DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Ağrıyan yere okunacak dua, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bizzat öğrettiği ve Müslim ile diğer hadis kaynaklarında rivayet edilen bir uygulamaya dayanır. Bu uygulamada ağrıyan bölgeye el konularak önce "Bismillah" üç kez, ardından şu dua yedi kez okunur:
Arapça:
أَعُوذُ بِعِزَّةِ اللهِ وَقُدْرَتِهِ مِنْ شَرِّ مَا أَجِدُ وَأُحَاذِرُ
Okunuşu:
Eûzü bi-izzetillâhi ve kudretihî min şerri mâ ecidü ve uhâziru.
Anlamı:
"Hissettiğim ve endişe duyduğum şeyin kötülüğünden Allah'ın izzetine ve kudretine sığınırım."
Kaynağı:
Sahih-i Müslim, Selam bölümü, 2202. hadis; Osman b. Ebi'l-As'tan rivayet edilmiştir.
Bu dua, Hz. Peygamber'in sahabi Osman b. Ebi'l-As'a ağrısı için öğrettiği, hadis literatüründe sahih senetle sabit olan bir uygulamadır. Söz konusu rivayetin özünde sığınma ve tevekkül vardır; ağrıyan yere el koymak ise bu duanın öğretildiği hadiste yer alan uygulamanın bir parçasıdır.
Sahih-i Müslim'de aktarılan rivayete göre Osman b. Ebi'l-As, Hz. Peygamber'e vücudunda hissettiği bir ağrıdan şikâyet eder. Bunun üzerine Hz. Peygamber ona şu tavsiyede bulunur: "Elini ağrıyan yere koy, üç kez 'Bismillah' de, sonra yedi kez şu duayı oku." Ardından yukarıdaki Arapça metni öğretir.
Rivayetin aktarıldığı kanallar güçlüdür ve hadis âlimleri tarafından sahih kabul edilmiştir. İbn Hacer el-Askalânî başta olmak üzere birçok âlim bu hadisi şerh etmiş, uygulamanın sünnet olduğunu açıkça belirtmiştir. Hadisin Müslim dışında Tirmizî ve İbn Mace'de de benzer lafızlarla yer aldığı görülmektedir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Dua yedi kez okunur ifadesi bizzat hadisten gelmektedir; dolayısıyla bu sayı, herhangi bir geleneksel uygulamadan değil, rivayetin kendisinden alınmıştır.
Hadisten anlaşılan uygulama sırası şöyledir: Önce sağ el ağrıyan bölgeye konulur. Ardından üç kez "Bismillah" okunur. Sonrasında yukarıdaki dua yedi kez okunur. Bu uygulamada el koyma eylemi, duanın ayrılmaz bir parçası olarak rivayet edilmiştir; yalnızca dua metnini okumak da elbette mümkündür, ancak hadisin bütününe uygun olan uygulamada eller de devreye girer.
Bu noktada önemli bir hatırlatma yapmak gerekir: Bu uygulama manevi bir başvuru olup tıbbi tedavinin yerine geçmez. Ağrının sebebi araştırılmalı, gerektiğinde bir sağlık uzmanına başvurulmalıdır. Dua ile tedavi birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan unsurlardır.
Bazı kaynaklarda yalnızca yedi kez okunan dua metni aktarılır; "Bismillah" kısmı atlanır ya da ayrı tutulur. Oysa hadisin tam rivayetinde her iki unsur birlikte yer alır. Üç kez "Bismillah" okunması, Allah'ın adıyla başlamayı ve O'na yönelmeyi simgeler; ardından gelen yedi tekrarlı dua ise Allah'ın izzetine ve kudretine sığınmayı ifade eder. Bu iki kısım birbirini tamamlar ve rivayetin bütünlüğü açısından birlikte uygulanması daha uygundur.
Hayır, hadiste ağrının türüne dair bir sınırlama bulunmamaktadır. Osman b. Ebi'l-As'ın şikâyeti "vücudunda hissettiği ağrı" olarak genel bir ifadeyle aktarılmıştır. Bu nedenle rivayetin herhangi bir fiziksel ağrı için uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Ancak bu, tıbbi değerlendirmeyi devre dışı bırakmaz.
Hadiste abdestle ilgili bir koşul yer almamaktadır. Dolayısıyla bu duanın okunması için abdestin zorunlu olduğuna dair hadise dayalı bir hüküm bulunmaz. Bununla birlikte temizlik hâlinde olmak genel olarak dua adabı açısından tercih edilir; ancak bu tercih, ağrı hâlinde olduğu gibi zorunluluk değil tavsiye niteliğindedir.
Hadis bu konuda kesin bir sonuç garantisi vermemektedir. Hz. Peygamber'in bu duayı öğretmesi, ona duyulan güveni ve tevekkülü pekiştirir; ancak İslam inancında şifayı veren yalnızca Allah'tır. Sonucu garanti eden ifadeler hadis metninde yer almaz ve böyle bir kesinlik iddiasında bulunmak dinî açıdan doğru olmaz.
Arapça:
أَعُوذُ بِعِزَّةِ اللهِ وَقُدْرَتِهِ مِنْ شَرِّ مَا أَجِدُ وَأُحَاذِرُ
Okunuşu:
Eûzü bi-izzetillâhi ve kudretihî min şerri mâ ecidü ve uhâziru.
Anlamı:
"Hissettiğim ve endişe duyduğum şeyin kötülüğünden Allah'ın izzetine ve kudretine sığınırım."
Kaynağı:
Sahih-i Müslim, Selam bölümü, 2202. hadis; Osman b. Ebi'l-As'tan rivayet edilmiştir.
Bu dua, Hz. Peygamber'in sahabi Osman b. Ebi'l-As'a ağrısı için öğrettiği, hadis literatüründe sahih senetle sabit olan bir uygulamadır. Söz konusu rivayetin özünde sığınma ve tevekkül vardır; ağrıyan yere el koymak ise bu duanın öğretildiği hadiste yer alan uygulamanın bir parçasıdır.
Bu Duanın Hadisteki Rivayeti Nasıldır?
Sahih-i Müslim'de aktarılan rivayete göre Osman b. Ebi'l-As, Hz. Peygamber'e vücudunda hissettiği bir ağrıdan şikâyet eder. Bunun üzerine Hz. Peygamber ona şu tavsiyede bulunur: "Elini ağrıyan yere koy, üç kez 'Bismillah' de, sonra yedi kez şu duayı oku." Ardından yukarıdaki Arapça metni öğretir.
Rivayetin aktarıldığı kanallar güçlüdür ve hadis âlimleri tarafından sahih kabul edilmiştir. İbn Hacer el-Askalânî başta olmak üzere birçok âlim bu hadisi şerh etmiş, uygulamanın sünnet olduğunu açıkça belirtmiştir. Hadisin Müslim dışında Tirmizî ve İbn Mace'de de benzer lafızlarla yer aldığı görülmektedir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Dua yedi kez okunur ifadesi bizzat hadisten gelmektedir; dolayısıyla bu sayı, herhangi bir geleneksel uygulamadan değil, rivayetin kendisinden alınmıştır.
Dua Nasıl Uygulanır?
Hadisten anlaşılan uygulama sırası şöyledir: Önce sağ el ağrıyan bölgeye konulur. Ardından üç kez "Bismillah" okunur. Sonrasında yukarıdaki dua yedi kez okunur. Bu uygulamada el koyma eylemi, duanın ayrılmaz bir parçası olarak rivayet edilmiştir; yalnızca dua metnini okumak da elbette mümkündür, ancak hadisin bütününe uygun olan uygulamada eller de devreye girer.
Bu noktada önemli bir hatırlatma yapmak gerekir: Bu uygulama manevi bir başvuru olup tıbbi tedavinin yerine geçmez. Ağrının sebebi araştırılmalı, gerektiğinde bir sağlık uzmanına başvurulmalıdır. Dua ile tedavi birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan unsurlardır.
"Bismillah" Kısmının Duadaki Yeri
Bazı kaynaklarda yalnızca yedi kez okunan dua metni aktarılır; "Bismillah" kısmı atlanır ya da ayrı tutulur. Oysa hadisin tam rivayetinde her iki unsur birlikte yer alır. Üç kez "Bismillah" okunması, Allah'ın adıyla başlamayı ve O'na yönelmeyi simgeler; ardından gelen yedi tekrarlı dua ise Allah'ın izzetine ve kudretine sığınmayı ifade eder. Bu iki kısım birbirini tamamlar ve rivayetin bütünlüğü açısından birlikte uygulanması daha uygundur.
Sıkça Sorulan Sorular
Bu dua yalnızca belirli ağrı türleri için mi geçerlidir?
Hayır, hadiste ağrının türüne dair bir sınırlama bulunmamaktadır. Osman b. Ebi'l-As'ın şikâyeti "vücudunda hissettiği ağrı" olarak genel bir ifadeyle aktarılmıştır. Bu nedenle rivayetin herhangi bir fiziksel ağrı için uygulanabileceği anlaşılmaktadır. Ancak bu, tıbbi değerlendirmeyi devre dışı bırakmaz.
Dua okunurken abdestli olmak şart mıdır?
Hadiste abdestle ilgili bir koşul yer almamaktadır. Dolayısıyla bu duanın okunması için abdestin zorunlu olduğuna dair hadise dayalı bir hüküm bulunmaz. Bununla birlikte temizlik hâlinde olmak genel olarak dua adabı açısından tercih edilir; ancak bu tercih, ağrı hâlinde olduğu gibi zorunluluk değil tavsiye niteliğindedir.
Bu duanın şifa vereceği kesin midir?
Hadis bu konuda kesin bir sonuç garantisi vermemektedir. Hz. Peygamber'in bu duayı öğretmesi, ona duyulan güveni ve tevekkülü pekiştirir; ancak İslam inancında şifayı veren yalnızca Allah'tır. Sonucu garanti eden ifadeler hadis metninde yer almaz ve böyle bir kesinlik iddiasında bulunmak dinî açıdan doğru olmaz.