DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Namazda son okunan dua, Sübhâneke duasıyla başlayan namazın kapanış bölümünde, yani son oturuşta (ka'de-i ahîre) okunan Allahümme salli ve Allahümme bârik salavatleri ile Rabbenâ âtinâ duasıdır. Ancak bunların ardından, namazı bitirmeden hemen önce okunan ve büyük çoğunluğun "namazın son duası" olarak bildiği dua et-Tehiyyâtü'nün devamındaki salavat ve duadır. Daha açık ifadeyle: selam verilmeden önceki son dua olarak Hanefî geleneğinde Rabbenâ âtinâ veya benzeri bir dua, bazı uygulamalarda ise yalnızca salavat ile yetinilir.
Namazın son oturuşunda sırayla şunlar okunur: önce Ettehiyyâtü (tahiyyat duası), ardından Allahümme salli ve Allahümme bârik salavatleri, son olarak da bir dua. Bu duanın ne olacağı konusunda mezhepler arasında ince bir fark bulunur. Hanefî mezhebine göre Kur'an'dan veya hadislerde geçen bir dua okunması yeterlidir; Rabbenâ âtinâ bunların en yaygın olanıdır. Şafiî mezhebine göre ise son oturuşta salavattan sonra dua okunması sünnettir ve bu dua farz namazlarda da geçerlidir.
Namazın son rek'atinde oturunca önce Ettehiyyâtü okunur. Bu dua, Hz. Peygamber'in Mi'rac'ta Allah ile gerçekleştiği rivayet edilen karşılıklı selamlara dayandırılır ve Müslim ile Buhârî başta olmak üzere sahih hadis kaynaklarında yer alır.
Ettehiyyâtü'nün ardından Allahümme salli (salavat-ı İbrahimiyye) ve Allahümme bârik duaları okunur. Bu salavat da sahih hadislerle sabittir; ashab, Hz. Peygamber'e nasıl salavat getireceklerini sormuş, o da bu formülü öğretmiştir (Buhârî, Enbiyâ 10; Müslim, Salât 65).
Salavatın ardından gelen dua ise namazın tam anlamıyla son duasıdır. En yaygın biçimiyle şu şekilde okunur:
Arapça:
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu:
Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı:
"Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru."
Kaynağı:
Bakara suresi, 201. ayet. Aynı zamanda Hz. Peygamber'in bu duayı sıklıkla okuduğu Buhârî ve Müslim'de rivayet edilmiştir.
Hanefî mezhebine göre son oturuşta salavattan sonra dua okumak vacip değil, sünnettir. Namazı bozmaz; ancak terkedilmesi mekruh sayılır. Şafiî mezhebine göre ise son oturuşta dua okumak sünnet-i müekkededir ve bu konuda Hz. Peygamber'in uygulamasına dayanılır.
Önemli bir ayrıntı: Hanefî mezhebine göre bu dua, Kur'an'dan veya hadislerden alınmış olmalıdır. Dünyevî bir isteği doğrudan Türkçe veya başka bir dilde dile getirmek, Hanefî usulünde namazı bozabilir. Bu nedenle Rabbenâ âtinâ gibi Kur'an kaynaklı dualar tercih edilir.
Rabbenâ âtinâ dışında, namazın sonunda okunduğu hadislerde rivayet edilen başka dualar da mevcuttur. Bunların en bilineni şudur:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ جَهَنَّمَ وَمِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ
Okunuşu:
Allâhümme innî eûzü bike min azâbi cehennem, ve min azâbil-kabr, ve min fitnetil-mahyâ vel-memât, ve min şerri fitnetil-mesîhid-deccâl.
Anlamı:
"Allah'ım! Cehennem azabından, kabir azabından, hayat ve ölüm fitnesinden ve Deccal fitnesinin şerrinden sana sığınırım."
Kaynağı:
Müslim, Mesâcid 128; Ebû Dâvûd, Vitr 26. Hz. Peygamber bu duayı son oturuşta, teşehhütten sonra okurdu.
Bu iki dua arasında tercih yapmak mümkündür. Bazı âlimler her ikisini de peş peşe okumanın bir sakıncası olmadığını belirtmiştir.
Hanefî mezhebine göre namaz geçerlidir; çünkü son oturuşta salavattan sonra dua okumak vacip değil, sünnettir. Ancak bu sünneti terk etmek mekruh sayılır. Şafiî mezhebine göre de namaz bozulmaz; dua sünnettir, farz değildir.
Namazın son oturuşunda sırayla şunlar okunur: önce Ettehiyyâtü (tahiyyat duası), ardından Allahümme salli ve Allahümme bârik salavatleri, son olarak da bir dua. Bu duanın ne olacağı konusunda mezhepler arasında ince bir fark bulunur. Hanefî mezhebine göre Kur'an'dan veya hadislerde geçen bir dua okunması yeterlidir; Rabbenâ âtinâ bunların en yaygın olanıdır. Şafiî mezhebine göre ise son oturuşta salavattan sonra dua okunması sünnettir ve bu dua farz namazlarda da geçerlidir.
Son Oturuşta Okunan Duaların Sırası
Namazın son rek'atinde oturunca önce Ettehiyyâtü okunur. Bu dua, Hz. Peygamber'in Mi'rac'ta Allah ile gerçekleştiği rivayet edilen karşılıklı selamlara dayandırılır ve Müslim ile Buhârî başta olmak üzere sahih hadis kaynaklarında yer alır.
Ettehiyyâtü'nün ardından Allahümme salli (salavat-ı İbrahimiyye) ve Allahümme bârik duaları okunur. Bu salavat da sahih hadislerle sabittir; ashab, Hz. Peygamber'e nasıl salavat getireceklerini sormuş, o da bu formülü öğretmiştir (Buhârî, Enbiyâ 10; Müslim, Salât 65).
Salavatın ardından gelen dua ise namazın tam anlamıyla son duasıdır. En yaygın biçimiyle şu şekilde okunur:
Arapça:
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu:
Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı:
"Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru."
Kaynağı:
Bakara suresi, 201. ayet. Aynı zamanda Hz. Peygamber'in bu duayı sıklıkla okuduğu Buhârî ve Müslim'de rivayet edilmiştir.
Namazda Son Duanın Okunmasının Hükmü Nedir?
Hanefî mezhebine göre son oturuşta salavattan sonra dua okumak vacip değil, sünnettir. Namazı bozmaz; ancak terkedilmesi mekruh sayılır. Şafiî mezhebine göre ise son oturuşta dua okumak sünnet-i müekkededir ve bu konuda Hz. Peygamber'in uygulamasına dayanılır.
Önemli bir ayrıntı: Hanefî mezhebine göre bu dua, Kur'an'dan veya hadislerden alınmış olmalıdır. Dünyevî bir isteği doğrudan Türkçe veya başka bir dilde dile getirmek, Hanefî usulünde namazı bozabilir. Bu nedenle Rabbenâ âtinâ gibi Kur'an kaynaklı dualar tercih edilir.
Selam Vermeden Önce Okunabilecek Diğer Dualar
Rabbenâ âtinâ dışında, namazın sonunda okunduğu hadislerde rivayet edilen başka dualar da mevcuttur. Bunların en bilineni şudur:
Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابِ جَهَنَّمَ وَمِنْ عَذَابِ الْقَبْرِ وَمِنْ فِتْنَةِ الْمَحْيَا وَالْمَمَاتِ وَمِنْ شَرِّ فِتْنَةِ الْمَسِيحِ الدَّجَّالِ
Okunuşu:
Allâhümme innî eûzü bike min azâbi cehennem, ve min azâbil-kabr, ve min fitnetil-mahyâ vel-memât, ve min şerri fitnetil-mesîhid-deccâl.
Anlamı:
"Allah'ım! Cehennem azabından, kabir azabından, hayat ve ölüm fitnesinden ve Deccal fitnesinin şerrinden sana sığınırım."
Kaynağı:
Müslim, Mesâcid 128; Ebû Dâvûd, Vitr 26. Hz. Peygamber bu duayı son oturuşta, teşehhütten sonra okurdu.
Bu iki dua arasında tercih yapmak mümkündür. Bazı âlimler her ikisini de peş peşe okumanın bir sakıncası olmadığını belirtmiştir.
Sıkça Sorulan Sorular
Namazın son duasını okumadan selam versem namaz geçerli olur mu?
Hanefî mezhebine göre namaz geçerlidir; çünkü son oturuşta salavattan sonra dua okumak vacip değil, sünnettir. Ancak bu sünneti terk etmek mekruh sayılır. Şafiî mezhebine göre de namaz bozulmaz; dua sünnettir, farz değildir.