OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Peygamberlerin en çok okunan duaları arasında Hz. İbrahim'in Bakara 201. ayette geçen "Rabbena atina…" duası, Hz. Yunus'un Enbiya 87. ayette geçen "Lâ ilâhe illâ ente…" nidası ve Hz. Süleyman'ın Neml 19. ayette geçen şükür duası öne çıkar. Kur'an'da peygamberlere ait onlarca dua metni bulunmakla birlikte bu üçü hem Kur'an'da açıkça yer alması hem de hadislerde tavsiye edilmesi nedeniyle günümüzde en yaygın biçimde okunmaktadır. Bunlara ek olarak Hz. Musa'nın Taha 25–28. ayetlerdeki "Rabbişrahli sadri…" duası da özellikle bilgi ve kolaylık dileyenler arasında çok bilinen bir peygamber duasıdır.
Kur'an'da peygamberlerin duaları belirli bir ihtiyaç anında, doğrudan Allah'a yönelik ve sade bir dille aktarılmıştır. Bu duaları sıradan bir dua metni olarak değil, inanç ve teslimiyetin somutlaştığı cümleler olarak okumak gerekir. Aşağıda en çok okunan peygamber duaları, Kur'an'daki yerleri ve anlamlarıyla birlikte aktarılmaktadır.
Kur'an'da en çok okunan peygamber duası olma özelliğini taşıyan bu dua, Bakara suresi 201. ayette geçmektedir. Hz. İbrahim'e atfedilen bu dua kısa, kapsamlı ve hac ibadetinde de okunması sünnet olan bir dua olarak hadis literatüründe de yer bulmuştur.
Arapça:
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu:
Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı:
"Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru."
Kaynağı: Bakara suresi, 201. ayet. Buharî ve Müslim'de de bu duanın Hz. Peygamber tarafından sıklıkla okunduğu rivayet edilmiştir.
Bu duanın öne çıkmasının temel nedeni, hem dünya hem ahireti kapsayan geniş içeriğidir. Bir Müslüman tek bir cümleyle hem dünyevi iyilik hem uhrevî kurtuluş hem de cehennemden korunmayı dilemiş olur.
Peygamber duaları arasında kabul açısından en çok söz edilen dua Hz. Yunus'a aittir. Enbiya suresi 87. ayette, Hz. Yunus'un balığın karnında kaldığı sırada ettiği bu dua, hadis kaynaklarında özellikle sıkıntı ve darlık zamanlarında okunması tavsiye edilen bir dua olarak geçmektedir.
Arapça:
لَّا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez-zâlimîn.
Anlamı:
"Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben zalimlerden oldum."
Kaynağı: Enbiya suresi, 87. ayet. Tirmizî'de (3505) Hz. Peygamber'in bu duayı okuyan Müslümanın duasının kabul edileceğini bildirdiğine dair rivayet aktarılmaktadır.
Bu duanın yapısı dikkat çekicidir: Allah'ın birliğini ikrar, O'nu her türlü eksiklikten tenzih etme ve kendi kusurunu kabul etme bir arada bulunmaktadır. Tövbe ve yakarış anlarında bu üç unsurun bir arada olması, duayı özellikle anlamlı kılar.
Hz. Musa'nın peygamberlik görevine hazırlanırken ettiği bu dua, Taha suresi 25–28. ayetlerde yer alır. Özellikle bilgi edinme, konuşma, sınav veya herhangi bir göreve hazırlanma öncesinde okunması yaygınlaşmıştır.
Arapça:
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي
Okunuşu:
Rabbişrahlî sadrî ve yessirlî emrî vahlul ukdeten min lisânî yefkahû kavlî.
Anlamı:
"Rabbim, göğsümü aç, işimi kolaylaştır, dilimden düğümü çöz ki sözümü anlasınlar."
Kaynağı: Taha suresi, 25–28. ayetler.
Bu dua doğrudan bir peygamber kıssasından alıntılanmış olup metni Kur'an'da açıkça geçmektedir. Anlaşılır konuşma, bilginin aktarılması ve işlerin kolaylaşması için yapılan bir yakarıştır.
Neml suresi 19. ayette geçen bu dua, Hz. Süleyman'ın kendisine ve anne babasına verilen nimeti fark ettiği anda ettiği şükür duasıdır. Şükür ve nimet bilincini dile getiren bir peygamber duası olarak öne çıkar.
Arapça:
رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ
Kur'an'da peygamberlerin duaları belirli bir ihtiyaç anında, doğrudan Allah'a yönelik ve sade bir dille aktarılmıştır. Bu duaları sıradan bir dua metni olarak değil, inanç ve teslimiyetin somutlaştığı cümleler olarak okumak gerekir. Aşağıda en çok okunan peygamber duaları, Kur'an'daki yerleri ve anlamlarıyla birlikte aktarılmaktadır.
Hz. İbrahim'in Duası: Rabbena Atina
Kur'an'da en çok okunan peygamber duası olma özelliğini taşıyan bu dua, Bakara suresi 201. ayette geçmektedir. Hz. İbrahim'e atfedilen bu dua kısa, kapsamlı ve hac ibadetinde de okunması sünnet olan bir dua olarak hadis literatüründe de yer bulmuştur.
Arapça:
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu:
Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı:
"Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru."
Kaynağı: Bakara suresi, 201. ayet. Buharî ve Müslim'de de bu duanın Hz. Peygamber tarafından sıklıkla okunduğu rivayet edilmiştir.
Bu duanın öne çıkmasının temel nedeni, hem dünya hem ahireti kapsayan geniş içeriğidir. Bir Müslüman tek bir cümleyle hem dünyevi iyilik hem uhrevî kurtuluş hem de cehennemden korunmayı dilemiş olur.
Hz. Yunus'un Duası: Lâ İlâhe İllâ Ente
Peygamber duaları arasında kabul açısından en çok söz edilen dua Hz. Yunus'a aittir. Enbiya suresi 87. ayette, Hz. Yunus'un balığın karnında kaldığı sırada ettiği bu dua, hadis kaynaklarında özellikle sıkıntı ve darlık zamanlarında okunması tavsiye edilen bir dua olarak geçmektedir.
Arapça:
لَّا إِلَٰهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illâ ente subhâneke innî kuntu minez-zâlimîn.
Anlamı:
"Senden başka hiçbir ilah yoktur. Seni tenzih ederim. Şüphesiz ben zalimlerden oldum."
Kaynağı: Enbiya suresi, 87. ayet. Tirmizî'de (3505) Hz. Peygamber'in bu duayı okuyan Müslümanın duasının kabul edileceğini bildirdiğine dair rivayet aktarılmaktadır.
Bu duanın yapısı dikkat çekicidir: Allah'ın birliğini ikrar, O'nu her türlü eksiklikten tenzih etme ve kendi kusurunu kabul etme bir arada bulunmaktadır. Tövbe ve yakarış anlarında bu üç unsurun bir arada olması, duayı özellikle anlamlı kılar.
Hz. Musa'nın Duası: Rabbişrahli Sadri
Hz. Musa'nın peygamberlik görevine hazırlanırken ettiği bu dua, Taha suresi 25–28. ayetlerde yer alır. Özellikle bilgi edinme, konuşma, sınav veya herhangi bir göreve hazırlanma öncesinde okunması yaygınlaşmıştır.
Arapça:
رَبِّ اشْرَحْ لِي صَدْرِي وَيَسِّرْ لِي أَمْرِي وَاحْلُلْ عُقْدَةً مِّن لِّسَانِي يَفْقَهُوا قَوْلِي
Okunuşu:
Rabbişrahlî sadrî ve yessirlî emrî vahlul ukdeten min lisânî yefkahû kavlî.
Anlamı:
"Rabbim, göğsümü aç, işimi kolaylaştır, dilimden düğümü çöz ki sözümü anlasınlar."
Kaynağı: Taha suresi, 25–28. ayetler.
Bu dua doğrudan bir peygamber kıssasından alıntılanmış olup metni Kur'an'da açıkça geçmektedir. Anlaşılır konuşma, bilginin aktarılması ve işlerin kolaylaşması için yapılan bir yakarıştır.
Hz. Süleyman'ın Şükür Duası
Neml suresi 19. ayette geçen bu dua, Hz. Süleyman'ın kendisine ve anne babasına verilen nimeti fark ettiği anda ettiği şükür duasıdır. Şükür ve nimet bilincini dile getiren bir peygamber duası olarak öne çıkar.
Arapça:
رَبِّ أَوْزِعْنِي أَنْ أَشْكُرَ نِعْمَتَكَ الَّتِي أَنْعَمْتَ عَلَيَّ وَعَلَىٰ