Salavat Nedir?

DenizAksoy

Kayıtlı Kullanıcı
Salavat, Hz. Peygamber'e salât ve selam getirmek anlamına gelir. Arapça "salât" kökünden türeyen bu kelime, tekil olarak "salât", çoğul olarak "salavat" biçiminde kullanılır. Bir Müslümanın "Allahümme salli alâ Muhammed" veya benzer bir ifadeyle Peygamber'e dua etmesi, ona rahmet ve esenlik dilemesi eylemi olarak tanımlanır. Bu uygulama Kur'an'da açıkça emredilmiş, hadislerde ise ayrıntılı biçimde ele alınmıştır.

Salavat getirmenin temeli Ahzab suresinin 56. ayetine dayanır. Allah'ın ve meleklerin Peygamber'e salât ettiğini bildiren bu ayet, aynı zamanda müminlere de salât ve selam getirmelerini emreder. Bu nedenle salavat, yalnızca bir gelenek ya da halk arasında yaygınlaşmış bir uygulama değil; doğrudan Kur'an'ın emriyle temellenen bir ibadettir.

Kur'an'da Salavat Emri: Ahzab Suresi 56. Ayet​


Salavatin dinî dayanağı son derece açıktır. Ahzab suresinin 56. ayetinde şöyle buyrulur:

Arapça:
إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا

Okunuşu:
İnnallahe ve melâiketehu yusallûne alen-nebiyy. Yâ eyyuhellezîne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.

Anlamı:
"Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, tam bir teslimiyetle selam verin."

Kaynağı: Ahzab Suresi, 33:56

Bu ayette dikkat çeken bir nokta vardır: Allah'ın ve meleklerin Peygamber'e salât etmesi ile müminlerin salât etmesi aynı ayette bir arada zikredilir; ancak bu eylemlerin anlamı farklıdır. Allah'ın salâtı rahmet ve yüceltme, meleklerin salâtı dua ve istiğfar, müminlerin salâtı ise Peygamber'e hayır ve esenlik dilemek anlamına gelir. Ayetin bu nüansı, salavatın yalnızca kalıplaşmış bir söz değil, içerik bakımından derin bir dua olduğunu gösterir.

Salavat Nasıl Getirilir? Salli ve Barik Duaları​


Salavat getirmenin en yaygın biçimi, namazlarda okunan Salli ve Barik dualarıdır. Bu dualar, Hz. Peygamber'in sahabeye öğrettiği salavat metinleri olarak hadis kaynaklarında yer alır.

Arapça (Salli Duası):
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

Okunuşu:
Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd.

Anlamı:
"Allah'ım! İbrahim'e ve İbrahim'in ailesine salât ettiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in ailesine da salât et. Şüphesiz sen övülmeye layık ve yüce olansın."

Arapça (Barik Duası):
اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ

Okunuşu:
Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd.

Anlamı:
"Allah'ım! İbrahim'e ve İbrahim'in ailesine bereketini verdiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in ailesine da bereketini ver. Şüphesiz sen övülmeye layık ve yüce olansın."

Kaynağı: Buhârî, Enbiyâ 10; Müslim, Salât 65-66

Bu iki dua, namazın teşehhüd bölümünde okunur ve fıkıh mezhepleri arasında namazdaki yeri bakımından farklı değerlendirmeler bulunmakla birlikte, metinlerin sahihliği konusunda görüş birliği mevcuttur.

Daha kısa bir salavat getirmek de mümkündür. "Allahümme salli alâ Muhammed" ya da sadece "sallallahu aleyhi ve sellem" demek de salavat sayılır. Uzun formun zorunlu olduğuna dair kesin bir kaynak bulunmaz; ancak namazdaki okumalarda yukarıdaki tam metinler esas alınır.

Salavat Getirmenin Fazileti Hadislerde Nasıl Geçiyor?​


Hadis kaynaklarında salavatın faziletiyle ilgili çok sayıda rivayet yer alır. Bunların bir kısmı sahih kaynaklara dayanırken bir kısmının sıhhati tartışmalıdır; bu nedenle her rivayeti aynı kesinlikte aktarmak doğru olmaz.

Müslim'de geçen bir hadiste Hz. Peygamber şöyle buyurur: "Kim bana bir defa salavat getirirse Allah ona on kat rahmet eder." (Müslim, Salât 70) Bu rivayet,
 
Geri
Üst