DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Kur'an-ı Kerim'de "şifa" kelimesi doğrudan geçen beş ayet bulunmaktadır. Bu ayetler; Yunus Suresi 57. ayet, Nahl Suresi 69. ayet, İsra Suresi 82. ayet, Fussilet Suresi 44. ayet ve Şuara Suresi 80. ayettir. Bunların yanı sıra şifa kavramıyla anlam olarak ilişkili başka ayetler de vardır; ancak "şifa" kelimesi yalnızca bu beş ayette açıkça geçmektedir.
Bu ayetlerin her biri farklı bir bağlamda şifadan söz eder. Bir kısmı Kur'an'ın kendisini şifa olarak tanımlarken bir kısmı bal arısının ürettiği balı, bir diğeri ise yalnızca Allah'ın şifa verdiğini anlatır. Dolayısıyla bu ayetleri birlikte incelemek, şifanın Kur'an'daki anlam katmanlarını daha iyi kavramayı sağlar.
Aşağıda her ayetin Arapçası, Türkçe okunuşu, anlamı ve sure bilgisi yer almaktadır.
Arapça:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Yâ eyyühen-nâsü kad câetkum mev'ızatün min rabbikum ve şifâün limâ fis-sudûri ve hüden ve rahmetün lil-mü'minîn.
Anlamı:
"Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, kalplerde olana bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir."
Kaynağı: Yunus Suresi, 57. ayet
Bu ayette şifa, Kur'an'ın özelliği olarak tanımlanır ve kalplerde bulunan şeylere, yani manevi hastalıklara yönelik bir şifa olduğu vurgulanır.
Arapça:
ثُمَّ كُلِي مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُكِي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُخْتَلِفٌ أَلْوَانُهُ فِيهِ شِفَاءٌ لِلنَّاسِ
Okunuşu:
Sümme külî min küllis-semerâti feslükî sübüle rabbiki zülulen, yahrücü min büthûnihâ şerâbün muhtelifün elvânühü fîhi şifâün lin-nâs.
Anlamı:
"Sonra meyvelerin hepsinden ye, Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollara gir. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir içecek çıkar ki onda insanlar için şifa vardır."
Kaynağı: Nahl Suresi, 69. ayet
Bu ayet bal arısını ve ürettiği balı konu alır. "Fîhi şifâün lin-nâs" ifadesiyle balın insanlar için şifa taşıdığı belirtilir. Ayetteki şifa ifadesi hem hakiki hem de mecazi yorumlara konu olmuştur; klasik müfessirler çoğunlukla bunun fiziksel bir şifaya işaret ettiğini kabul etmiştir.
Arapça:
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ وَلَا يَزِيدُ الظَّالِمِينَ إِلَّا خَسَارًا
Okunuşu:
Ve nünezzilü minel-Kur'âni mâ hüve şifâün ve rahmetün lil-mü'minîne ve lâ yezîdüz-zâlimîne illâ hasârâ.
Anlamı:
"Biz Kur'an'dan müminler için şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise yalnızca zararını artırır."
Kaynağı: İsra Suresi, 82. ayet
Yunus 57. ayetle birlikte bu ayet de Kur'an'ın şifa niteliğini doğrudan ifade eden en temel ayetlerden biridir. Müfessirler buradaki şifayı hem manevi hem de genel anlamda bir iyileşme olarak yorumlamıştır.
Arapça:
قُلْ هُوَ لِلَّذِينَ آمَنُوا هُدًى وَشِفَاءٌ
Okunuşu:
Kul hüve lillezîne âmenû hüden ve şifâ'.
Anlamı:
"De ki: O, iman edenler için bir hidayet ve şifadır."
Kaynağı: Fussilet Suresi, 44. ayet (ayetin devamından alınan kısım)
Bu ayetin bağlamında Kur'an'ın Arapça mı yoksa başka bir dilde mi indirilmesi gerektiği tartışmasına yer verilir; ardından Kur'an'ın müminler için hidayet ve şifa olduğu belirtilir.
Arapça:
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
Okunuşu:
Ve izâ maridtü fehüve yeşfîn.
Anlamı:
"Hastalandığımda bana şifa veren O'dur."
Kaynağı: Şuara Suresi, 80. ayet
Bu ayet, Hz. İbrahim'in Allah'ı tanıtırken sıraladığı n
Bu ayetlerin her biri farklı bir bağlamda şifadan söz eder. Bir kısmı Kur'an'ın kendisini şifa olarak tanımlarken bir kısmı bal arısının ürettiği balı, bir diğeri ise yalnızca Allah'ın şifa verdiğini anlatır. Dolayısıyla bu ayetleri birlikte incelemek, şifanın Kur'an'daki anlam katmanlarını daha iyi kavramayı sağlar.
Şifa Kelimesinin Geçtiği Beş Ayet
Aşağıda her ayetin Arapçası, Türkçe okunuşu, anlamı ve sure bilgisi yer almaktadır.
1. Yunus Suresi 57. Ayet
Arapça:
يَا أَيُّهَا النَّاسُ قَدْ جَاءَتْكُمْ مَوْعِظَةٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَشِفَاءٌ لِمَا فِي الصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ
Okunuşu:
Yâ eyyühen-nâsü kad câetkum mev'ızatün min rabbikum ve şifâün limâ fis-sudûri ve hüden ve rahmetün lil-mü'minîn.
Anlamı:
"Ey insanlar! Size Rabbinizden bir öğüt, kalplerde olana bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir."
Kaynağı: Yunus Suresi, 57. ayet
Bu ayette şifa, Kur'an'ın özelliği olarak tanımlanır ve kalplerde bulunan şeylere, yani manevi hastalıklara yönelik bir şifa olduğu vurgulanır.
2. Nahl Suresi 69. Ayet
Arapça:
ثُمَّ كُلِي مِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ فَاسْلُكِي سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا يَخْرُجُ مِنْ بُطُونِهَا شَرَابٌ مُخْتَلِفٌ أَلْوَانُهُ فِيهِ شِفَاءٌ لِلنَّاسِ
Okunuşu:
Sümme külî min küllis-semerâti feslükî sübüle rabbiki zülulen, yahrücü min büthûnihâ şerâbün muhtelifün elvânühü fîhi şifâün lin-nâs.
Anlamı:
"Sonra meyvelerin hepsinden ye, Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollara gir. Onların karınlarından renkleri çeşitli bir içecek çıkar ki onda insanlar için şifa vardır."
Kaynağı: Nahl Suresi, 69. ayet
Bu ayet bal arısını ve ürettiği balı konu alır. "Fîhi şifâün lin-nâs" ifadesiyle balın insanlar için şifa taşıdığı belirtilir. Ayetteki şifa ifadesi hem hakiki hem de mecazi yorumlara konu olmuştur; klasik müfessirler çoğunlukla bunun fiziksel bir şifaya işaret ettiğini kabul etmiştir.
3. İsra Suresi 82. Ayet
Arapça:
وَنُنَزِّلُ مِنَ الْقُرْآنِ مَا هُوَ شِفَاءٌ وَرَحْمَةٌ لِلْمُؤْمِنِينَ وَلَا يَزِيدُ الظَّالِمِينَ إِلَّا خَسَارًا
Okunuşu:
Ve nünezzilü minel-Kur'âni mâ hüve şifâün ve rahmetün lil-mü'minîne ve lâ yezîdüz-zâlimîne illâ hasârâ.
Anlamı:
"Biz Kur'an'dan müminler için şifa ve rahmet olan şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise yalnızca zararını artırır."
Kaynağı: İsra Suresi, 82. ayet
Yunus 57. ayetle birlikte bu ayet de Kur'an'ın şifa niteliğini doğrudan ifade eden en temel ayetlerden biridir. Müfessirler buradaki şifayı hem manevi hem de genel anlamda bir iyileşme olarak yorumlamıştır.
4. Fussilet Suresi 44. Ayet
Arapça:
قُلْ هُوَ لِلَّذِينَ آمَنُوا هُدًى وَشِفَاءٌ
Okunuşu:
Kul hüve lillezîne âmenû hüden ve şifâ'.
Anlamı:
"De ki: O, iman edenler için bir hidayet ve şifadır."
Kaynağı: Fussilet Suresi, 44. ayet (ayetin devamından alınan kısım)
Bu ayetin bağlamında Kur'an'ın Arapça mı yoksa başka bir dilde mi indirilmesi gerektiği tartışmasına yer verilir; ardından Kur'an'ın müminler için hidayet ve şifa olduğu belirtilir.
5. Şuara Suresi 80. Ayet
Arapça:
وَإِذَا مَرِضْتُ فَهُوَ يَشْفِينِ
Okunuşu:
Ve izâ maridtü fehüve yeşfîn.
Anlamı:
"Hastalandığımda bana şifa veren O'dur."
Kaynağı: Şuara Suresi, 80. ayet
Bu ayet, Hz. İbrahim'in Allah'ı tanıtırken sıraladığı n