Günlük Zikirlerin Faziletleri Nelerdir?

DenizAksoy

Kayıtlı Kullanıcı
Günlük zikirler, Müslümanın gün içinde Allah'ı anmasını sağlayan ve Kur'an ile sahih hadislerle sabit olan belirli tesbihat, dua ve sözlerdir. Bu zikirlerin faziletleri ise doğrudan Hz. Peygamber'in (sav) hadislerinde ve Kur'an ayetlerinde belirtilmiştir. Sabah ve akşam zikirlerinden başlayarak namaz sonrası tesbihlere kadar uzanan bu pratikler, hem manevi hem de günlük yaşamı dengeleyen bir çerçeve sunar. Peki bu zikirlerin her birinin özel bir fazileti var mı, yoksa genel bir "zikir sevabı" mı söz konusu? Cevap, ikisi de değil: her zikrin kendine ait, kaynağı belirli bir fazileti bulunmaktadır.

Zikrin Fazileti Kur'an'da Nasıl Geçiyor?​


Kur'an'da zikrin önemi birkaç farklı bağlamda ele alınır. En doğrudan ifadelerden biri Ra'd Suresi'nin 28. ayetidir:

Arapça:
أَلَا بِذِكْرِ اللَّهِ تَطْمَئِنُّ الْقُلُوبُ

Okunuşu:
Elâ bi-zikrillâhi tatma'innul-kulûb.

Anlamı:
"Bilin ki kalpler ancak Allah'ı zikretmekle huzur bulur." (Ra'd, 13/28)

Bu ayet bir dua metni değil, doğrudan bir Kur'an bildirimidir. Ama zikrin neden önemli olduğunu anlamak için bu ayeti kavramak gerekir; çünkü zikrin faziletini açıklayan temel çerçeveyi bu ayet kurar. Kalbin huzuru, dünyevi bir ödül değil, zikrin doğrudan bir sonucu olarak tanımlanmıştır.

Bir diğer önemli ayet ise şudur: "Ey iman edenler! Allah'ı çokça zikredin." (Ahzâb, 33/41) Bu emir, zikrin bir tavsiye değil, bir yükümlülük olduğuna işaret eder.

Sabah Akşam Zikirlerinin Özel Fazileti Nedir?​


Sabah ve akşam zikirlerinin fazileti, Hz. Peygamber'in (sav) hadislerinde ayrıntılı biçimde geçmektedir. Bu zikir vakitleri, İslam geleneğinde "sabah-akşam ezkarı" olarak bilinir ve Ebu Davud, Tirmizî, İbn Mace gibi hadis kaynaklarında yer alan rivayetlere dayanır.

Bunların başında Seyyidü'l-İstiğfar gelir. Hz. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Her kim buna sabah vakti inanarak okur da o gün akşam olmadan önce ölürse cennet ehlinden olur. Her kim buna akşam vakti inanarak okur da o gece sabah olmadan önce ölürse cennet ehlinden olur." (Buhârî, Deavât, 2)

Seyyidü'l-İstiğfar'ın metni şöyledir:

Arapça:
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ

Okunuşu:
Allâhümme ente rabbî lâ ilâhe illâ ente, halaktenî ve ene abdük, ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteta'tü, eûzü bike min şerri mâ sana'tü, ebûü leke bi-ni'metike aleyye ve ebûü bi-zenbî fağfir lî fe-innehû lâ yağfiruz-zünûbe illâ ente.

Anlamı:
"Allah'ım! Sen benim Rabbimsin, Senden başka ilah yoktur. Sen beni yarattın, ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince Sana verdiğim söz ve ahit üzereyim. Yaptıklarımın şerrinden Sana sığınırım. Bana olan nimetini kabul eder, günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; zira günahları Sen'den başkası bağışlayamaz."

Kaynağı: Buhârî, Deavât, 2

Namaz Sonrası Tesbihlerin Fazileti​


Namaz sonrasında okunması tavsiye edilen ve "tesbihat" olarak bilinen zikirler, sahih hadislerle sabittir. Hz. Peygamber (sav) her namazın ardından otuz üç kez "Sübhânallah", otuz üç kez "Elhamdülillah", otuz üç kez "Allahu Ekber" denmesini, ardından "Lâ ilâhe illallahu vahdehu lâ şerîke leh" ile tamamlanmasını tavsiye etmiştir.

Bu zikrin fazileti hakkında şu hadis rivayet edilmektedir: "Her kim her namazın arkasından bu tesbihatı yaparsa günahları, denizin köpüğü kadar çok olsa bile bağışlanır." (Müslim, Mesâcid, 146)

Bu hadis, zikrin manevi etkisini somut bir ifadeyle ortaya koyar. Dikkat edilmesi gereken nokta şudur: bu faziletin gerçekleşmesi, zikrin yalnızca dil ile değil, kalp huzuruyla yapılmasına bağlıdır; bu husus alimlerin büyük çoğunluğunun üzerinde durduğu bir meseledir.

"Sübhânallahi ve Bihamdihi" Zikrini Diğerlerinden Ayıran Nedir?​


Hz. Peygamber (sav) bu zikri özellikle vurgulamıştır. Buhârî ve Müslim'de geçen bir hadiste şöyle
 
Geri
Üst