem en bilinen hem de daha az dikkat çeken Kur'an duaları, sure ve ayet bilgileriyle birlikte verilmiştir.
Peygamberlerin Kur'an'daki Duaları
Kur'an'da en çok dua aktarılan peygamber Hz. İbrahim'dir. Onun duaları hem kişisel teslimiyeti hem de toplumunu düşünen bir kalbi yansıtır.
Hz. İbrahim'in en bilinen duası Bakara Suresi'nin 127. ayetinin devamında yer alır:
Arapça:
رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Okunuşu:
Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entes-semîul'alîm.
Anlamı:
"Rabbimiz, bizden kabul et. Şüphesiz sen işitensin, bilensin."
Kaynağı: Bakara Suresi, 127. ayet.
Hz. İbrahim'in bir diğer duası ise İbrahim Suresi'nde geçer. Oğlu İsmail ile birlikte Kâbe'yi inşa ederken söylediği bu dua, nesiller için de bir niyaz içerir:
Arapça:
رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلَاةِ وَمِن ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ
Okunuşu:
Rabbic'alnî mukîmes-salâti ve min zürriyyetî rabbenâ ve tekabbel duâ'.
Anlamı:
"Rabbim, beni namazı dosdoğru kılanlardan eyle; neslimden de öyle kimseler yetiştir. Rabbimiz, duamı kabul et."
Kaynağı: İbrahim Suresi, 40. ayet.
Hz. Eyyûb'un sabrın zirvesinde söylediği kısa dua Enbiyâ Suresi'nde geçer:
Arapça:
أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Ennî messeniye'd-durru ve ente erhamür-râhimîn.
Anlamı:
"Bana gerçekten sıkıntı dokundu; sen ise merhametlilerin en merhametlisisin."
Kaynağı: Enbiyâ Suresi, 83. ayet.
Hz. Yûnus'un balığın karnında ettiği dua da bu sure içinde yer alır:
Arapça:
لَّا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî küntü minez-zâlimîn.
Anlamı:
"Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum."
Kaynağı: Enbiyâ Suresi, 87. ayet.
Hz. Zekeriyyâ'nın çocuk için yaptığı dua aynı surede şöyle geçer:
Arapça:
رَبِّ لَا تَذَرْنِي فَرْدًا وَأَنتَ خَيْرُ الْوَارِثِينَ
Okunuşu:
Rabbi lâ tezernî ferden ve ente hayrül-vârisîn.
Anlamı:
"Rabbim, beni yalnız bırakma; sen varislerin en hayırlısısın."
Kaynağı: Enbiyâ Suresi, 89. ayet.
Kur'an'da Müminlere Öğretilen Dualar
Bazı dualar bir peygamberin dilinden değil, doğrudan müminlere öğretilmek üzere Kur'an'da yer almıştır. Bu dualar, günlük hayatta okunmak üzere adeta bir rehber niteliği taşır.
Fâtiha Suresi'nin tamamı bu kategorinin en temel örneğidir. Sure, bir dua olarak indirilmiştir ve "ihdinâs-sırâtel müstekîm" ifadesiyle doğru yola iletilme talebi açıkça dile getirilir. Namazın her rekâtında okunması bu özelliğiyle doğrudan ilişkilidir.
Bakara Suresi'nin son iki ayeti olan Âmenerrasûlü bölümü de içinde dua cümleleri barındırır. 286. ayette şu ifade geçer:
Arapça:
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ.
Anlamı:
"Rabbimiz, unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma."
Kaynağı: Bakara Suresi, 286. ayet.
Aynı ayette devam eden dua cümleleri arasında şu ifade de bulunur:
Arapça:
رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْن