OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Nazar değince okunması en çok tavsiye edilen dualar, Kur'an'da nazardan korunmaya doğrudan işaret eden Felak ve Nas sureleriyle birlikte, nazar değmiş kişiye bizzat şifa duasında bulunulmasını öğreten hadis rivayetlerine dayanır. Bir kişiye nazar değdiğinde ya nazarın değdiği kişi için bu sureler ve ayetlerle dua edilir; ya da nazarın kaynağı olan kişiden gusül suyu alınarak etkilenen kişiye içirilmesi yoluna gidilir. İkinci uygulama sahih hadislerde geçmekte olup aşağıda ayrıntılı biçimde ele alınmaktadır.
Nazar gerçek midir diye sorulduğunda Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bunu açıkça onayladığı bilinmektedir. Sahih-i Müslim'de geçen bir hadiste şöyle buyrulur: "Nazar haktır." (Müslim, Selam, 2187) Bu temel kabul üzerine İslam alimleri, nazar değdiğinde başvurulabilecek uygulamaları hadis kaynaklarından derleyerek aktarmıştır.
Nazar değdiğinde ilk başvurulacak Kur'an sureleri Felak ve Nas sureleridir. Hz. Aişe'den rivayet edilen bir hadiste Peygamberimizin her gece yatmadan önce Felak, Nas ve İhlas surelerini okuyup ellerine üflediği ve vücudunu mesh ettiği aktarılmaktadır. (Buhârî, Fedailü'l-Kur'an, 14) Bu uygulama nazar dahil her türlü kötülükten korunmak amacıyla yapılırdı.
Nazara karşı özellikle bu iki surenin önemi, içeriklerinden de anlaşılmaktadır. Felak suresi "yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığın şerrinden, büyücülerin şerrinden ve haset edenin şerrinden" Allah'a sığınmayı öğretir. Nas suresi ise "insanların içine vesvese sokan sinsi şeytanın şerrinden" Allah'a sığınmayı emreder. Nazar büyük ölçüde haset ve kötü bakışla ilişkilendirildiğinden Felak suresinin bu bağlamdaki yeri özellikle dikkat çekmektedir.
Ayrıca Ayetü'l-Kürsi de nazar ve kötülüklere karşı okunması tavsiye edilen ayetler arasındadır. Buhârî'de geçen rivayete göre bu ayetin okunması kişiyi sabahtan akşama kadar şeytanın şerrinden korur. (Buhârî, Vekalet, 10)
Sahih hadis kaynaklarında nazara karşı okunan en önemli dua şu şekilde aktarılmıştır:
Arapça:
اللَّهُمَّ أَذْهِبِ الْبَأْسَ رَبَّ النَّاسِ، اشْفِ أَنْتَ الشَّافِي، لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ، شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا
Okunuşu:
Allâhümme ezhibilba'se Rabbe'n-nâs, işfi ente'ş-şâfî, lâ şifâe illâ şifâuke, şifâen lâ yügâdiru sekamâ.
Anlamı:
"Allah'ım, ey insanların Rabbi, bu hastalığı gider. Şifa ver, şifa veren yalnızca Sensin. Öyle bir şifa ver ki hiçbir hastalık bırakmasın."
Kaynağı:
Buhârî, Tıb, 38; Müslim, Selam, 47
Bu dua hastaya veya nazar değmiş kişiye okunur. Hz. Peygamber hasta ziyaretlerinde bu duayı okumuş ve ashabına da öğretmiştir. Dua doğrudan bir şifa talebini içerdiğinden nazar değen kişi için okunması uygundur.
Sahih hadislerde geçen ve İslam alimlerinin büyük çoğunluğunun sahih kabul ettiği bir uygulama, nazarın kaynağından gusül suyu alınmasıdır. Ebu Davud ve Ahmed b. Hanbel'in naklettiği rivayete göre Hz. Peygamber, birine nazar değdiğinde nazarı değdiren kişinin gusül alması ve bu gusül suyunun etkilenen kişiye içirilmesi ya da üzerine dökülmesi gerektiğini belirtmiştir. (Ebu Davud, Tıb, 15; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/486)
Bu uygulamanın nasıl yapıldığına dair rivayette şu ayrıntılar aktarılmaktadır: Nazarı değdiren kişi bir kaba su döker, ellerini, yüzünü ve vücudunun belirli bölgelerini bu suya yıkar. Toplanan su daha sonra etkilenen kişinin üzerine dökülür ya da içirilir. Bu uygulama tıbbi bir tedavi değil, dini bir rukye olarak değerlendirilmektedir.
Kur'an'da nazarı doğrudan konu alan bir ayet olarak Kalem suresinin 51. ayeti gösterilir. Bu ayette "Kâfirler Kur'an'ı işittiklerinde neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi" ifadesi geçmektedir. (Kalem, 68/51) Bazı müfessirler bu ayetin nazar konusuna işaret ettiğini belirtmiş, ancak bu ayetin bir dua metni değil, bilgi içeren bir ayet olduğu unutulmamalıdır.
Bunun yanı sıra Yusuf suresinde Hz. Yakup'un oğullarına "Şehre tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin" demesi, nazar endişesiyle bağlantılı bir tedbir olarak yorumlanmıştır. (Yusuf, 12/67) Bu bağlamda nazarın Kur'an'da da zımnen kabul gördüğü anlaşılmaktadır.
[
Nazar gerçek midir diye sorulduğunda Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bunu açıkça onayladığı bilinmektedir. Sahih-i Müslim'de geçen bir hadiste şöyle buyrulur: "Nazar haktır." (Müslim, Selam, 2187) Bu temel kabul üzerine İslam alimleri, nazar değdiğinde başvurulabilecek uygulamaları hadis kaynaklarından derleyerek aktarmıştır.
Nazar Değince Hangi Sureler Okunur?
Nazar değdiğinde ilk başvurulacak Kur'an sureleri Felak ve Nas sureleridir. Hz. Aişe'den rivayet edilen bir hadiste Peygamberimizin her gece yatmadan önce Felak, Nas ve İhlas surelerini okuyup ellerine üflediği ve vücudunu mesh ettiği aktarılmaktadır. (Buhârî, Fedailü'l-Kur'an, 14) Bu uygulama nazar dahil her türlü kötülükten korunmak amacıyla yapılırdı.
Nazara karşı özellikle bu iki surenin önemi, içeriklerinden de anlaşılmaktadır. Felak suresi "yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığın şerrinden, büyücülerin şerrinden ve haset edenin şerrinden" Allah'a sığınmayı öğretir. Nas suresi ise "insanların içine vesvese sokan sinsi şeytanın şerrinden" Allah'a sığınmayı emreder. Nazar büyük ölçüde haset ve kötü bakışla ilişkilendirildiğinden Felak suresinin bu bağlamdaki yeri özellikle dikkat çekmektedir.
Ayrıca Ayetü'l-Kürsi de nazar ve kötülüklere karşı okunması tavsiye edilen ayetler arasındadır. Buhârî'de geçen rivayete göre bu ayetin okunması kişiyi sabahtan akşama kadar şeytanın şerrinden korur. (Buhârî, Vekalet, 10)
Hadislerde Nazar İçin Öğretilen Rukyeli Dua
Sahih hadis kaynaklarında nazara karşı okunan en önemli dua şu şekilde aktarılmıştır:
Arapça:
اللَّهُمَّ أَذْهِبِ الْبَأْسَ رَبَّ النَّاسِ، اشْفِ أَنْتَ الشَّافِي، لَا شِفَاءَ إِلَّا شِفَاؤُكَ، شِفَاءً لَا يُغَادِرُ سَقَمًا
Okunuşu:
Allâhümme ezhibilba'se Rabbe'n-nâs, işfi ente'ş-şâfî, lâ şifâe illâ şifâuke, şifâen lâ yügâdiru sekamâ.
Anlamı:
"Allah'ım, ey insanların Rabbi, bu hastalığı gider. Şifa ver, şifa veren yalnızca Sensin. Öyle bir şifa ver ki hiçbir hastalık bırakmasın."
Kaynağı:
Buhârî, Tıb, 38; Müslim, Selam, 47
Bu dua hastaya veya nazar değmiş kişiye okunur. Hz. Peygamber hasta ziyaretlerinde bu duayı okumuş ve ashabına da öğretmiştir. Dua doğrudan bir şifa talebini içerdiğinden nazar değen kişi için okunması uygundur.
Nazarın Kaynağından Gusül Suyu Alma Uygulaması
Sahih hadislerde geçen ve İslam alimlerinin büyük çoğunluğunun sahih kabul ettiği bir uygulama, nazarın kaynağından gusül suyu alınmasıdır. Ebu Davud ve Ahmed b. Hanbel'in naklettiği rivayete göre Hz. Peygamber, birine nazar değdiğinde nazarı değdiren kişinin gusül alması ve bu gusül suyunun etkilenen kişiye içirilmesi ya da üzerine dökülmesi gerektiğini belirtmiştir. (Ebu Davud, Tıb, 15; Ahmed b. Hanbel, Müsned, 3/486)
Bu uygulamanın nasıl yapıldığına dair rivayette şu ayrıntılar aktarılmaktadır: Nazarı değdiren kişi bir kaba su döker, ellerini, yüzünü ve vücudunun belirli bölgelerini bu suya yıkar. Toplanan su daha sonra etkilenen kişinin üzerine dökülür ya da içirilir. Bu uygulama tıbbi bir tedavi değil, dini bir rukye olarak değerlendirilmektedir.
Nazar Değdiğinde Okunabilecek Diğer Ayetler
Kur'an'da nazarı doğrudan konu alan bir ayet olarak Kalem suresinin 51. ayeti gösterilir. Bu ayette "Kâfirler Kur'an'ı işittiklerinde neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi" ifadesi geçmektedir. (Kalem, 68/51) Bazı müfessirler bu ayetin nazar konusuna işaret ettiğini belirtmiş, ancak bu ayetin bir dua metni değil, bilgi içeren bir ayet olduğu unutulmamalıdır.
Bunun yanı sıra Yusuf suresinde Hz. Yakup'un oğullarına "Şehre tek bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin" demesi, nazar endişesiyle bağlantılı bir tedbir olarak yorumlanmıştır. (Yusuf, 12/67) Bu bağlamda nazarın Kur'an'da da zımnen kabul gördüğü anlaşılmaktadır.
[