Vesveseden Korunmak İçin Okunacak Dua

OguzYalcin

Kayıtlı Kullanıcı
Vesvese, zihnin isteksiz olduğu hâlde içine düşürüldüğü şüphe ve karanlık düşüncelerdir. İslam'da bu durumdan korunmak için en güçlü kaynaklı başvuru, Kur'an'ın son suresi olan Nâs Suresi'dir. Bu sure, doğrudan vesvese veren varlıktan Allah'a sığınmak amacıyla indirilmiş; hem bireysel hem de toplumsal anlamda insanı içten içe kemiren bu tehlikeye karşı okunması tavsiye edilmiştir. Bunun yanı sıra Felak Suresi ve Âyetü'l-Kürsî de vesveseden ve manevi zararlardan korunmada hadislerde zikredilen uygulamalar arasında yer alır.

Vesvese İçin Okunan Nâs Suresi​


Nâs Suresi, Kur'an'ın 114. suresidir ve doğrudan "vesvâsü'l-hannâs", yani sinsi vesvese vericiden Allah'a sığınmayı konu edinir. Surenin bu özelliği nedeniyle vesveseden korunmak için okunacak dua denildiğinde akla gelen ilk kaynaklı metin budur. Hz. Peygamber, Felak ve Nâs surelerinin birlikte okunmasını tavsiye etmiş; bu iki surenin kişiyi her türlü kötülükten koruyacağını bildirmiştir. (Ebû Dâvûd, Vitir, 24)

Arapça:

قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ ﴿١﴾ مَلِكِ النَّاسِ ﴿٢﴾ إِلَٰهِ النَّاسِ ﴿٣﴾ مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ ﴿٤﴾ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ ﴿٥﴾ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ ﴿٦﴾

Okunuşu:
Kul e'ûzü bi-rabbi'n-nâs. Meliki'n-nâs. İlâhi'n-nâs. Min şerri'l-vesvâsi'l-hannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûri'n-nâs. Mine'l-cinneti ve'n-nâs.

Anlamı:
"De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. İnsanların Melik'ine, insanların İlâhı'na. Sinsi vesvesecinin şerrinden; o ki insanların göğüslerine vesvese verir. Gerek cinlerden gerek insanlardan olan o vesveseciden."

Kaynağı: Kur'an-ı Kerim, Nâs Suresi, 114/1–6

Bu sure, özellikle namaz sonrasında, sabah-akşam zikirleri arasında ve uyumadan önce okunabilir. Hz. Peygamber'in günde üç defa Felak ve Nâs surelerini okuduğuna dair rivayet, Ebû Dâvûd ve Tirmizî'de yer almaktadır.

Felak Suresi de Vesveseden Korunmada Yer Alır​


Nâs Suresi ile birlikte okunan Felak Suresi de aynı koruyucu bütünün parçasıdır. Her ne kadar Felak Suresi vesveseden değil daha genel anlamda kötülüklerden, hasetten ve karanlıktan sığınmayı içerse de Nâs ile birlikte okunduğunda manevi bir bütünlük oluşturur. Hz. Peygamber bu iki sureyi "muavvizeteyn", yani "iki sığınma suresi" olarak nitelendirmiştir.

Arapça:

قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ ﴿١﴾ مِن شَرِّ مَا خَلَقَ ﴿٢﴾ وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ ﴿٣﴾ وَمِن شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ ﴿٤﴾ وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ ﴿٥﴾

Okunuşu:
Kul e'ûzü bi-rabbi'l-felak. Min şerri mâ halak. Ve min şerri ğâsikın izâ vekab. Ve min şerri'n-neffâsâti fi'l-ukad. Ve min şerri hâsidin izâ hased.

Anlamı:
"De ki: Şafağın Rabbine sığınırım. Yarattığı şeylerin şerrinden. Bastırdığında karanlığın şerrinden. Düğümlere üfleyenlerin şerrinden. Haset ettiğinde hasetçinin şerrinden."

Kaynağı: Kur'an-ı Kerim, Felak Suresi, 113/1–5

Namaz ve Abdest Sırasında Gelen Vesvese İçin Ne Yapılır?​


Namazda gelen vesvese, fıkıh ve hadis kaynaklarında özel olarak ele alınmıştır. Hz. Osman ibn Ebi'l-Âs, Hz. Peygamber'e namazda şeytanın kendisini karıştırdığını ve namazını bozduğunu söylemiş; bunun üzerine Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Bu Hinzib adlı bir şeytandır. Onu hissedince ondan Allah'a sığın, sol tarafına üç kez tükür." (Müslim, Selâm, 68) Bu hadis, namazda vesvese geldiğinde yapılacak uygulamayı açıkça ortaya koymaktadır.

Bunun yanı sıra vesvese geldiğinde "E'ûzü billâhi mine'ş-şeytânirracîm" demek, yani istiâzede bulunmak da sünnette yer alan bir uygulamadır. Kur'an'da da "Şeytandan sana bir vesvese gelirse hemen Allah'a sığın; O her şeyi işiten ve bilendir." (A'râf, 7/200) buyurulmuştur. Bu ayet doğrudan bir dua metni olmamakla bir
 
Geri
Üst