DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Namaz, belirli sırayla okunan dua ve zikirleri içeren bir ibadet bütünüdür. Namazda hangi duanın ne zaman okunacağı, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) uygulamasına dayanan sünnet çerçevesinde belirlenmiştir. Temel sıralama şu şekildedir: namaza başlarken iftitah tekbiri ve ardından Sübhaneke duası, Eûzü-Besmele, Fâtiha suresi ve zamm-ı sure okunur; rükûda tesbihat yapılır, kıyama dönüşte semi' duası söylenir; secdede ayrı tesbihat okunur; oturuşlarda Tahiyyât, son oturuşta Tahiyyât'ın ardından Salli-Bârik ve ardından çeşitli dualar okunarak selam verilir.
Bu sıralama mezheplere göre bazı ayrıntılarda farklılık gösterse de temel yapı Hanefî, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinde büyük ölçüde ortaktır. Aşağıda her bir konumda okunan dua ve zikirler, namazın akışına göre sırayla açıklanmaktadır.
Namaz, "Allahu Ekber" denilerek iftitah tekbiriyle başlar. Bu tekbirin ardından, namazın ilk rekâtında kıraate geçmeden önce Sübhaneke duası okunur. Sübhaneke, namazın başında yalnızca bir kez okunan bir açılış duasıdır.
Arapça: سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ وَتَبَارَكَ اسْمُكَ وَتَعَالَى جَدُّكَ وَلَا إِلَهَ غَيْرُكَ
Okunuşu: Sübhânekellâhümme ve bi-hamdike ve tebârekesmüke ve teâlâ ceddüke ve lâ ilâhe ğayrük.
Anlamı: "Allah'ım, seni her türlü noksanlıktan tenzih eder ve sana hamdederim. Senin adın mübarektir, şanın yücedir, senden başka ilah yoktur."
Kaynağı: Ebû Dâvûd, Salât, 120; Tirmizî, Salât, 178. Hanefî mezhebinde bu dua vacip hükmündedir.
Sübhaneke'nin ardından gizlice "Eûzü billâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm" çekilir; bu, şeytandan Allah'a sığınma ifadesidir ve yalnızca namazın ilk rekâtında, kıraate geçmeden önce okunur. Ardından Besmele çekilerek Fâtiha suresine geçilir.
Fâtiha suresi namazın her rekâtında okunması farz olan bir suredir. Hanefî mezhebinde imam arkasında namaz kılan kişi Fâtiha'yı sessizce okur; Şâfiî mezhebinde ise cemaat de Fâtiha'yı kendi başına okumak zorundadır. Fâtiha'dan sonra ilk iki rekâtta zamm-ı sure, yani Fâtiha'ya ek olarak Kur'an'dan en az üç ayet ya da bir sure okunur. Son iki rekâtta yalnızca Fâtiha yeterli kabul edilir; zamm-ı sure okunmaz.
Kıraat tamamlandıktan sonra "Allahu Ekber" denilerek rükûa gidilir. Rükûda en az üç kez şu tesbihat okunur:
Okunuşu: Sübhâne rabbiye'l-azîm.
Anlamı: "Yüce Rabbimi her türlü noksanlıktan tenzih ederim."
Kaynağı: Müslim, Salât, 772.
Rükûdan doğrulurken "Semi'allâhu li-men hamideh" (Allah, kendisine hamdedeni işitir) denir. Kıyama tam olarak gelindiğinde ise "Rabbenâ leke'l-hamd" (Rabbimiz, hamd yalnızca sanadır) ifadesi eklenir. İmam "Semi'allâhu li-men hamideh" derken cemaat yalnızca "Rabbenâ leke'l-hamd" der; yalnız kılan kişi her ikisini de söyler.
Rükûun ardından "Allahu Ekber" denilerek secdeye gidilir. Secdede en az üç kez şu tesbihat okunur:
Okunuşu: Sübhâne rabbiye'l-a'lâ.
Anlamı: "En yüce Rabbimi her türlü noksanlıktan tenzih ederim."
Kaynağı: Müslim, Salât, 772.
İki secde arasındaki oturuşta "Allahu Ekber" denilerek kısa bir süre oturulur; bu arada bazı rivayetlerde "Rabbigfir lî" (Rabbim, beni bağışla) duasının okunduğu aktarılmaktadır. İkinci secde de aynı tesbihatla tamamlanır.
İki rekâtlı namazların sonunda ya da dört rekâtlı namazların ikinci rekâtının sonunda oturuşa geçilir. Bu oturuşta Tahiyyât duası okunur. Tahiyyât, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Miraç gecesinde Allah ile arasında geçen selamlı konuşmaya dayandırılan ve hadis kaynaklarında yer alan bir duadır.
Okunuşu: Et-tahiyyâtü lillâhi ve's-salevâtü ve't-tayyibât. Es-selâmü aleyke eyyühe'n-nebiyyü ve rahmetullâhi ve berekâtüh. Es-selâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh.
Kaynağı: Buhârî, Ezân, 148; Müslim, Salât, 402.
Tahiyyât okunurken "eşhedü en lâ
Bu sıralama mezheplere göre bazı ayrıntılarda farklılık gösterse de temel yapı Hanefî, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinde büyük ölçüde ortaktır. Aşağıda her bir konumda okunan dua ve zikirler, namazın akışına göre sırayla açıklanmaktadır.
Namaza Başlarken: İftitah Tekbiri ve Sübhaneke
Namaz, "Allahu Ekber" denilerek iftitah tekbiriyle başlar. Bu tekbirin ardından, namazın ilk rekâtında kıraate geçmeden önce Sübhaneke duası okunur. Sübhaneke, namazın başında yalnızca bir kez okunan bir açılış duasıdır.
Arapça: سُبْحَانَكَ اللَّهُمَّ وَبِحَمْدِكَ وَتَبَارَكَ اسْمُكَ وَتَعَالَى جَدُّكَ وَلَا إِلَهَ غَيْرُكَ
Okunuşu: Sübhânekellâhümme ve bi-hamdike ve tebârekesmüke ve teâlâ ceddüke ve lâ ilâhe ğayrük.
Anlamı: "Allah'ım, seni her türlü noksanlıktan tenzih eder ve sana hamdederim. Senin adın mübarektir, şanın yücedir, senden başka ilah yoktur."
Kaynağı: Ebû Dâvûd, Salât, 120; Tirmizî, Salât, 178. Hanefî mezhebinde bu dua vacip hükmündedir.
Kıraatin Sırası: Eûzü, Besmele, Fâtiha ve Zamm-ı Sure
Sübhaneke'nin ardından gizlice "Eûzü billâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm" çekilir; bu, şeytandan Allah'a sığınma ifadesidir ve yalnızca namazın ilk rekâtında, kıraate geçmeden önce okunur. Ardından Besmele çekilerek Fâtiha suresine geçilir.
Fâtiha suresi namazın her rekâtında okunması farz olan bir suredir. Hanefî mezhebinde imam arkasında namaz kılan kişi Fâtiha'yı sessizce okur; Şâfiî mezhebinde ise cemaat de Fâtiha'yı kendi başına okumak zorundadır. Fâtiha'dan sonra ilk iki rekâtta zamm-ı sure, yani Fâtiha'ya ek olarak Kur'an'dan en az üç ayet ya da bir sure okunur. Son iki rekâtta yalnızca Fâtiha yeterli kabul edilir; zamm-ı sure okunmaz.
Rükûda ve Kıyama Dönüşte Okunanlar
Kıraat tamamlandıktan sonra "Allahu Ekber" denilerek rükûa gidilir. Rükûda en az üç kez şu tesbihat okunur:
Okunuşu: Sübhâne rabbiye'l-azîm.
Anlamı: "Yüce Rabbimi her türlü noksanlıktan tenzih ederim."
Kaynağı: Müslim, Salât, 772.
Rükûdan doğrulurken "Semi'allâhu li-men hamideh" (Allah, kendisine hamdedeni işitir) denir. Kıyama tam olarak gelindiğinde ise "Rabbenâ leke'l-hamd" (Rabbimiz, hamd yalnızca sanadır) ifadesi eklenir. İmam "Semi'allâhu li-men hamideh" derken cemaat yalnızca "Rabbenâ leke'l-hamd" der; yalnız kılan kişi her ikisini de söyler.
Secdede Okunanlar
Rükûun ardından "Allahu Ekber" denilerek secdeye gidilir. Secdede en az üç kez şu tesbihat okunur:
Okunuşu: Sübhâne rabbiye'l-a'lâ.
Anlamı: "En yüce Rabbimi her türlü noksanlıktan tenzih ederim."
Kaynağı: Müslim, Salât, 772.
İki secde arasındaki oturuşta "Allahu Ekber" denilerek kısa bir süre oturulur; bu arada bazı rivayetlerde "Rabbigfir lî" (Rabbim, beni bağışla) duasının okunduğu aktarılmaktadır. İkinci secde de aynı tesbihatla tamamlanır.
Oturuşlarda Okunan Tahiyyât
İki rekâtlı namazların sonunda ya da dört rekâtlı namazların ikinci rekâtının sonunda oturuşa geçilir. Bu oturuşta Tahiyyât duası okunur. Tahiyyât, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Miraç gecesinde Allah ile arasında geçen selamlı konuşmaya dayandırılan ve hadis kaynaklarında yer alan bir duadır.
Okunuşu: Et-tahiyyâtü lillâhi ve's-salevâtü ve't-tayyibât. Es-selâmü aleyke eyyühe'n-nebiyyü ve rahmetullâhi ve berekâtüh. Es-selâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn. Eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve rasûlüh.
Kaynağı: Buhârî, Ezân, 148; Müslim, Salât, 402.
Tahiyyât okunurken "eşhedü en lâ