OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Namaz, İslam'ın beş şartından biri olarak belirli bir tertip ve düzen içinde kılınır. Namazda hangi duaların hangi sırayla okunacağı, Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bizzat uygulamasına dayanan ve fıkıh kaynaklarında ayrıntılı biçimde aktarılan bir bilgidir. Kısaca özetlemek gerekirse: namaza iftitah tekbiriyle girilir, ardından Sübhaneke okunur, Eûzü-Besmele çekilir, Fatiha suresi okunur, zamm-ı sure eklenir, rükûda tesbih söylenir, secdelerde yine tesbih söylenir, oturuşlarda Tahiyyat ve salavat okunur, namazın sonunda selam verilir. Bu sıralama, Hanefi mezhebine göre standart dört rekâtlı farz namazının temel iskeletidir.
Namaza başlamadan önce niyet edilir; niyet kalple yapılır, dil ile söylenmesi zorunlu değildir. Ardından eller kulak hizasına kaldırılarak "Allahu Ekber" denir; bu tekbire iftitah tekbiri ya da tahrime denir ve namazı başlatır.
Ayakta, kıyamda iken ilk rekâtta şu sıra izlenir:
Sübhaneke (İftitah duası): Namaza giren kişi sessizce Sübhaneke'yi okur. "Sübhânekellâhümme ve bihamdike ve tebârekesmüke ve teâlâ ceddüke ve lâ ilâhe gayruk" şeklindedir. Bu dua, namaza başlarken Allah'ı tenzih etmek amacıyla okunur; kaynak olarak çeşitli hadis mecmualarında geçmekte, Hanefi fıkhında vacip değil sünnet olarak değerlendirilmektedir.
Eûzü-Besmele: Sübhaneke'nin ardından yalnızca ilk rekâtta "Eûzü billâhi mine'ş-şeytânirracîm, Bismillâhirrahmânirrahîm" okunur. Sonraki rekâtlarda yalnızca Besmele yeterlidir.
Fatiha suresi: Her rekâtta kıyamda Fatiha okunması farzdır. "Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn..." diye başlayan ve yedi ayetten oluşan bu sure, namazın rüknüdür; Buhârî ve Müslim'deki hadislerde Fatiha okunmaksızın kılınan namazın geçersiz olduğu bildirilmiştir.
Zamm-ı sure: Fatiha'nın ardından ilk iki rekâtta bir sure ya da en az üç ayet okunur. Bu, imam için vacip, münferit için sünnettir. Hangi surenin okunacağı konusunda belirlenmiş bir zorunluluk yoktur; kişi ezberlediği surelerden okuyabilir.
Kıyamdan sonra eller dizlere konularak rükûa eğilinir. Rükûda en az üç kez "Sübhâne Rabbiye'l-azîm" denir. Bu tesbih, Müslim'deki bir hadiste Hz. Peygamber'in rükûda bu ifadeyi söylediğine dair rivayete dayanır. Üç kez okumak sünnet; bir kez okumak ise vacip sayılır.
Rükûdan doğrulurken "Semiallâhü limen hamideh" denir; bu, imam ve tek başına namaz kılan kişi tarafından söylenir. Ardından ayakta "Rabbena lekelhamd" eklenir.
Secdede ise en az üç kez "Sübhâne Rabbiye'l-a'lâ" okunur. Rükûdaki tesbihin büyüklük sıfatına karşılık secde tesbihi yücelik sıfatını içerir; bu da secdenin Allah'a en yakın olunan an olduğunu vurgulayan hadislerle örtüşür (Müslim, Salât).
İki secde arasında kısaca oturulur; bu oturuşta belirlenmiş bir dua metni Hanefi mezhebinde zorunlu tutulmaz, ancak "Rabbigfir lî" gibi kısa bir istiğfar okunabileceği aktarılmıştır.
İkinci rekâtın sonunda ve namazın son rekâtında ka'de denilen oturuş yapılır. Bu oturuşta Tahiyyat (et-Tehiyyât) okunur:
Arapça:
et-Tehiyyâtü lillâhi ve's-salavâtü ve't-tayyibât, es-selâmü aleyke eyyühe'n-nebiyyü ve rahmetullâhi ve berekâtüh, es-selâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn, eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh.
Anlamı: Söz, eylem ve mal olarak bütün saygılar Allah'a mahsustur. Ey Peygamber, Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun. Selam bizim ve Allah'ın salih kullarının üzerine olsun. Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve şahitlik ederim ki Muhammed O'nun kulu ve elçisidir.
Bu dua, Buhârî ve Müslim'de İbn Mes'ûd'dan rivayet edilmiştir.
Son oturuşta Tahiyyat'ın ardından İbrahim salavâtı okunur:
Okunuşu: Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd. Allâhümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd.
Bu salavatın ardından, son oturuşta dilerse kişi kısa bir dua okuyabilir; ancak bu dua Kur'an'dan ya da Hz. Peygamber'den rivayet edilen dualar arasından seçilmelidir. Hanefi mezhebine göre namaz içinde Arapça olmayan ya da insanlar arasında kullanılan günlük dil ifadelerine benzeyen dualar namazı bozabilir
Namazın Her Bölümünde Okunan Dualar Sırasıyla
Namaza başlamadan önce niyet edilir; niyet kalple yapılır, dil ile söylenmesi zorunlu değildir. Ardından eller kulak hizasına kaldırılarak "Allahu Ekber" denir; bu tekbire iftitah tekbiri ya da tahrime denir ve namazı başlatır.
Ayakta, kıyamda iken ilk rekâtta şu sıra izlenir:
Sübhaneke (İftitah duası): Namaza giren kişi sessizce Sübhaneke'yi okur. "Sübhânekellâhümme ve bihamdike ve tebârekesmüke ve teâlâ ceddüke ve lâ ilâhe gayruk" şeklindedir. Bu dua, namaza başlarken Allah'ı tenzih etmek amacıyla okunur; kaynak olarak çeşitli hadis mecmualarında geçmekte, Hanefi fıkhında vacip değil sünnet olarak değerlendirilmektedir.
Eûzü-Besmele: Sübhaneke'nin ardından yalnızca ilk rekâtta "Eûzü billâhi mine'ş-şeytânirracîm, Bismillâhirrahmânirrahîm" okunur. Sonraki rekâtlarda yalnızca Besmele yeterlidir.
Fatiha suresi: Her rekâtta kıyamda Fatiha okunması farzdır. "Elhamdülillâhi Rabbi'l-âlemîn..." diye başlayan ve yedi ayetten oluşan bu sure, namazın rüknüdür; Buhârî ve Müslim'deki hadislerde Fatiha okunmaksızın kılınan namazın geçersiz olduğu bildirilmiştir.
Zamm-ı sure: Fatiha'nın ardından ilk iki rekâtta bir sure ya da en az üç ayet okunur. Bu, imam için vacip, münferit için sünnettir. Hangi surenin okunacağı konusunda belirlenmiş bir zorunluluk yoktur; kişi ezberlediği surelerden okuyabilir.
Rükû ve Secdelerde Ne Okunur?
Kıyamdan sonra eller dizlere konularak rükûa eğilinir. Rükûda en az üç kez "Sübhâne Rabbiye'l-azîm" denir. Bu tesbih, Müslim'deki bir hadiste Hz. Peygamber'in rükûda bu ifadeyi söylediğine dair rivayete dayanır. Üç kez okumak sünnet; bir kez okumak ise vacip sayılır.
Rükûdan doğrulurken "Semiallâhü limen hamideh" denir; bu, imam ve tek başına namaz kılan kişi tarafından söylenir. Ardından ayakta "Rabbena lekelhamd" eklenir.
Secdede ise en az üç kez "Sübhâne Rabbiye'l-a'lâ" okunur. Rükûdaki tesbihin büyüklük sıfatına karşılık secde tesbihi yücelik sıfatını içerir; bu da secdenin Allah'a en yakın olunan an olduğunu vurgulayan hadislerle örtüşür (Müslim, Salât).
İki secde arasında kısaca oturulur; bu oturuşta belirlenmiş bir dua metni Hanefi mezhebinde zorunlu tutulmaz, ancak "Rabbigfir lî" gibi kısa bir istiğfar okunabileceği aktarılmıştır.
Oturuşlarda Okunan Tahiyyat ve Salavat
İkinci rekâtın sonunda ve namazın son rekâtında ka'de denilen oturuş yapılır. Bu oturuşta Tahiyyat (et-Tehiyyât) okunur:
Arapça:
et-Tehiyyâtü lillâhi ve's-salavâtü ve't-tayyibât, es-selâmü aleyke eyyühe'n-nebiyyü ve rahmetullâhi ve berekâtüh, es-selâmü aleynâ ve alâ ibâdillâhi's-sâlihîn, eşhedü en lâ ilâhe illallâh ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlüh.
Anlamı: Söz, eylem ve mal olarak bütün saygılar Allah'a mahsustur. Ey Peygamber, Allah'ın selamı, rahmeti ve bereketi senin üzerine olsun. Selam bizim ve Allah'ın salih kullarının üzerine olsun. Şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilah yoktur ve şahitlik ederim ki Muhammed O'nun kulu ve elçisidir.
Bu dua, Buhârî ve Müslim'de İbn Mes'ûd'dan rivayet edilmiştir.
Son oturuşta Tahiyyat'ın ardından İbrahim salavâtı okunur:
Okunuşu: Allâhümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd. Allâhümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd.
Bu salavatın ardından, son oturuşta dilerse kişi kısa bir dua okuyabilir; ancak bu dua Kur'an'dan ya da Hz. Peygamber'den rivayet edilen dualar arasından seçilmelidir. Hanefi mezhebine göre namaz içinde Arapça olmayan ya da insanlar arasında kullanılan günlük dil ifadelerine benzeyen dualar namazı bozabilir