SelinKilic
Kayıtlı Kullanıcı
Namaz kıldıktan sonra ne okunacağı konusunda hadis kaynaklarında oldukça net rivayetler bulunuyor. Sünnet olarak aktarılan temel uygulama şu şekilde: selamdan sonra üç kez istiğfar getirilir, ardından belirli zikirler söylenir, akabinde Âyetü'l-Kürsî ve üç İhlâs ile Felak ve Nâs sureleri okunur. Bunlar keyfi öneriler değil; Müslim, Buhârî, Ebû Dâvûd ve Nesâî gibi temel hadis kaynaklarında yer alan rivayetlere dayanıyor.
Aşağıda bu uygulamayı sırasıyla ele aldım.
Selamın ardından ilk yapılan şey üç kez istiğfar getirmektir.
Arapça: أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ
Okunuşu: Estağfirullah
Anlamı: Allah'tan bağışlanma dilerim.
Kaynağı: Müslim, Mesâcid, 135
Sonrasında şu zikir okunur:
Arapça: اللَّهُمَّ أَنْتَ السَّلَامُ وَمِنْكَ السَّلَامُ، تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ
Okunuşu: Allâhümme ente's-selâmü ve minke's-selâm, tebârekte yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm
Anlamı: Allah'ım, sen Selâm'sın ve selâmet sendendir. Ey celal ve ikram sahibi, sen mübareksın.
Kaynağı: Müslim, Mesâcid, 135
Hz. Peygamber'den rivayet edilen bir uygulamada her namazın ardından sübhânallah, elhamdülillah ve Allahu ekber'in otuz üçer kez söylenmesi aktarılmıştır.
Sübhânallah — 33 kez
Elhamdülillah — 33 kez
Allahu ekber — 33 kez
Bu üçünün toplamı doksan dokuzu bulur; yüzü tamamlamak için şu cümle eklenir:
Arapça: لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Okunuşu: Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerîke leh, lehu'l-mülkü ve lehu'l-hamdu ve hüve alâ külli şey'in kadîr
Anlamı: Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir.
Kaynağı: Müslim, Mesâcid, 146
Her farz namazın ardından Âyetü'l-Kürsî okunması hadis kaynaklarında teşvik edilmiştir. Nesâî'nin es-Sünenü'l-Kübrâ'sında ve diğer kaynaklarda yer alan rivayetlerde bu uygulamanın fazileti aktarılmıştır.
Âyetü'l-Kürsî, Bakara suresinin 255. ayetidir.
Arapça:
اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ
Okunuşu:
Allâhu lâ ilâhe illâ hüve'l-hayyü'l-kayyûm. Lâ te'huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fi's-semâvâti ve mâ fi'l-ard. Men zellezî yeşfeu indehû illâ bi-iznîh. Ya'lemü mâ beyne eydîhim ve mâ halfehüm ve lâ yühîtûne bi-şey'in min ilmihî illâ bimâ şâ'. Vesia kürsiyyühü's-semâvâti ve'l-ard. Ve lâ yeûdühû hıfzuhumâ ve hüve'l-aliyyü'l-azîm.
Anlamı:
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, her şeyi ayakta tutandır. Onu ne uyuklama ne de uyku tutar. Göklerdeki ve yerdeki her şey O'nundur. O'nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir? O, onların önlerindekini ve arkalarındakini bilir. Onlar ise O'nun ilminden yalnızca dilediği kadarını kavrayabilirler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları koruyup gözetmek O'na ağır gelmez. O, yücedir, büyüktür.
Kaynağı: Bakara, 2/255
Hz. Peygamber'in her namazın ardından İhl
Aşağıda bu uygulamayı sırasıyla ele aldım.
Selamdan Hemen Sonra: İstiğfar ve Temel Zikirler
Selamın ardından ilk yapılan şey üç kez istiğfar getirmektir.
Arapça: أَسْتَغْفِرُ اللَّهَ
Okunuşu: Estağfirullah
Anlamı: Allah'tan bağışlanma dilerim.
Kaynağı: Müslim, Mesâcid, 135
Sonrasında şu zikir okunur:
Arapça: اللَّهُمَّ أَنْتَ السَّلَامُ وَمِنْكَ السَّلَامُ، تَبَارَكْتَ يَا ذَا الْجَلَالِ وَالْإِكْرَامِ
Okunuşu: Allâhümme ente's-selâmü ve minke's-selâm, tebârekte yâ ze'l-celâli ve'l-ikrâm
Anlamı: Allah'ım, sen Selâm'sın ve selâmet sendendir. Ey celal ve ikram sahibi, sen mübareksın.
Kaynağı: Müslim, Mesâcid, 135
Otuz Üçer Kez Tekrarlanan Zikirler
Hz. Peygamber'den rivayet edilen bir uygulamada her namazın ardından sübhânallah, elhamdülillah ve Allahu ekber'in otuz üçer kez söylenmesi aktarılmıştır.
Sübhânallah — 33 kez
Elhamdülillah — 33 kez
Allahu ekber — 33 kez
Bu üçünün toplamı doksan dokuzu bulur; yüzü tamamlamak için şu cümle eklenir:
Arapça: لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Okunuşu: Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerîke leh, lehu'l-mülkü ve lehu'l-hamdu ve hüve alâ külli şey'in kadîr
Anlamı: Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir.
Kaynağı: Müslim, Mesâcid, 146
Âyetü'l-Kürsî
Her farz namazın ardından Âyetü'l-Kürsî okunması hadis kaynaklarında teşvik edilmiştir. Nesâî'nin es-Sünenü'l-Kübrâ'sında ve diğer kaynaklarda yer alan rivayetlerde bu uygulamanın fazileti aktarılmıştır.
Âyetü'l-Kürsî, Bakara suresinin 255. ayetidir.
Arapça:
اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ لَهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ مَنْ ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِنْدَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ
Okunuşu:
Allâhu lâ ilâhe illâ hüve'l-hayyü'l-kayyûm. Lâ te'huzühû sinetün ve lâ nevm. Lehû mâ fi's-semâvâti ve mâ fi'l-ard. Men zellezî yeşfeu indehû illâ bi-iznîh. Ya'lemü mâ beyne eydîhim ve mâ halfehüm ve lâ yühîtûne bi-şey'in min ilmihî illâ bimâ şâ'. Vesia kürsiyyühü's-semâvâti ve'l-ard. Ve lâ yeûdühû hıfzuhumâ ve hüve'l-aliyyü'l-azîm.
Anlamı:
Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, her şeyi ayakta tutandır. Onu ne uyuklama ne de uyku tutar. Göklerdeki ve yerdeki her şey O'nundur. O'nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir? O, onların önlerindekini ve arkalarındakini bilir. Onlar ise O'nun ilminden yalnızca dilediği kadarını kavrayabilirler. O'nun kürsüsü gökleri ve yeri kaplamıştır. Onları koruyup gözetmek O'na ağır gelmez. O, yücedir, büyüktür.
Kaynağı: Bakara, 2/255
Muavvizeteyn: Felak ve Nâs Sureleri
Hz. Peygamber'in her namazın ardından İhl