OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Muradın kabul olması için belirli bir isimle anılmış tek bir dua yoktur; ancak Kur'an ayetleri ve Hz. Peygamber'den rivayet edilen dualar arasında bu niyetle okunabilecek köklü ve kaynaklı metinler bulunmaktadır. Bunların başında Bakara Suresi'nin son iki ayeti olan Âmenerrasulü, İsrâ Suresi'ndeki "Rabbi edhilnî" duası ve sabah-akşam okunması tavsiye edilen istiane duaları gelir. Muradın ne olduğundan bağımsız olarak Allah'a yönelen, samimi ve kararlı bir kalple yapılan dua, İslam'da en temel ibadet biçimlerinden biridir.
Kur'an'da doğrudan "murad duası" adıyla geçen özel bir dua yoktur. Fakat dileklerini Allah'a arz etmek isteyenler için birçok ayet dua cümlesi içermektedir. Bu ayetlerin en bilineni Bakara Suresi'nin 201. ayetidir:
Arapça:
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu:
Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı:
"Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru."
Kaynağı: Bakara Suresi, 201. ayet.
Bu ayet hem dünyevi hem uhrevî tüm dilekleri kapsayan, kısa ve özlü bir dua metnidir. Sahih hadis kaynaklarında Hz. Peygamber'in bu ayeti sıkça okuduğu rivayet edilmektedir. (Buhârî, Daavât; Müslim, Zikir)
Hadis kaynaklarında Hz. Peygamber'in dileklerini Allah'a sunarken okuduğu dualar aktarılmıştır. Bunlardan biri, ihtiyaç ve hacet namazıyla birlikte gelen hacet duasıdır.
Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ، وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ، لَا تَدَعْ لِي ذَنْبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ، وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ، وَلَا حَاجَةً هِيَ لَكَ رِضًا إِلَّا قَضَيْتَهَا يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm, sübhânallâhi rabbi'l-arşi'l-azîm, elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn, es'elüke mûcibâti rahmetike ve azâime mağfiretike ve'l-ganîmete min külli birrin ve's-selâmete min külli ismin, lâ tedaʿ lî zenben illâ ğaferteh, ve lâ hemmen illâ ferrechteh, ve lâ hâceten hiye leke rıdân illâ kadaytehâ yâ erhame'r-râhimîn.
Anlamı:
"Allah'tan başka ilah yoktur; O Halim'dir, Kerim'dir. Yüce Arş'ın Rabbi olan Allah her türlü eksiklikten münezzehtir. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Senden rahmetini gerektiren şeyleri, mağfiretinin kesinleşmesini, her iyilikten nasip ve her günahtan selamet diliyorum. Bağışlamadığın bir günahımı, ferahlatmadığın bir sıkıntımı ve razı olduğun bir ihtiyacımı karşılıksız bırakma, ey merhametlilerin en merhametlisi."
Kaynağı: Tirmizî, Salât 348; İbn Mâce, İkâmetü's-Salât 189. Tirmizî bu hadis için "garîb" nitelemesi yapmıştır; ancak hacet namazı ve bu dua âlimler arasında genel kabul görmüştür.
Hacet namazı, bir ihtiyaç veya dilek için iki rekât namaz kılıp ardından Allah'a dua etmek şeklinde uygulanır. Tirmizî ve İbn Mâce'deki rivayetlere dayanan bu namaz, fıkıh ve tasavvuf geleneğinde yaygın biçimde yer almıştır.
Namazın ardından yukarıda geçen hacet duası okunabilir, ardından kişi kendi dilini ve kalbini kullanarak ihtiyacını Allah'a arz edebilir. Dua bir formüle indirgenemez; asıl olan samimiyettir. Namazın ve duanın sonucu garanti ettiğine dair bir rivayet yoktur; bu bir ibadet ve niyaz biçimidir.
Kişi dilediği şeyin kendisi için gerçekten hayırlı olup olmadığından emin değilse istihare namazı kılabilir. İstihare, "hayırlısını istemek" anlamına gelir ve iki rekât namazın ardından şu dua okunur
Muradın Kabulü İçin Kur'an'dan Hangi Dua Okunabilir?
Kur'an'da doğrudan "murad duası" adıyla geçen özel bir dua yoktur. Fakat dileklerini Allah'a arz etmek isteyenler için birçok ayet dua cümlesi içermektedir. Bu ayetlerin en bilineni Bakara Suresi'nin 201. ayetidir:
Arapça:
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu:
Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı:
"Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru."
Kaynağı: Bakara Suresi, 201. ayet.
Bu ayet hem dünyevi hem uhrevî tüm dilekleri kapsayan, kısa ve özlü bir dua metnidir. Sahih hadis kaynaklarında Hz. Peygamber'in bu ayeti sıkça okuduğu rivayet edilmektedir. (Buhârî, Daavât; Müslim, Zikir)
Hz. Peygamber'den Rivayet Edilen Murad Duaları
Hadis kaynaklarında Hz. Peygamber'in dileklerini Allah'a sunarken okuduğu dualar aktarılmıştır. Bunlardan biri, ihtiyaç ve hacet namazıyla birlikte gelen hacet duasıdır.
Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ، وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ، لَا تَدَعْ لِي ذَنْبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ، وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ، وَلَا حَاجَةً هِيَ لَكَ رِضًا إِلَّا قَضَيْتَهَا يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm, sübhânallâhi rabbi'l-arşi'l-azîm, elhamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn, es'elüke mûcibâti rahmetike ve azâime mağfiretike ve'l-ganîmete min külli birrin ve's-selâmete min külli ismin, lâ tedaʿ lî zenben illâ ğaferteh, ve lâ hemmen illâ ferrechteh, ve lâ hâceten hiye leke rıdân illâ kadaytehâ yâ erhame'r-râhimîn.
Anlamı:
"Allah'tan başka ilah yoktur; O Halim'dir, Kerim'dir. Yüce Arş'ın Rabbi olan Allah her türlü eksiklikten münezzehtir. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Senden rahmetini gerektiren şeyleri, mağfiretinin kesinleşmesini, her iyilikten nasip ve her günahtan selamet diliyorum. Bağışlamadığın bir günahımı, ferahlatmadığın bir sıkıntımı ve razı olduğun bir ihtiyacımı karşılıksız bırakma, ey merhametlilerin en merhametlisi."
Kaynağı: Tirmizî, Salât 348; İbn Mâce, İkâmetü's-Salât 189. Tirmizî bu hadis için "garîb" nitelemesi yapmıştır; ancak hacet namazı ve bu dua âlimler arasında genel kabul görmüştür.
Hacet Namazı Muradın Kabulüne Vesile Olur mu?
Hacet namazı, bir ihtiyaç veya dilek için iki rekât namaz kılıp ardından Allah'a dua etmek şeklinde uygulanır. Tirmizî ve İbn Mâce'deki rivayetlere dayanan bu namaz, fıkıh ve tasavvuf geleneğinde yaygın biçimde yer almıştır.
Namazın ardından yukarıda geçen hacet duası okunabilir, ardından kişi kendi dilini ve kalbini kullanarak ihtiyacını Allah'a arz edebilir. Dua bir formüle indirgenemez; asıl olan samimiyettir. Namazın ve duanın sonucu garanti ettiğine dair bir rivayet yoktur; bu bir ibadet ve niyaz biçimidir.
İstiare ve İstihare: Muradın Doğru Olup Olmadığını Anlamak
Kişi dilediği şeyin kendisi için gerçekten hayırlı olup olmadığından emin değilse istihare namazı kılabilir. İstihare, "hayırlısını istemek" anlamına gelir ve iki rekât namazın ardından şu dua okunur