Bir İsteğin Gerçekleşmesi İçin Hangi Dua Okunur?

OguzYalcin

Kayıtlı Kullanıcı
Bir isteğin gerçekleşmesi için okunabilecek en temel dua, Hz. Peygamber'in sıkıntılı anlarda başvurduğu ve hadis kaynaklarında yer alan "Hasbünallâhü ve ni'mel vekîl" zikridir. Bunun yanı sıra hacet namazı ve akabinde okunan hacet duası, Kur'an'dan dua içeren ayetler ve istek bildiren münacaatlar bu amaçla okunabilir. Ancak "istek duası" adıyla Kur'an veya hadislerde özel olarak belirlenmiş tek bir dua bulunmaz; kullanıcının ihtiyacına, niyetine ve durumuna göre farklı kaynaklı dualar tercih edilebilir.

Bir şeyi Allah'tan istemek, dilekçe sunmak gibi resmî bir eylem değildir. Kul, herhangi bir anda, herhangi bir dille, Allah'a doğrudan yönelip isteyebilir. Fakat Hz. Peygamber'den aktarılan ve belirli durumlara özgü duaların okunması hem sünnete uygun hem de manevi açıdan daha kıymetli kabul edilir. Aşağıda, bir isteğin gerçekleşmesi niyetiyle okunabilecek kaynaklı dualar ve uygulamalar ele alınmaktadır.

Hacet Duası: Bir İstek İçin Kaynaklı Uygulama​


Bir isteğin gerçekleşmesi için en doğrudan kaynaklı uygulama hacet namazı ve akabinde okunan hacet duasıdır. Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed b. Hanbel'in Müsned'inde rivayet edilen bu uygulamaya göre kişi abdest alır, iki rekât namaz kılar ve ardından Allah'a ihtiyacını arz eder.

Bu uygulamanın kaynağı olan hadiste Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: Kişi abdest alır, iki rekât namaz kılar, Allah'a hamd ve salât getirir, ardından şu duayı okur:

Arapça:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ الْحَلِيمُ الْكَرِيمُ، سُبْحَانَ اللَّهِ رَبِّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ، الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ، أَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائِمَ مَغْفِرَتِكَ، وَالْغَنِيمَةَ مِنْ كُلِّ بِرٍّ، وَالسَّلَامَةَ مِنْ كُلِّ إِثْمٍ، لَا تَدَعْ لِي ذَنْبًا إِلَّا غَفَرْتَهُ، وَلَا هَمًّا إِلَّا فَرَّجْتَهُ، وَلَا حَاجَةً هِيَ لَكَ رِضًا إِلَّا قَضَيْتَهَا يَا أَرْحَمَ الرَّاحِمِينَ

Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhü'l-halîmü'l-kerîm, sübhânallâhi Rabbi'l-arşi'l-azîm, el-hamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn, es'elüke mûcibâti rahmetik, ve azâime mağfiretik, ve'l-ğanîmete min külli birr, ve's-selâmete min külli ism, lâ teda'lî zenben illâ ğaferteh, ve lâ hemmân illâ ferracteh, ve lâ hâceten hiye leke ridân illâ kadaytehâ yâ erhame'r-râhimîn.

Anlamı:
"Allah'tan başka ilah yoktur. O Halim'dir, Kerim'dir. Büyük arşın Rabbi olan Allah'ı tenzih ederim. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. Senden rahmetini gerektiren şeyleri, mağfiretinin kesinleşmesini, her iyilikten nasip almayı ve her günahtan selamet bulmayı istiyorum. Bağışlamadığın hiçbir günahımı, açmadığın hiçbir sıkıntımı ve razı olduğun hiçbir isteğimi karşılıksız bırakma; ey merhametlilerin en merhametlisi."

Kaynağı:
Tirmizî, Vitir 17 (479); İbn Mâce, İkâme 189 (1384)

Duanın ardından kişi, Allah'a kendi isteğini kendi diliyle ve samimiyetle arz eder. Bu bölümde Arapça bir kalıba bağlı kalınması şart değildir; önemli olan niyetin ve talebin içtenlikle dile getirilmesidir.

"Hasbünallâh ve Ni'mel Vekîl" Zikri​


Bir isteğin gerçekleşmesini ummak, aynı zamanda Allah'a tam anlamıyla tevekkül etmeyi gerektirir. Hz. Peygamber'in sıkıntılı anlarda okuduğu ve Kur'an'da da geçen bu zikir, isteğini Allah'a bırakmak isteyen kişi için çok anlamlı bir ifadedir.

Arapça:
حَسْبُنَا اللَّهُ وَنِعْمَ الْوَكِيلُ

Okunuşu:
Hasbünallâhü ve ni'mel vekîl.

Anlamı:
"Allah bize yeter; O ne güzel vekildir."

Kaynağı:
Âl-i İmrân Suresi, 173. ayet. Aynı zamanda Buhârî'de (Tefsîru sûreti Âl-i İmrân) Hz. İbrahim'in ateşe atılırken bu sözü söylediği ve Hz. Peygamber'in de bunu okuduğu rivayet edilmektedir.

Bu zikir, bir dilekten çok Allah'a teslimiyeti ifade eder. İsteğin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair kaygıyı taşırken içi daralan kişi için hem bir teselli hem de bir tevekkül ifadesidir.

Kur'an'da Geçen Dua İçeren Ayetler​


K
 
Geri
Üst