SelinKilic
Kayıtlı Kullanıcı
Günlük zikirler hem sabah hem akşam vakitlerinde yapılır; bu iki vakit birbirinin alternatifi değil, birbirini tamamlayan iki ayrı ibadettir. Kur'an'da ve sahih hadislerde sabah-akşam zikri ayrı ayrı emredilmiş, Hz. Peygamber (s.a.v.) de sabah ve akşam zikirlerini düzenli biçimde uygulamıştır. Dolayısıyla "hangisi?" diye sormak yerine "ikisi de" demek dinî açıdan daha doğrudur.
Sabah ve akşam zikirlerinin her ikisinin de ayrı bir yeri ve önemi vardır. Sabah zikri güne Allah'ı anarak başlamak, akşam zikri ise günü O'nun adıyla kapatmak anlamına gelir. Bu iki vakit, İslam'da "el-ezkâru's-sabâhiyye ve'l-mesâiyye" yani sabah-akşam zikirleri olarak bilinen köklü bir uygulamayı oluşturur.
Allah Teâlâ Kur'an'da sabah ve akşam vakitlerinde zikri açıkça emreder. Ahzab suresinin 41–42. ayetlerinde şöyle buyurulur:
Arapça:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا
Okunuşu:
Yâ eyyuhellezîne âmenûzkurûllâhe zikran kesîrâ. Ve sebbihûhu bukraten ve asîlâ.
Anlamı:
"Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin. O'nu sabah akşam tesbih edin."
(Ahzab 33:41–42)
Ayette geçen "bukreten" sabahı, "asîlen" ise ikindi sonrası akşama kadar olan vakti ifade eder. Bu iki zaman dilimi, İslam geleneğinde sabah-akşam zikirlerinin temelini oluşturur. Bunun yanı sıra Kehf suresinin 28. ayetinde de "sabah ve akşam Rablerine dua edenlerle birlikte sabret" buyurularak bu iki vaktin önemi vurgulanır.
Sabah zikirleri, sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar olan vakitte yapılır. Bazı âlimlere göre bu süre güneşin yükseldiği kuşluk vaktine kadar uzayabilir; ancak en faziletli vakit sabah namazının hemen ardından olan bölümdür.
Hz. Peygamber (s.a.v.) sabah namazından sonra güneş doğana kadar yerinde oturur, Allah'ı zikrederdi. Müslim'de yer alan bir rivayette Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim sabah namazını cemaatle kılar, sonra güneş doğana kadar Allah'ı zikrederek oturursa, ardından iki rekât namaz kılarsa, bu ona tam bir hac ve umre sevabı gibi olur." (Tirmizî, Salât, 586) Sabah zikirlerinin bu vakitte yapılması hem sünnete uygunluk hem de günün bereketli başlangıcı açısından önem taşır.
Akşam zikirleri, ikindi namazından sonra başlar ve güneşin batmasına kadar olan vakitte yapılır. Bazı âlimler bu sürenin akşam namazına kadar devam edebileceğini belirtmiştir. Uygulamada en yaygın vakit, ikindi namazının hemen ardından güneş batımına kadar olan dilimdir.
Kur'an'da geçen "asîl" ve "işâ" kelimeleri bu vakti işaret eder. Hucurât ve diğer surelerde geçen "sabah-akşam" ifadeleri de İslam âlimleri tarafından bu iki ayrı vakit olarak yorumlanmıştır. Akşam zikirleri, günün sorumluluklarından sonra kalbi yeniden Allah'a yöneltme ve günü hamd ile kapatma fırsatı sunar.
Sabah ve akşam zikirlerinde okunan dualar hadis kaynaklarında ayrı ayrı rivayet edilmiştir. Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed b. Hanbel gibi kaynaklar bu zikirleri derli toplu aktarır. Yaygın olarak okunan zikir ve dualar arasında şunlar yer alır:
Seyyidü'l-İstiğfar, Âyetü'l-Kürsî (sabah-akşam birer kez), İhlâs, Felak ve Nâs sureleri (üçer kez), "Subhânallahi ve bihamdihî" tesbihâtı (yüz kez), "Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh" zikri ve çeşitli sabah-akşam duaları bu uygulamanın temel parçalarıdır.
Söz konusu zikirlerin tamamı hadis kaynaklarında sabah ve akşam vakitlerine göre ayrı ayrı düzenlenmiştir. Hisnü'l-Müslim (Müslümanın Kalesi) adıyla bilinen dua derlemeleri bu rivayetleri bir araya getiren ve kaynak bilgisi içeren güvenilir başvuru kitaplarından biridir.
Sabah zikirlerinin vakti geçtikten sonra, yani güneş yükseldikten sonra bu zikirleri "sabah zikri" niyetiyle yapmak vakti geçmiş bir ibadeti ifa etmek anlamına gelir. Bazı âlimler, vaktin dışında da bu zikirlerin okunabileceğini ve Allah'ın rahmetinin geniş olduğunu belirtmiştir; ancak asıl olan bu ibadetleri kendi vakitlerinde yerine getirmektir.
Akşam zikirlerini akşam namazından sonra okumak da benzer bir durumdur; tercih edilen vakit ikindi ile akşam arasıdır. Yine de bir kişi bu zikirleri o gün hiç okumamışsa, akşam namazından sonra da okuy
Sabah ve akşam zikirlerinin her ikisinin de ayrı bir yeri ve önemi vardır. Sabah zikri güne Allah'ı anarak başlamak, akşam zikri ise günü O'nun adıyla kapatmak anlamına gelir. Bu iki vakit, İslam'da "el-ezkâru's-sabâhiyye ve'l-mesâiyye" yani sabah-akşam zikirleri olarak bilinen köklü bir uygulamayı oluşturur.
Kur'an'da Sabah ve Akşam Zikri
Allah Teâlâ Kur'an'da sabah ve akşam vakitlerinde zikri açıkça emreder. Ahzab suresinin 41–42. ayetlerinde şöyle buyurulur:
Arapça:
يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا اذْكُرُوا اللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا وَسَبِّحُوهُ بُكْرَةً وَأَصِيلًا
Okunuşu:
Yâ eyyuhellezîne âmenûzkurûllâhe zikran kesîrâ. Ve sebbihûhu bukraten ve asîlâ.
Anlamı:
"Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin. O'nu sabah akşam tesbih edin."
(Ahzab 33:41–42)
Ayette geçen "bukreten" sabahı, "asîlen" ise ikindi sonrası akşama kadar olan vakti ifade eder. Bu iki zaman dilimi, İslam geleneğinde sabah-akşam zikirlerinin temelini oluşturur. Bunun yanı sıra Kehf suresinin 28. ayetinde de "sabah ve akşam Rablerine dua edenlerle birlikte sabret" buyurularak bu iki vaktin önemi vurgulanır.
Sabah Zikirleri Ne Zaman Yapılır?
Sabah zikirleri, sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar olan vakitte yapılır. Bazı âlimlere göre bu süre güneşin yükseldiği kuşluk vaktine kadar uzayabilir; ancak en faziletli vakit sabah namazının hemen ardından olan bölümdür.
Hz. Peygamber (s.a.v.) sabah namazından sonra güneş doğana kadar yerinde oturur, Allah'ı zikrederdi. Müslim'de yer alan bir rivayette Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: "Kim sabah namazını cemaatle kılar, sonra güneş doğana kadar Allah'ı zikrederek oturursa, ardından iki rekât namaz kılarsa, bu ona tam bir hac ve umre sevabı gibi olur." (Tirmizî, Salât, 586) Sabah zikirlerinin bu vakitte yapılması hem sünnete uygunluk hem de günün bereketli başlangıcı açısından önem taşır.
Akşam Zikirleri Ne Zaman Yapılır?
Akşam zikirleri, ikindi namazından sonra başlar ve güneşin batmasına kadar olan vakitte yapılır. Bazı âlimler bu sürenin akşam namazına kadar devam edebileceğini belirtmiştir. Uygulamada en yaygın vakit, ikindi namazının hemen ardından güneş batımına kadar olan dilimdir.
Kur'an'da geçen "asîl" ve "işâ" kelimeleri bu vakti işaret eder. Hucurât ve diğer surelerde geçen "sabah-akşam" ifadeleri de İslam âlimleri tarafından bu iki ayrı vakit olarak yorumlanmıştır. Akşam zikirleri, günün sorumluluklarından sonra kalbi yeniden Allah'a yöneltme ve günü hamd ile kapatma fırsatı sunar.
Sabah-Akşam Zikirlerinde Neler Okunur?
Sabah ve akşam zikirlerinde okunan dualar hadis kaynaklarında ayrı ayrı rivayet edilmiştir. Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbn Mâce ve Ahmed b. Hanbel gibi kaynaklar bu zikirleri derli toplu aktarır. Yaygın olarak okunan zikir ve dualar arasında şunlar yer alır:
Seyyidü'l-İstiğfar, Âyetü'l-Kürsî (sabah-akşam birer kez), İhlâs, Felak ve Nâs sureleri (üçer kez), "Subhânallahi ve bihamdihî" tesbihâtı (yüz kez), "Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh" zikri ve çeşitli sabah-akşam duaları bu uygulamanın temel parçalarıdır.
Söz konusu zikirlerin tamamı hadis kaynaklarında sabah ve akşam vakitlerine göre ayrı ayrı düzenlenmiştir. Hisnü'l-Müslim (Müslümanın Kalesi) adıyla bilinen dua derlemeleri bu rivayetleri bir araya getiren ve kaynak bilgisi içeren güvenilir başvuru kitaplarından biridir.
Sabah ve Akşam Zikirlerini Kaçıran Ne Yapmalı?
Sabah zikirlerinin vakti geçtikten sonra, yani güneş yükseldikten sonra bu zikirleri "sabah zikri" niyetiyle yapmak vakti geçmiş bir ibadeti ifa etmek anlamına gelir. Bazı âlimler, vaktin dışında da bu zikirlerin okunabileceğini ve Allah'ın rahmetinin geniş olduğunu belirtmiştir; ancak asıl olan bu ibadetleri kendi vakitlerinde yerine getirmektir.
Akşam zikirlerini akşam namazından sonra okumak da benzer bir durumdur; tercih edilen vakit ikindi ile akşam arasıdır. Yine de bir kişi bu zikirleri o gün hiç okumamışsa, akşam namazından sonra da okuy