DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Peygamberimiz (s.a.v.), vesvese geldiğinde Felak ve Nas surelerini okur, "Eûzü billâhi mine'ş-şeytânirracîm" derdi. Bunların yanı sıra hadislerde vesvese anında okunması tavsiye edilen özel bir dua da rivayet edilmiştir. Bu dua, şeytanın kışkırtmasından ve kötü düşüncelerden Allah'a sığınmayı ifade eder.
Hadis kaynaklarında aktarılan rivayete göre Hz. Peygamber (s.a.v.), birine vesvese geldiğinde şu duayı okumasını tavsiye etmiştir:
Arapça:
آمَنْتُ بِاللهِ وَرُسُلِهِ
Okunuşu:
Âmentü billâhi ve rusulih.
Anlamı:
"Allah'a ve O'nun peygamberlerine iman ettim."
Kaynağı:
Buhârî, Bed'ü'l-Halk, 11; Müslim, İman, 214. Her iki kaynakta da Hz. Peygamber'in, vesvese geldiğinde bu sözü söylemesi gerektiğini belirttiği aktarılmaktadır.
Bu duanın arkasındaki mantık şudur: Şeytan, kişiyi imanının temellerine dair şüpheye düşürmeye çalışır. Bu cümle, o şüpheye karşı imanı yenilemenin kısa ve güçlü bir ifadesidir.
Hadislerde vesvese karşısında Peygamberimizin uyguladığı birkaç yöntem aktarılmaktadır. Bunların başında istiâze, yani "Eûzü billâhi mine'ş-şeytânirracîm" demek gelir. Müslim'in rivayetine göre Hz. Peygamber (s.a.v.), şeytanın vesvesesini hisseden kişiye şöyle buyurmuştur: "Allah'a sığınsın ve bu düşünceleri bıraksın." (Müslim, İman, 211)
Felak ve Nas surelerini okumak da bu bağlamda rivayet edilmiştir. Özellikle Nas suresi doğrudan vesvese konusunu ele alır; "Sinelere vesvese veren, insanlar arasında gizlenip duran o sinsi vesvesecinin şerrinden" Allah'a sığınmayı içerir (Nas suresi, 4–6). Hz. Peygamber, sabah-akşam bu sureleri okumanın kişiyi koruyacağını belirtmiştir. (Ebû Dâvûd, Edeb, 100; Tirmizî, Deavât, 98)
Bir diğer tavsiye ise vesvese geldiğinde o düşünce üzerinde durmamak, konuyu değiştirmek ya da namaz kılmaktır. Buhârî ve Müslim'deki rivayetlerde Hz. Peygamber, vesveseli düşüncelerin peşinden gidilmemesi gerektiğini, bu düşünceleri bırakmanın en doğru tutum olduğunu açıkça ifade etmiştir.
Nas suresi, Kur'an'da doğrudan vesvese kavramını geçiren tek suredir. Surede "el-vesvâsü'l-hannâs" ifadesi kullanılır; bu, "geri çekilen sinsi vesveseci" anlamına gelir ve şeytanın davranışını tanımlar.
Nas suresi, Allah'ın Rabb, Melik ve İlah olduğunu üç ayrı sıfatla vurgulayarak başlar. Bu yapı, vesvese karşısında kişinin sığınacağı merciin kim olduğunu güçlü biçimde ortaya koyar. Hz. Peygamber'in bu sureyi özellikle yatmadan önce okuduğu ve hastalık dönemlerinde de başvurduğu rivayet edilmektedir. (Buhârî, Fedâilü'l-Kur'ân, 14)
Sahabe, zaman zaman zihinlerine gelen rahatsız edici düşüncelerden Hz. Peygamber'e şikâyet ederdi. Müslim'de aktarılan bir rivayette sahabeden bir grup, "İçimizden biri, söylemesi çok ağır gelecek şeyler düşünüyor" diye geldi. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle cevap verdi: "Bu açık bir imandır." (Müslim, İman, 211)
Bu hadis, vesvese düşüncelerinin kişinin imanını zayıflattığı anlamına gelmez. Aksine, o düşünceleri ağır bulmanın, onları reddetmenin imanın bir göstergesi olduğunu ifade eder. Hz. Peygamber bu noktayı açıkça belirterek sahabeyi rahatlatmıştır.
Aynı rivayetin bir başka versiyonunda Hz. Peygamber, vesvese geldiğinde "Âmentü billâhi ve rusulih" denilmesini tavsiye etmiştir. Bu cümle, şeytanın şüphe tohumlarına karşı imanı dillendirmenin kısa ve etkili bir yoludur.
Hadis kaynaklarına göre bu iki sure, vesvese dahil pek çok manevi tehlikeye karşı okunması tavsiye edilen sureler arasındadır. Hz. Peygamber bunları sabah-akşam okumayı tavsiye etmiştir. Ancak vesvese anında "Eûzü billâhi mine'ş-şeytânirracîm" demek ve "Âmentü billâhi ve rusulih" cümlesini söylemek de hadislerde ayrıca aktarılmıştır. Bu uygulamalar birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan tavsiyelerdir.
Hayır. Hz. Peygamber, istemsiz gelen ve kişiyi rahatsız eden vesvese düşüncelerinin günah sayılmadığını açıkça belirtmiştir. Buhârî ve Müslim'de yer alan hadislerde, kişinin bu düşünceler üzerinde durmadığı ve onları benimsemediği s
Hadis kaynaklarında aktarılan rivayete göre Hz. Peygamber (s.a.v.), birine vesvese geldiğinde şu duayı okumasını tavsiye etmiştir:
Arapça:
آمَنْتُ بِاللهِ وَرُسُلِهِ
Okunuşu:
Âmentü billâhi ve rusulih.
Anlamı:
"Allah'a ve O'nun peygamberlerine iman ettim."
Kaynağı:
Buhârî, Bed'ü'l-Halk, 11; Müslim, İman, 214. Her iki kaynakta da Hz. Peygamber'in, vesvese geldiğinde bu sözü söylemesi gerektiğini belirttiği aktarılmaktadır.
Bu duanın arkasındaki mantık şudur: Şeytan, kişiyi imanının temellerine dair şüpheye düşürmeye çalışır. Bu cümle, o şüpheye karşı imanı yenilemenin kısa ve güçlü bir ifadesidir.
Vesvese Geldiğinde Hz. Peygamber Ne Yapardı?
Hadislerde vesvese karşısında Peygamberimizin uyguladığı birkaç yöntem aktarılmaktadır. Bunların başında istiâze, yani "Eûzü billâhi mine'ş-şeytânirracîm" demek gelir. Müslim'in rivayetine göre Hz. Peygamber (s.a.v.), şeytanın vesvesesini hisseden kişiye şöyle buyurmuştur: "Allah'a sığınsın ve bu düşünceleri bıraksın." (Müslim, İman, 211)
Felak ve Nas surelerini okumak da bu bağlamda rivayet edilmiştir. Özellikle Nas suresi doğrudan vesvese konusunu ele alır; "Sinelere vesvese veren, insanlar arasında gizlenip duran o sinsi vesvesecinin şerrinden" Allah'a sığınmayı içerir (Nas suresi, 4–6). Hz. Peygamber, sabah-akşam bu sureleri okumanın kişiyi koruyacağını belirtmiştir. (Ebû Dâvûd, Edeb, 100; Tirmizî, Deavât, 98)
Bir diğer tavsiye ise vesvese geldiğinde o düşünce üzerinde durmamak, konuyu değiştirmek ya da namaz kılmaktır. Buhârî ve Müslim'deki rivayetlerde Hz. Peygamber, vesveseli düşüncelerin peşinden gidilmemesi gerektiğini, bu düşünceleri bırakmanın en doğru tutum olduğunu açıkça ifade etmiştir.
Nas Suresi Neden Vesvese ile Doğrudan İlgilidir?
Nas suresi, Kur'an'da doğrudan vesvese kavramını geçiren tek suredir. Surede "el-vesvâsü'l-hannâs" ifadesi kullanılır; bu, "geri çekilen sinsi vesveseci" anlamına gelir ve şeytanın davranışını tanımlar.
Nas suresi, Allah'ın Rabb, Melik ve İlah olduğunu üç ayrı sıfatla vurgulayarak başlar. Bu yapı, vesvese karşısında kişinin sığınacağı merciin kim olduğunu güçlü biçimde ortaya koyar. Hz. Peygamber'in bu sureyi özellikle yatmadan önce okuduğu ve hastalık dönemlerinde de başvurduğu rivayet edilmektedir. (Buhârî, Fedâilü'l-Kur'ân, 14)
Vesvese Konusunda Sahabe Ne Diye Sordu, Hz. Peygamber Ne Dedi?
Sahabe, zaman zaman zihinlerine gelen rahatsız edici düşüncelerden Hz. Peygamber'e şikâyet ederdi. Müslim'de aktarılan bir rivayette sahabeden bir grup, "İçimizden biri, söylemesi çok ağır gelecek şeyler düşünüyor" diye geldi. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle cevap verdi: "Bu açık bir imandır." (Müslim, İman, 211)
Bu hadis, vesvese düşüncelerinin kişinin imanını zayıflattığı anlamına gelmez. Aksine, o düşünceleri ağır bulmanın, onları reddetmenin imanın bir göstergesi olduğunu ifade eder. Hz. Peygamber bu noktayı açıkça belirterek sahabeyi rahatlatmıştır.
Aynı rivayetin bir başka versiyonunda Hz. Peygamber, vesvese geldiğinde "Âmentü billâhi ve rusulih" denilmesini tavsiye etmiştir. Bu cümle, şeytanın şüphe tohumlarına karşı imanı dillendirmenin kısa ve etkili bir yoludur.
Sıkça Sorulan Sorular
Vesvese için Felak ve Nas surelerini okumak yeterli midir?
Hadis kaynaklarına göre bu iki sure, vesvese dahil pek çok manevi tehlikeye karşı okunması tavsiye edilen sureler arasındadır. Hz. Peygamber bunları sabah-akşam okumayı tavsiye etmiştir. Ancak vesvese anında "Eûzü billâhi mine'ş-şeytânirracîm" demek ve "Âmentü billâhi ve rusulih" cümlesini söylemek de hadislerde ayrıca aktarılmıştır. Bu uygulamalar birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan tavsiyelerdir.
Vesvese düşünceleri kişiyi günahkâr yapar mı?
Hayır. Hz. Peygamber, istemsiz gelen ve kişiyi rahatsız eden vesvese düşüncelerinin günah sayılmadığını açıkça belirtmiştir. Buhârî ve Müslim'de yer alan hadislerde, kişinin bu düşünceler üzerinde durmadığı ve onları benimsemediği s