DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Kur'an'ın pek çok ayetinde peygamberlerin bizzat dile getirdiği dualar yer alır. Bu dualar; sıkıntı, şükür, tövbe, hidayet talebi ve tevekkül gibi farklı anlarda söylenmiş; Kur'an metnine geçerek kıyamete kadar okunmak üzere korunmuştur. Peygamberlerin duaları denildiğinde kastedilen, büyük çoğunlukla Kur'an ayetlerinde aktarılan bu münacaatlardır. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hadislerde rivayet edilen duaları ise ayrı bir kategori oluşturur ve bunlar Kütüb-i Sitte başta olmak üzere güvenilir hadis kaynaklarında yer alır.
Bu duaların önemi yalnızca tarihi değildir. Bir peygamberin hangi anda, hangi sözlerle Allah'a yöneldiğini bilmek; Müslüman için hem bir model hem de doğrudan bir dua kaynağıdır. Kur'an'da aktarılan peygamber duaları, kelimesi kelimesine ilahi kitapta sabitlendiğinden kaynak güvenilirliği tartışma götürmez.
Kur'an, onlarca peygamberin duasını doğrudan aktarır. Bunların bir kısmı kısa ve özlü münacaatlar, bir kısmı ise bağlamıyla birlikte uzunca anlatılan yakarışlardır. Aşağıda en çok bilinen ve en sık başvurulan peygamber duaları kaynaklarıyla birlikte verilmiştir.
Arapça:
أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Ennî messeniye'd-durru ve ente erhamü'r-râhimîn.
Anlamı:
"Şüphesiz bana dert ve sıkıntı dokundu; sen merhametlilerin en merhametlisisin."
Kaynağı: Enbiyâ Suresi, 83. ayet.
Bu dua, Hz. Eyyüb'ün uzun bir hastalık döneminde Allah'a yönelişini aktarır. Ayette şikâyet değil, Allah'ın rahmetine sığınma ön plandadır. Sıkıntı ve hastalık anında bu duayı okumak, Kur'an'a dayanan köklü bir uygulamadır.
Arapça:
لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn.
Anlamı:
"Senden başka hiçbir ilah yoktur. Sen her türlü eksiklikten münezzehsin. Şüphesiz ben zalimlerden oldum."
Kaynağı: Enbiyâ Suresi, 87. ayet.
Hz. Yunus'un balığın karnındayken okuduğu bu dua, Kur'an'da "Zü'n-Nûn'un duası" olarak da bilinir. Dua; tevhid, tenzih ve tövbeyi tek bir cümlede birleştirir. Hadis kaynaklarında da bu duanın faziletine dair rivayetler bulunmaktadır; Tirmizî'nin Sünen'inde Hz. Peygamber'in bu duayı özellikle tavsiye ettiğine dair rivayet yer alır.
Arapça:
رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلَاةِ وَمِن ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ
Okunuşu:
Rabbi'c'alnî mukîme's-salâti ve min zürriyyetî rabbenâ ve tekabbel duâ'.
Anlamı:
"Rabbim! Beni namazı dosdoğru kılanlardan eyle; neslimden de. Rabbimiz, duamı kabul buyur."
Kaynağı: İbrahim Suresi, 40. ayet.
Hz. İbrahim'in Kur'an'da aktarılan duaları oldukça çeşitlidir. Bu dua, hem kişisel salah hem de nesil için yapılan bir yakarışı örnekler. Bakara Suresi'nin 127–129. ayetlerinde Hz. İbrahim ve İsmail'in Kâbe'yi inşa ederken yaptıkları dua da bu kategoride değerlendirilir.
Arapça:
رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ
Okunuşu:
Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr.
Anlamı:
"Rabbim! Şüphesiz bana indireceğin her hayra muhtacım."
Kaynağı: Kasas Suresi, 24. ayet.
Hz. Musa'nın Medyen'e ulaştığında, yalnız ve yoksul bir hâldeyken söylediği bu kısa dua, sadeliğiyle dikkat çeker. Rızık ve hayır talep ederken Allah'a olan muhtaçlığı dile getirir.
Hz. Musa'nın bir diğer önemli duası ise Tâhâ Suresi 25–28. ayetlerinde geçen şu münacaattır:
Arapça:
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي
Okunuşu:
Rabbi'şrah lî sadrî ve yessir lî emrî vahlul ukdeten min lisânî yefkahû kavlî.
Bu duaların önemi yalnızca tarihi değildir. Bir peygamberin hangi anda, hangi sözlerle Allah'a yöneldiğini bilmek; Müslüman için hem bir model hem de doğrudan bir dua kaynağıdır. Kur'an'da aktarılan peygamber duaları, kelimesi kelimesine ilahi kitapta sabitlendiğinden kaynak güvenilirliği tartışma götürmez.
Kur'an'da Geçen Peygamber Duaları
Kur'an, onlarca peygamberin duasını doğrudan aktarır. Bunların bir kısmı kısa ve özlü münacaatlar, bir kısmı ise bağlamıyla birlikte uzunca anlatılan yakarışlardır. Aşağıda en çok bilinen ve en sık başvurulan peygamber duaları kaynaklarıyla birlikte verilmiştir.
Hz. Eyyüb'ün Duası — Sıkıntı ve Hastalık Anında
Arapça:
أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Ennî messeniye'd-durru ve ente erhamü'r-râhimîn.
Anlamı:
"Şüphesiz bana dert ve sıkıntı dokundu; sen merhametlilerin en merhametlisisin."
Kaynağı: Enbiyâ Suresi, 83. ayet.
Bu dua, Hz. Eyyüb'ün uzun bir hastalık döneminde Allah'a yönelişini aktarır. Ayette şikâyet değil, Allah'ın rahmetine sığınma ön plandadır. Sıkıntı ve hastalık anında bu duayı okumak, Kur'an'a dayanan köklü bir uygulamadır.
Hz. Yunus'un Duası — Tesbih ve Tövbe
Arapça:
لَا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü mine'z-zâlimîn.
Anlamı:
"Senden başka hiçbir ilah yoktur. Sen her türlü eksiklikten münezzehsin. Şüphesiz ben zalimlerden oldum."
Kaynağı: Enbiyâ Suresi, 87. ayet.
Hz. Yunus'un balığın karnındayken okuduğu bu dua, Kur'an'da "Zü'n-Nûn'un duası" olarak da bilinir. Dua; tevhid, tenzih ve tövbeyi tek bir cümlede birleştirir. Hadis kaynaklarında da bu duanın faziletine dair rivayetler bulunmaktadır; Tirmizî'nin Sünen'inde Hz. Peygamber'in bu duayı özellikle tavsiye ettiğine dair rivayet yer alır.
Hz. İbrahim'in Duası — Hidayet ve Nesil İçin
Arapça:
رَبِّ اجْعَلْنِي مُقِيمَ الصَّلَاةِ وَمِن ذُرِّيَّتِي رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَاءِ
Okunuşu:
Rabbi'c'alnî mukîme's-salâti ve min zürriyyetî rabbenâ ve tekabbel duâ'.
Anlamı:
"Rabbim! Beni namazı dosdoğru kılanlardan eyle; neslimden de. Rabbimiz, duamı kabul buyur."
Kaynağı: İbrahim Suresi, 40. ayet.
Hz. İbrahim'in Kur'an'da aktarılan duaları oldukça çeşitlidir. Bu dua, hem kişisel salah hem de nesil için yapılan bir yakarışı örnekler. Bakara Suresi'nin 127–129. ayetlerinde Hz. İbrahim ve İsmail'in Kâbe'yi inşa ederken yaptıkları dua da bu kategoride değerlendirilir.
Hz. Musa'nın Duası — İş ve Güç İçin
Arapça:
رَبِّ إِنِّي لِمَا أَنزَلْتَ إِلَيَّ مِنْ خَيْرٍ فَقِيرٌ
Okunuşu:
Rabbi innî limâ enzelte ileyye min hayrin fakîr.
Anlamı:
"Rabbim! Şüphesiz bana indireceğin her hayra muhtacım."
Kaynağı: Kasas Suresi, 24. ayet.
Hz. Musa'nın Medyen'e ulaştığında, yalnız ve yoksul bir hâldeyken söylediği bu kısa dua, sadeliğiyle dikkat çeker. Rızık ve hayır talep ederken Allah'a olan muhtaçlığı dile getirir.
Hz. Musa'nın bir diğer önemli duası ise Tâhâ Suresi 25–28. ayetlerinde geçen şu münacaattır:
Arapça:
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي
Okunuşu:
Rabbi'şrah lî sadrî ve yessir lî emrî vahlul ukdeten min lisânî yefkahû kavlî.