OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Muradına kavuşmak için okunabilecek en güçlü kaynaklı dua, Kur'an-ı Kerim'de yer alan ve Hz. Zekeriya'nın (a.s.) Allah'a yönelişini aktaran duadır: "Rabbi lâ tezerní ferden ve ente hayru'l-vârisîn" — "Rabbim, beni yalnız bırakma; sen vârislerin en hayırlısısın." (Enbiya Suresi, 89. ayet) Bu ayet, bir kulun içten ve umutsuz bir dille Rabbine yönelmesinin Kur'an'daki en çarpıcı örneklerinden biridir ve murada erişmek niyetiyle okunabilecek kaynaklı bir dua olarak kabul görür. Bunun yanı sıra, kişinin kendi dilinde içtenlikle yapacağı dua da İslam'da temel kabul edilir; zira dua bir kalıp değil, bir yöneliştir.
Muradına kavuşmak için "tek ve özel" adıyla belirlenmiş bir dua Kur'an veya hadislerde bulunmaz. Ancak bu niyet doğrultusunda okunabilecek, kaynağı sağlam birkaç dua ve ayet mevcuttur. Bu duaların her biri farklı bir insan hâlini yansıtır: çaresizlik, tevekkül, sabır, yalvarış. Hangisini okuyacağın, içinde bulunduğun duruma ve kalbinin o an nasıl bir dile ihtiyaç duyduğuna bağlıdır.
Hz. Zekeriya'nın duası bu konuda en sık başvurulan ayetlerin başında gelir. Enbiya Suresi'nin 89. ayetinde Allah, Hz. Zekeriya'nın çağrısına icabet ettiğini açıkça bildirir: "Biz de onun duasını kabul ettik ve ona Yahya'yı bağışladık." Bu bağlam önemlidir; çünkü söz konusu dua soyut bir dilek değil, yıllarca süren bir beklemenin ardından dile gelen derin bir teslimiyetin ifadesidir.
Aynı surenin 87. ayetinde Hz. Yunus'un (a.s.) balığın karnındaki duası aktarılır:
Arapça: لَّا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Okunuşu: Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu mine'z-zâlimîn.
Anlamı: "Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben zalimlerden oldum."
Kaynağı: Enbiya Suresi, 87. ayet.
Bu ayet hem bir dua hem de derin bir itiraf içerir. Kur'an bu ayetin ardından şunu bildirir: "Biz de onun duasını kabul ettik ve onu sıkıntıdan kurtardık." (Enbiya, 88) Dolayısıyla bu dua, dar bir vakitten çıkmak, sıkışmış bir durumdan kurtulmak ve murada ermek niyetiyle okunabilecek kaynaklı bir dua olarak değerlendirilir.
Hz. Peygamber'den (s.a.v.) rivayet edilen dualar arasında, sıkıntıdan çıkış ve ihtiyacın giderilmesi için okunan bir dua öne çıkar. Tirmizî'nin Sünen'inde yer alan bir rivayette şu dua aktarılır:
Arapça: اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِأَنَّ لَكَ الْحَمْدَ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ الْمَنَّانُ بَدِيعُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ
Okunuşu: Allâhümme innî es'elüke bi-enne leke'l-hamde lâ ilâhe illâ ente'l-mennânü bedîu's-semâvâti ve'l-ard, yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm, yâ Hayyu yâ Kayyûm.
Anlamı: "Allah'ım! Senden şunu istiyorum: Hamd yalnız sanadır. Senden başka ilah yoktur. Sen Mennân'sın, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısısın. Ey celal ve ikram sahibi! Ey Hayy, ey Kayyûm!"
Kaynağı: Tirmizî, Deavât, 64; Ebû Dâvûd, Vitir, 23.
Bu dua, Hz. Peygamber'in bir sahabenin namaz kılarken bu şekilde dua ettiğini duyduğunda "İsm-i Âzam ile dua etti; bu isimle dua edildiğinde Allah kabul eder, istendiğinde verir" buyurduğu rivayetiyle birlikte aktarılır. Rivayetin sıhhati tartışmalı olmakla birlikte, hadis kaynaklarında yer aldığı için bu niyetle okunabilir.
Bir ihtiyacın giderilmesi, bir dileğin gerçekleşmesi niyetiyle namaz kılmak hadislerde geçen bir uygulamadır. İbn Mâce'nin Sünen'inde yer alan bir rivayette Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğu aktarılır: Bir kişi Allah'a veya bir insana ihtiyacı olduğunda abdest alıp iki rekât namaz kılsın, ardından Allah'a hamd edip Hz. Peygamber'e salâvat getirsin ve şu duayı okusun:
Arapça: لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْ
Muradına kavuşmak için "tek ve özel" adıyla belirlenmiş bir dua Kur'an veya hadislerde bulunmaz. Ancak bu niyet doğrultusunda okunabilecek, kaynağı sağlam birkaç dua ve ayet mevcuttur. Bu duaların her biri farklı bir insan hâlini yansıtır: çaresizlik, tevekkül, sabır, yalvarış. Hangisini okuyacağın, içinde bulunduğun duruma ve kalbinin o an nasıl bir dile ihtiyaç duyduğuna bağlıdır.
Kur'an'da Murada Kavuşmayı Anlatan Dualar
Hz. Zekeriya'nın duası bu konuda en sık başvurulan ayetlerin başında gelir. Enbiya Suresi'nin 89. ayetinde Allah, Hz. Zekeriya'nın çağrısına icabet ettiğini açıkça bildirir: "Biz de onun duasını kabul ettik ve ona Yahya'yı bağışladık." Bu bağlam önemlidir; çünkü söz konusu dua soyut bir dilek değil, yıllarca süren bir beklemenin ardından dile gelen derin bir teslimiyetin ifadesidir.
Aynı surenin 87. ayetinde Hz. Yunus'un (a.s.) balığın karnındaki duası aktarılır:
Arapça: لَّا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Okunuşu: Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu mine'z-zâlimîn.
Anlamı: "Senden başka ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben zalimlerden oldum."
Kaynağı: Enbiya Suresi, 87. ayet.
Bu ayet hem bir dua hem de derin bir itiraf içerir. Kur'an bu ayetin ardından şunu bildirir: "Biz de onun duasını kabul ettik ve onu sıkıntıdan kurtardık." (Enbiya, 88) Dolayısıyla bu dua, dar bir vakitten çıkmak, sıkışmış bir durumdan kurtulmak ve murada ermek niyetiyle okunabilecek kaynaklı bir dua olarak değerlendirilir.
Hadislerde Geçen ve Bu Niyetle Okunabilecek Dualar
Hz. Peygamber'den (s.a.v.) rivayet edilen dualar arasında, sıkıntıdan çıkış ve ihtiyacın giderilmesi için okunan bir dua öne çıkar. Tirmizî'nin Sünen'inde yer alan bir rivayette şu dua aktarılır:
Arapça: اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ بِأَنَّ لَكَ الْحَمْدَ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ الْمَنَّانُ بَدِيعُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ يَا حَيُّ يَا قَيُّومُ
Okunuşu: Allâhümme innî es'elüke bi-enne leke'l-hamde lâ ilâhe illâ ente'l-mennânü bedîu's-semâvâti ve'l-ard, yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm, yâ Hayyu yâ Kayyûm.
Anlamı: "Allah'ım! Senden şunu istiyorum: Hamd yalnız sanadır. Senden başka ilah yoktur. Sen Mennân'sın, göklerin ve yerin eşsiz yaratıcısısın. Ey celal ve ikram sahibi! Ey Hayy, ey Kayyûm!"
Kaynağı: Tirmizî, Deavât, 64; Ebû Dâvûd, Vitir, 23.
Bu dua, Hz. Peygamber'in bir sahabenin namaz kılarken bu şekilde dua ettiğini duyduğunda "İsm-i Âzam ile dua etti; bu isimle dua edildiğinde Allah kabul eder, istendiğinde verir" buyurduğu rivayetiyle birlikte aktarılır. Rivayetin sıhhati tartışmalı olmakla birlikte, hadis kaynaklarında yer aldığı için bu niyetle okunabilir.
Hacet Namazı ve Ardından Yapılan Dua
Bir ihtiyacın giderilmesi, bir dileğin gerçekleşmesi niyetiyle namaz kılmak hadislerde geçen bir uygulamadır. İbn Mâce'nin Sünen'inde yer alan bir rivayette Hz. Peygamber'in şöyle buyurduğu aktarılır: Bir kişi Allah'a veya bir insana ihtiyacı olduğunda abdest alıp iki rekât namaz kılsın, ardından Allah'a hamd edip Hz. Peygamber'e salâvat getirsin ve şu duayı okusun:
Arapça: لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْ