İstihare Duası Arapça Olmak Zorunda mı?

DenizAksoy

Kayıtlı Kullanıcı
İstihare duasının Arapça olmak zorunda olmadığı, İslam alimlerinin büyük çoğunluğunun benimsediği görüştür. Namaz kıldıktan sonra Allah'a yönelip kendi dilinde, içtenlikle, "Ya Rabbi, bu işte hayır varsa nasip et; yoksa beni ondan uzak tut" diye dua etmek istihare için yeterlidir. Dua, anlaşılarak yapılan bir niyaz olduğundan kişinin kendi dilini kullanması duanın özüne daha uygun bile sayılabilir.

Bununla birlikte Peygamberimiz'den (s.a.v.) rivayet edilen Arapça istihare duası vardır ve bu duayı öğrenip okumak elbette daha faziletlidir. Söz konusu dua Sahih-i Buhari'de Cabir b. Abdullah'tan nakledilen hadiste geçmektedir; Hz. Peygamber'in sahabilere Kur'an suresi öğretir gibi istihare duasını öğrettiği aktarılır. Dolayısıyla mesele "Arapça mı, Türkçe mi?" şeklinde bir zorunluluk meselesi değil, tercih ve imkân meselesidir.

Hadiste Geçen İstihare Duası​


Buhari'de yer alan rivayette Hz. Peygamber'in öğrettiği dua şöyledir:

Arapça:
اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْتَخِيرُكَ بِعِلْمِكَ، وَأَسْتَقْدِرُكَ بِقُدْرَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ الْعَظِيمِ، فَإِنَّكَ تَقْدِرُ وَلَا أَقْدِرُ، وَتَعْلَمُ وَلَا أَعْلَمُ، وَأَنْتَ عَلَّامُ الْغُيُوبِ. اللَّهُمَّ إِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الْأَمْرَ خَيْرٌ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي فَاقْدُرْهُ لِي وَيَسِّرْهُ لِي ثُمَّ بَارِكْ لِي فِيهِ، وَإِنْ كُنْتَ تَعْلَمُ أَنَّ هَذَا الْأَمْرَ شَرٌّ لِي فِي دِينِي وَمَعَاشِي وَعَاقِبَةِ أَمْرِي فَاصْرِفْهُ عَنِّي وَاصْرِفْنِي عَنْهُ وَاقْدُرْ لِي الْخَيْرَ حَيْثُ كَانَ ثُمَّ أَرْضِنِي بِهِ

Okunuşu:
Allahümme innî estahîruke bi'ilmike ve estakdiruke bi-kudretike ve es'elüke min fadlike'l-azîm, fe-inneke takdiru ve lâ akdiru ve ta'lemü ve lâ a'lemü ve ente allâmü'l-guyûb. Allahümme in künte ta'lemü enne hâze'l-emre hayrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî fakdürhü lî ve yessirhü lî sümme bârik lî fîhi, ve in künte ta'lemü enne hâze'l-emre şerrun lî fî dînî ve meâşî ve âkıbeti emrî fasrifhü annî vasrifnî anhü vakdür liye'l-hayra haysü kâne sümme ardınî bih.

Anlamı:
"Allah'ım! İlminle senden hayır diliyorum, kudretinle güç istiyorum, büyük lütfundan diliyorum. Çünkü sen güç yetirirsin, ben yetiremem; sen bilirsin, ben bilemem; sen gizlilikleri hakkıyla bilensin. Allah'ım! Bu işin benim dinim, geçimim ve işimin sonu bakımından hayırlı olduğunu biliyorsan onu bana nasip et ve kolaylaştır, sonra onda bana bereket ver. Şayet bu işin benim dinim, geçimim ve işimin sonu bakımından kötü olduğunu biliyorsan onu benden uzaklaştır, beni de ondan uzaklaştır; hayır nerede olursa onu bana nasip et, sonra beni onunla razı kıl."

Kaynağı: Sahih-i Buhari, Kitabü't-Teheccüd, Cabir b. Abdullah'tan rivayet.

Hadiste duanın ortasında "bu iş" ifadesinin geçtiği yerde kişinin dilediği işi zihninde ya da sesli olarak anması gerektiği de belirtilmektedir.

Türkçe Dua Etmek İstihare Yerine Geçer mi?​


Geçer. Hanefî mezhebinde ve diğer mezheplerin büyük çoğunluğunda dua, kişinin anlayarak yaptığı bir yakarış olduğundan kendi ana dilinde yapılması caizdir. İstihare, özünde Allah'tan hayır talep etmek ve işi O'na bırakmaktır; bu niyet ve teslimiyet Türkçe dua ile de gerçekleşir.

Ancak burada ince bir ayrım var: Namazın içindeki dua bölümleri ayrı bir meseledir. Namaz kılarken Fatiha ve diğer ayetlerin Arapça okunması gerekir; bu istihare namazının da geçerlilik şartıdır. Söz konusu Arapça zorunluluk namaza aittir, duaya değil. Namazı bitirdikten sonra yapılan istihare duasını ise kişi Türkçe olarak gönülden okuyabilir.

İstihare Nasıl Yapılır?​


İstihare için önce iki rekât namaz kılınır; bu namaz farz namazların ardından ya da ayrıca kılınabilir. Namazın ardından kıbleye dönüp Allah'a hamd ve salâvat getirildikten sonra istihare duası okunur. Kişi dilerse hadisteki Arapça metni okur, dilerse aynı anlamı kendi diliyle Allah'a arz eder.

Yaygın bir kanının aksine, ist
 
Geri
Üst