DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Kur'an'da şifa içeren altı ayet, hadis kaynaklarında "şifa ayetleri" olarak birlikte anılır ve pek çok âlim bu ayetleri hastalık, sıkıntı ve manevi arınma niyetiyle okumanın güzel bir amel olduğunu belirtmiştir. Bu altı ayet; Tevbe 14, Yunus 57, Nahl 69, İsra 82, Şuara 80 ve Fussilet 44. ayetlerdir. Her birinde "şifa" kelimesi doğrudan geçmekte olup bu özellik onları diğer ayetlerden ayırır. Aşağıda bu altı ayetin Arapça metni, Türkçe okunuşu ve anlamı bir arada verilmiştir.
1. Tevbe Suresi 14. Ayet
Arapça:
وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُّؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Ve yeşfi sudûra kavmin mü'minîn.
Anlamı:
"Ve mü'min bir toplumun göğüslerini (kalplerini) şifa bulduracak."
Kaynağı: Tevbe Suresi, 14. ayet (tam ayetin bir parçasıdır; ayetin tamamı savaş bağlamındadır, bu kısım kalplerin şifasına işaret eder).
2. Yunus Suresi 57. Ayet
Arapça:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِّمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Yâ eyyühen-nâsü kad câetkum mev'ızatün min Rabbikum ve şifâün limâ fis-sudûri ve hüden ve rahmetün lil-mü'minîn.
Anlamı:
"Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, göğüslerdeki (kalplerdeki) hastalıklara bir şifa, mü'minler için bir rehber ve rahmet geldi."
Kaynağı: Yunus Suresi, 57. ayet.
3. Nahl Suresi 69. Ayet
Arapça:
يَخْرُجُ مِن بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَانُهُ فِيهِ شِفَاءٌ لِّلنَّاسِ
Okunuşu:
Yahrucü min butûnihâ şerâbün muhtelifün elvânühû fîhi şifâün lin-nâs.
Anlamı:
"Onların (arıların) karınlarından çeşitli renklerde bir içecek çıkar; onda insanlar için şifa vardır."
Kaynağı: Nahl Suresi, 69. ayet (balın şifasından söz eden ayetin son kısmıdır).
4. İsra Suresi 82. Ayet
Arapça:
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Ve nünezzilü minel-Kur'âni mâ hüve şifâün ve rahmetün lil-mü'minîn.
Anlamı:
"Biz Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyi indiriyoruz."
Kaynağı: İsra Suresi, 82. ayet.
5. Şuara Suresi 80. Ayet
Arapça:
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
Okunuşu:
Ve izâ maridtü fe hüve yeşfîn.
Anlamı:
"Hastalandığımda bana şifa veren O'dur."
Kaynağı: Şuara Suresi, 80. ayet. Bu ayet Hz. İbrahim'in (a.s.) Allah'a yönelik münacaatının bir parçasıdır.
6. Fussilet Suresi 44. Ayet
Arapça:
قُلْ هُوَ لِلَّذِينَ آمَنُوا هُدًى وَشِفَاءٌ
Okunuşu:
Kul hüve lillezîne âmenû hüden ve şifâ'.
Anlamı:
"De ki: O, iman edenler için bir rehber ve şifadır."
Kaynağı: Fussilet Suresi, 44. ayet (ayetin tamamı Kur'an'ın niteliğini açıklar; bu kısım inananlara yönelik hidayet ve şifa vurgusunu taşır).
"6 Şifa Ayeti" ifadesi, Kur'an'da "şifâ" kökünden türeyen kelimelerin geçtiği altı ayeti bir araya getiren geleneksel bir derleme adıdır. Bu isim Kur'an'da veya hadislerde bu altı ayet için kullanılan resmî bir terim değildir; âlimler tarafından yapılan tematik bir tasniftir. Nitekim Kur'an'ın pek çok yerinde şifa kavramı geçmekte, ancak bu altı ayet doğrudan "şifâ" kelimesini barındırdığı için ayrıca öne çıkmaktadır.
Bu ayetlerin şifa niyetiyle okunabileceğine dair genel bir kabul olmakla birlikte, belirli bir sayıda veya belirli bir vakitte okunması gerektiğine ilişkin güvenilir bir hadis rivayeti bulunmamaktadır. Herhangi bir sayı ya da süre şartı koşmadan, niyet ve huşu ile okunması yeterlidir.
Altı ayet arasında Şuara 80. ayet ayrı bir yerde durur; zira bu ayet doğrudan bir dua cümlesi yapısındadır. Hz. İbrahim'in (a.s.)
6 Şifa Ayeti: Arapça Metin, Okunuş ve Anlam
1. Tevbe Suresi 14. Ayet
Arapça:
وَيَشْفِ صُدُورَ قَوْمٍ مُّؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Ve yeşfi sudûra kavmin mü'minîn.
Anlamı:
"Ve mü'min bir toplumun göğüslerini (kalplerini) şifa bulduracak."
Kaynağı: Tevbe Suresi, 14. ayet (tam ayetin bir parçasıdır; ayetin tamamı savaş bağlamındadır, bu kısım kalplerin şifasına işaret eder).
2. Yunus Suresi 57. Ayet
Arapça:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِّمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Yâ eyyühen-nâsü kad câetkum mev'ızatün min Rabbikum ve şifâün limâ fis-sudûri ve hüden ve rahmetün lil-mü'minîn.
Anlamı:
"Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, göğüslerdeki (kalplerdeki) hastalıklara bir şifa, mü'minler için bir rehber ve rahmet geldi."
Kaynağı: Yunus Suresi, 57. ayet.
3. Nahl Suresi 69. Ayet
Arapça:
يَخْرُجُ مِن بُطُونِهَا شَرَابٌ مُّخْتَلِفٌ أَلْوَانُهُ فِيهِ شِفَاءٌ لِّلنَّاسِ
Okunuşu:
Yahrucü min butûnihâ şerâbün muhtelifün elvânühû fîhi şifâün lin-nâs.
Anlamı:
"Onların (arıların) karınlarından çeşitli renklerde bir içecek çıkar; onda insanlar için şifa vardır."
Kaynağı: Nahl Suresi, 69. ayet (balın şifasından söz eden ayetin son kısmıdır).
4. İsra Suresi 82. Ayet
Arapça:
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Ve nünezzilü minel-Kur'âni mâ hüve şifâün ve rahmetün lil-mü'minîn.
Anlamı:
"Biz Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyi indiriyoruz."
Kaynağı: İsra Suresi, 82. ayet.
5. Şuara Suresi 80. Ayet
Arapça:
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
Okunuşu:
Ve izâ maridtü fe hüve yeşfîn.
Anlamı:
"Hastalandığımda bana şifa veren O'dur."
Kaynağı: Şuara Suresi, 80. ayet. Bu ayet Hz. İbrahim'in (a.s.) Allah'a yönelik münacaatının bir parçasıdır.
6. Fussilet Suresi 44. Ayet
Arapça:
قُلْ هُوَ لِلَّذِينَ آمَنُوا هُدًى وَشِفَاءٌ
Okunuşu:
Kul hüve lillezîne âmenû hüden ve şifâ'.
Anlamı:
"De ki: O, iman edenler için bir rehber ve şifadır."
Kaynağı: Fussilet Suresi, 44. ayet (ayetin tamamı Kur'an'ın niteliğini açıklar; bu kısım inananlara yönelik hidayet ve şifa vurgusunu taşır).
Bu Ayetlerin "6 Şifa Ayeti" Olarak Anılması Hakkında
"6 Şifa Ayeti" ifadesi, Kur'an'da "şifâ" kökünden türeyen kelimelerin geçtiği altı ayeti bir araya getiren geleneksel bir derleme adıdır. Bu isim Kur'an'da veya hadislerde bu altı ayet için kullanılan resmî bir terim değildir; âlimler tarafından yapılan tematik bir tasniftir. Nitekim Kur'an'ın pek çok yerinde şifa kavramı geçmekte, ancak bu altı ayet doğrudan "şifâ" kelimesini barındırdığı için ayrıca öne çıkmaktadır.
Bu ayetlerin şifa niyetiyle okunabileceğine dair genel bir kabul olmakla birlikte, belirli bir sayıda veya belirli bir vakitte okunması gerektiğine ilişkin güvenilir bir hadis rivayeti bulunmamaktadır. Herhangi bir sayı ya da süre şartı koşmadan, niyet ve huşu ile okunması yeterlidir.
Şuara 80. Ayet Neden Özellikle Öne Çıkar?
Altı ayet arasında Şuara 80. ayet ayrı bir yerde durur; zira bu ayet doğrudan bir dua cümlesi yapısındadır. Hz. İbrahim'in (a.s.)