SelinKilic
Kayıtlı Kullanıcı
Nazar duasının Türkçe anlamı, "Seni haset edenden, gözünü dikenden ve nazar değdirenden Allah'a sığınırım" şeklinde özetlenebilir. Halk arasında "nazar duası" olarak bilinen ve yaygın biçimde okunan metin esas itibarıyla Felak ve Nas surelerinden oluşur; bu iki sure Hz. Peygamber'in hasetten ve kötü gözden korunmak için başvurduğu dualar olarak hadis kaynaklarında yer alır.
Nazarın gerçek olduğu İslam'da kabul görmektedir. Sahih-i Müslim'de yer alan bir hadiste Hz. Peygamber, "Nazar haktır" buyurmuştur. Bu nedenle nazardan korunmak amacıyla dua etmek dinî açıdan temelli bir uygulamadır. Ancak "nazar duası" ifadesi Kur'an veya hadislerde bu isimle anılmış özel bir dua değildir; halk arasında yerleşmiş bir kullanımdır.
Yaygın olarak okunan ve "nazar duası" adıyla bilinen metin şudur:
Arapça:
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لَامَّةٍ
Okunuşu:
Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmeti min külli şeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin lâmmetin.
Anlamı:
"Her şeytandan, zehirli haşerattan ve her nazar değdiren gözden Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım."
Kaynağı:
Sahih-i Buhari, Kitâbu'l-Enbiyâ. Bu dua Hz. Peygamber'in torunları Hasan ve Hüseyin için okuduğu rivayet edilen bir duadır. Aynı zamanda Hz. İbrahim'in İsmail ve İshak için bu şekilde Allah'a sığındığı da rivayetlerde aktarılmıştır.
Bu metin, kaynaklarda geçen ve nazara karşı okunabileceği bildirilen en güvenilir dualardan biridir.
Felak ve Nas sureleri, Kur'an'da haset ve kötülükten Allah'a sığınmayı konu alan iki suredir. Felak suresi, haset edenin şerrinden açıkça söz eder:
"Ve min şerri hâsidin izâ hased" — "Haset ettiğinde haset edenin şerrinden."
(Felak Suresi, 113:5)
Nas suresi ise insanların ve cinlerin vesvesesinden Allah'a sığınmayı anlatır. Bu iki sure birlikte "muavvizeteyn" olarak adlandırılır ve hadis kaynaklarında Hz. Peygamber'in bunları hem sabah-akşam hem de hasta ziyaretlerinde okuduğu aktarılır. Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim'de bu konuya ilişkin rivayetler bulunmaktadır.
Felak ve Nas surelerinin tam anlamıyla "nazar duası" olduğu söylenemez; ancak nazardan ve hasetten korunma niyetiyle okunmaları dinî açıdan geçerli bir uygulamadır.
Sahih-i Müslim'de yer alan bir rivayete göre Hz. Peygamber, nazar değdiğinde şu duanın okunmasını tavsiye etmiştir:
Okunuşu:
Allâhümme rabben-nâsi, ezhibili'l-be'se, işfi ente'ş-şâfî, lâ şifâe illâ şifâuke, şifâen lâ yugâdiru sekamâ.
Anlamı:
"Allah'ım, insanların Rabbi! Bu sıkıntıyı gider. Şifa ver; şifa veren yalnızca Sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Hiçbir hastalık bırakmayan bir şifa ver."
Bu dua genel bir şifa duasıdır; hadis kaynaklarında hasta ziyaretinde ve sıkıntı anında okunabileceği belirtilmiştir. Nazara özgü biçimde aktarılmış olmasa da nazar sonucu ortaya çıkan rahatsızlık için de okunabileceği alimlerce ifade edilmiştir.
Kaynaklarda "nazar duası" için belirlenmiş bir tekrar sayısı bulunmamaktadır. Sahih-i Buhari'deki rivayette Hz. Peygamber'in ilgili duayı okuduğu aktarılır; ancak belirli bir sayı zikredilmez. Sayıya ilişkin dolaşan bilgilerin büyük çoğunluğunun güvenilir bir kaynağı yoktur.
Hadis kaynaklarında nazarın gerçek olduğu ve bunun için dua edilebileceği belirtilmiştir. Sahih-i Müslim'de nazar değdiren kişinin abdest alması ve o suyla nazara uğrayan kişinin yıkanması şeklinde bir uygulama aktarılmıştır. Bunun yanı sıra Felak ve Nas surelerini okumak, yukarıda geçen "Eûzü bi-kelimâtillâh..." duasını okumak da rivayetlerde yer almaktadır.
Bu mesele İslam alimleri arasında tartışmalıdır. Genel kanıya göre nazar boncuğunu koruyucu güç taşıdığına inanarak kullanmak caiz değildir; zira korumanın yalnızca Allah'tan geleceği inancı tevhidin gereğidir. Süsleme amacıyla kullanılması ise ayrı bir değerlendirme konusudur. Konuyla ilgili kesin bir hüküm için güvenilir bir din aliminden görüş alınması daha sağlıklı olacaktır.
Nazarın gerçek olduğu İslam'da kabul görmektedir. Sahih-i Müslim'de yer alan bir hadiste Hz. Peygamber, "Nazar haktır" buyurmuştur. Bu nedenle nazardan korunmak amacıyla dua etmek dinî açıdan temelli bir uygulamadır. Ancak "nazar duası" ifadesi Kur'an veya hadislerde bu isimle anılmış özel bir dua değildir; halk arasında yerleşmiş bir kullanımdır.
Halk Arasında "Nazar Duası" Olarak Bilinen Metin
Yaygın olarak okunan ve "nazar duası" adıyla bilinen metin şudur:
Arapça:
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّةِ مِنْ كُلِّ شَيْطَانٍ وَهَامَّةٍ وَمِنْ كُلِّ عَيْنٍ لَامَّةٍ
Okunuşu:
Eûzü bi-kelimâtillâhi't-tâmmeti min külli şeytânin ve hâmmetin ve min külli aynin lâmmetin.
Anlamı:
"Her şeytandan, zehirli haşerattan ve her nazar değdiren gözden Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım."
Kaynağı:
Sahih-i Buhari, Kitâbu'l-Enbiyâ. Bu dua Hz. Peygamber'in torunları Hasan ve Hüseyin için okuduğu rivayet edilen bir duadır. Aynı zamanda Hz. İbrahim'in İsmail ve İshak için bu şekilde Allah'a sığındığı da rivayetlerde aktarılmıştır.
Bu metin, kaynaklarda geçen ve nazara karşı okunabileceği bildirilen en güvenilir dualardan biridir.
Felak ve Nas Surelerinin Nazarla İlişkisi
Felak ve Nas sureleri, Kur'an'da haset ve kötülükten Allah'a sığınmayı konu alan iki suredir. Felak suresi, haset edenin şerrinden açıkça söz eder:
"Ve min şerri hâsidin izâ hased" — "Haset ettiğinde haset edenin şerrinden."
(Felak Suresi, 113:5)
Nas suresi ise insanların ve cinlerin vesvesesinden Allah'a sığınmayı anlatır. Bu iki sure birlikte "muavvizeteyn" olarak adlandırılır ve hadis kaynaklarında Hz. Peygamber'in bunları hem sabah-akşam hem de hasta ziyaretlerinde okuduğu aktarılır. Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim'de bu konuya ilişkin rivayetler bulunmaktadır.
Felak ve Nas surelerinin tam anlamıyla "nazar duası" olduğu söylenemez; ancak nazardan ve hasetten korunma niyetiyle okunmaları dinî açıdan geçerli bir uygulamadır.
Nazara Uğrayan Kişi İçin Okunan Dua
Sahih-i Müslim'de yer alan bir rivayete göre Hz. Peygamber, nazar değdiğinde şu duanın okunmasını tavsiye etmiştir:
Okunuşu:
Allâhümme rabben-nâsi, ezhibili'l-be'se, işfi ente'ş-şâfî, lâ şifâe illâ şifâuke, şifâen lâ yugâdiru sekamâ.
Anlamı:
"Allah'ım, insanların Rabbi! Bu sıkıntıyı gider. Şifa ver; şifa veren yalnızca Sensin. Senin şifandan başka şifa yoktur. Hiçbir hastalık bırakmayan bir şifa ver."
Bu dua genel bir şifa duasıdır; hadis kaynaklarında hasta ziyaretinde ve sıkıntı anında okunabileceği belirtilmiştir. Nazara özgü biçimde aktarılmış olmasa da nazar sonucu ortaya çıkan rahatsızlık için de okunabileceği alimlerce ifade edilmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Nazar duası kaç defa okunmalıdır?
Kaynaklarda "nazar duası" için belirlenmiş bir tekrar sayısı bulunmamaktadır. Sahih-i Buhari'deki rivayette Hz. Peygamber'in ilgili duayı okuduğu aktarılır; ancak belirli bir sayı zikredilmez. Sayıya ilişkin dolaşan bilgilerin büyük çoğunluğunun güvenilir bir kaynağı yoktur.
Nazar değdiğinde ne yapılmalıdır?
Hadis kaynaklarında nazarın gerçek olduğu ve bunun için dua edilebileceği belirtilmiştir. Sahih-i Müslim'de nazar değdiren kişinin abdest alması ve o suyla nazara uğrayan kişinin yıkanması şeklinde bir uygulama aktarılmıştır. Bunun yanı sıra Felak ve Nas surelerini okumak, yukarıda geçen "Eûzü bi-kelimâtillâh..." duasını okumak da rivayetlerde yer almaktadır.
Nazar boncuğu kullanmak caiz midir?
Bu mesele İslam alimleri arasında tartışmalıdır. Genel kanıya göre nazar boncuğunu koruyucu güç taşıdığına inanarak kullanmak caiz değildir; zira korumanın yalnızca Allah'tan geleceği inancı tevhidin gereğidir. Süsleme amacıyla kullanılması ise ayrı bir değerlendirme konusudur. Konuyla ilgili kesin bir hüküm için güvenilir bir din aliminden görüş alınması daha sağlıklı olacaktır.