DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Muradına ermek, yani gönlündeki dileğin gerçekleşmesini istemek, Kur'an ve hadislerde pek çok duanın özünde yatan niyettir. Bu amaçla okunabilecek en sağlam kaynaklı duaların başında Kur'an'da geçen dua ayetleri ve Hz. Peygamber'den rivayet edilen münâcâtlar gelir. Özellikle murada erme niyetiyle okunması tavsiye edilen, kaynaklarda geçen dualar arasında en çok öne çıkan; "Hasbünallahu ve ni'mel vekîl" zikri, İbrahim Suresi'ndeki dua ayetleri ve Hz. Peygamber'in sabah-akşam okuduğu rivayet edilen istiâze dualarıdır. Ancak "murada erme duası" adıyla Kur'an veya hadislerde özel olarak isimlendirilmiş tek bir dua bulunmaz; bu niyet taşınarak okunabilecek birden fazla kaynaklı dua ve ayet mevcuttur.
Murada ermek, yani içten bir istekle Allah'a yönelmek, Kur'an'ın ifadesiyle "dua etmek"tir. Allah Teâlâ, Mümin Suresi'nin 60. ayetinde şöyle buyurur: "Bana dua edin, size karşılık vereyim." Bu ayet, murada ermenin yolunun Allah'a yönelmekten geçtiğini açıkça ortaya koyar. Dolayısıyla murada erme niyetiyle okunacak duaların en sağlam temeli, Kur'an'ın bizzat dua olarak öğrettiği veya Hz. Peygamber'den rivayet edilen münâcâtlardır.
Kur'an'da doğrudan dua cümlesi içeren ve murada erme niyetiyle okunabilecek en güçlü kaynaklardan biri Bakara Suresi'nin 286. ayetinin sonundaki dua bölümüdür. Bu ayet, Hz. Peygamber'in ümmeti adına Allah'a yaptığı bir münâcâtı aktarır ve hem dünya hem ahiret dileklerini kapsar:
Arapça:
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va'fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Anlamı:
"Ey Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyleri taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim Mevlâmızsın, kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Kaynağı: Bakara Suresi, 286. ayet.
Murada erme niyetiyle sıklıkla okunan bir diğer ayet grubu ise Al-i İmran Suresi'nin 8. ayetidir. Bu ayette şöyle dua edilir:
Arapça:
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً ۚ إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuzığ kulûbenâ ba'de iz hedeytenâ ve heb lenâ min ledünke rahmeh, inneke entel vehhâb.
Anlamı:
"Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme; bize katından bir rahmet bağışla. Şüphesiz sen çok bağışlayansın."
Kaynağı: Al-i İmran Suresi, 8. ayet.
Bu ayet, yalnızca maddi bir dileği değil; hidayetin ve ilâhî rahmetin devamını talep eden derin bir münâcâttır. Muradın gerçek anlamda gerçekleşmesi için kalbin doğru yönde olmasını dilemek, pek çok âlim tarafından en öncelikli dua olarak değerlendirilmiştir.
Hadis kaynaklarında Hz. Peygamber'in önemli bir iş veya dilekte bulunmadan önce istihare ve tevekkül duaları okuduğu rivayet edilir. Bunların en bilineni, Buhârî'de geçen istihare duasıdır. Kişinin bir dilekte kararlı olup olmadığını Allah'a bırakmak istediğinde okuduğu bu dua, murada ermenin İslami anlayışını en iyi özetleyen münâcâtlardan biridir:
Arapça (kısmen):
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَت
Murada ermek, yani içten bir istekle Allah'a yönelmek, Kur'an'ın ifadesiyle "dua etmek"tir. Allah Teâlâ, Mümin Suresi'nin 60. ayetinde şöyle buyurur: "Bana dua edin, size karşılık vereyim." Bu ayet, murada ermenin yolunun Allah'a yönelmekten geçtiğini açıkça ortaya koyar. Dolayısıyla murada erme niyetiyle okunacak duaların en sağlam temeli, Kur'an'ın bizzat dua olarak öğrettiği veya Hz. Peygamber'den rivayet edilen münâcâtlardır.
Kur'an'da Murad ve Dilek İçin Okunan Dua Ayetleri
Kur'an'da doğrudan dua cümlesi içeren ve murada erme niyetiyle okunabilecek en güçlü kaynaklardan biri Bakara Suresi'nin 286. ayetinin sonundaki dua bölümüdür. Bu ayet, Hz. Peygamber'in ümmeti adına Allah'a yaptığı bir münâcâtı aktarır ve hem dünya hem ahiret dileklerini kapsar:
Arapça:
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ, rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ, rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va'fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Anlamı:
"Ey Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyleri taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim Mevlâmızsın, kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Kaynağı: Bakara Suresi, 286. ayet.
Murada erme niyetiyle sıklıkla okunan bir diğer ayet grubu ise Al-i İmran Suresi'nin 8. ayetidir. Bu ayette şöyle dua edilir:
Arapça:
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً ۚ إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuzığ kulûbenâ ba'de iz hedeytenâ ve heb lenâ min ledünke rahmeh, inneke entel vehhâb.
Anlamı:
"Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme; bize katından bir rahmet bağışla. Şüphesiz sen çok bağışlayansın."
Kaynağı: Al-i İmran Suresi, 8. ayet.
Bu ayet, yalnızca maddi bir dileği değil; hidayetin ve ilâhî rahmetin devamını talep eden derin bir münâcâttır. Muradın gerçek anlamda gerçekleşmesi için kalbin doğru yönde olmasını dilemek, pek çok âlim tarafından en öncelikli dua olarak değerlendirilmiştir.
Hz. Peygamber'den Rivayet Edilen Murad Duaları
Hadis kaynaklarında Hz. Peygamber'in önemli bir iş veya dilekte bulunmadan önce istihare ve tevekkül duaları okuduğu rivayet edilir. Bunların en bilineni, Buhârî'de geçen istihare duasıdır. Kişinin bir dilekte kararlı olup olmadığını Allah'a bırakmak istediğinde okuduğu bu dua, murada ermenin İslami anlayışını en iyi özetleyen münâcâtlardan biridir:
Arapça (kısmen):
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَت