DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Namazdan sonra tesbih çekmek, İslam'da şart (farz veya vacip) değildir; ancak Hz. Peygamber'in bizzat uyguladığı ve tavsiye ettiği güçlü bir sünnettir. Terk edilmesi kişiyi günaha sokmaz, namazı da bozmaz. Bununla birlikte, sahih hadislerle sabit olan bu uygulamayı düzenli sürdürmek büyük bir fazilettir.
Namazın ardından oturup Allah'ı zikretmek, Kur'an'da da işaret edilen bir davranıştır. Nisa Suresi 103. ayette "Namazı kıldığınızda ayakta, otururken ve yanlarınız üzerinde yatarken Allah'ı zikredin..." buyrulur. Bu ayet belirli bir tesbih sayısı vermez; namazın ardından zikrin devam etmesini teşvik eder.
Konunun en temel dayanağı, Sahih-i Müslim ve Sahih-i Buhârî'de yer alan rivayetlerdir. Hz. Ebu Hureyre'den nakledilen hadiste Hz. Peygamber, her namazın ardından otuz üçer kez "Sübhânallah", "Elhamdülillah" ve "Allahu Ekber" demeyi, ardından "Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh..." zikriyle tamamlamayı tavsiye etmiştir. (Müslim, Mesâcid, 146)
Arapça:
سُبْحَانَ اللهِ (33 kez) — الْحَمْدُ لِلَّهِ (33 kez) — اللهُ أَكْبَرُ (33 kez)
Ardından:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr.
Anlamı:
"Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir."
Bu zikrin tamamlandığında günahların deniz köpüğü kadar çok olsa bile bağışlanacağına dair rivayet, aynı hadis bölümünde geçmektedir.
Hadis kaynaklarında farklı rivayetler bulunmaktadır. Bir rivayette her birinden 33'er kez söylenip toplamın 99'a tamamlandığı aktarılırken başka bir rivayette her birinden 10'ar kez söylenerek 30'a ulaşıldığı da geçmektedir. (Müslim, Mesâcid, 144) Bunların her ikisi de sahih rivayetlerdir; dolayısıyla farklı zamanlarda her ikisi de uygulanabilir.
Önemli olan şudur: Bu sayılar kesin bir ibadet yükümlülüğü olarak değil, sünnet kapsamında tavsiye edilen miktarlar olarak değerlendirilir. Kişi bu sayılara ulaşamazsa namazı geçersiz olmaz, herhangi bir günahı da olmaz.
Hz. Peygamber'in parmak boğumlarıyla tesbih çektiğine dair sahih rivayet mevcuttur. Ebu Davud'da geçen bir hadiste parmaklarla saymanın tavsiye edildiği ve parmakların kıyamet günü konuşturulacağı ifade edilmektedir. (Ebu Davud, Salât, 361)
Tesbih tanesi kullanmak ise sonraki dönemlerde yaygınlaşmış bir uygulamadır. Alimler arasında bu konuda görüş ayrılığı olmakla birlikte, tesbih tanesinin kullanımını caiz görenler çoğunluktadır; zira amaç zikrin sayısını takip etmektir. Parmakla saymak sünnete daha yakın olmakla birlikte, tesbih tanesi kullanmak da bid'at olarak nitelendirilmemiştir.
Hayır, günah değildir. Namazdan sonra tesbih çekmek vacip değil, müstehap (yapılması sevap olan, terk edilmesi günah olmayan) bir ameldir. Namaz, selamın ardından tamamlanmış olur; tesbih ise namazın geçerliliğiyle ilgili değildir.
Bununla birlikte, bu zikri düzenli bırakmak büyük bir fazilet kaybıdır. Hz. Peygamber'in devamlı yaptığı ameller arasında sayıldığı için onu alışkanlık hâline getirmek, İslam'ın teşvik ettiği bir tutuma uygundur.
Hadislerde namazdan sonra tesbih çekme tavsiyesi, beş vakit namazın tamamı için geçerlidir; belirli bir vakit özellikle öne çıkarılmamıştır. Sabah ve ikindi namazlarının ardından zikre devam etmeye dair teşvik eden rivayetler bulunmakla birlikte, bu tesbihin yalnızca o vakitlere özgü olduğu anlamına gelmez.
Her iki uygulama da caizdir. Hz. Peygamber döneminde namazın ardından sesli zikir yapıldığına dair rivayet mevcuttur; İbn Abbas bu sesi namazın bittiğinin işareti olarak tanımladığını aktarmıştır. (Buhârî, Ezân, 155) Ancak bu, sesli yapılmasının zorunlu olduğu anlamına gelmez. Cemaat ortamında başkalar
Namazın ardından oturup Allah'ı zikretmek, Kur'an'da da işaret edilen bir davranıştır. Nisa Suresi 103. ayette "Namazı kıldığınızda ayakta, otururken ve yanlarınız üzerinde yatarken Allah'ı zikredin..." buyrulur. Bu ayet belirli bir tesbih sayısı vermez; namazın ardından zikrin devam etmesini teşvik eder.
Hadislerde Namazdan Sonra Tesbih Çekme Nasıl Geçiyor?
Konunun en temel dayanağı, Sahih-i Müslim ve Sahih-i Buhârî'de yer alan rivayetlerdir. Hz. Ebu Hureyre'den nakledilen hadiste Hz. Peygamber, her namazın ardından otuz üçer kez "Sübhânallah", "Elhamdülillah" ve "Allahu Ekber" demeyi, ardından "Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh..." zikriyle tamamlamayı tavsiye etmiştir. (Müslim, Mesâcid, 146)
Arapça:
سُبْحَانَ اللهِ (33 kez) — الْحَمْدُ لِلَّهِ (33 kez) — اللهُ أَكْبَرُ (33 kez)
Ardından:
لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallahu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr.
Anlamı:
"Allah'tan başka ilah yoktur, O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir."
Bu zikrin tamamlandığında günahların deniz köpüğü kadar çok olsa bile bağışlanacağına dair rivayet, aynı hadis bölümünde geçmektedir.
Tesbih Sayısı Neden 33'tür, Başka Sayı Geçmiyor mu?
Hadis kaynaklarında farklı rivayetler bulunmaktadır. Bir rivayette her birinden 33'er kez söylenip toplamın 99'a tamamlandığı aktarılırken başka bir rivayette her birinden 10'ar kez söylenerek 30'a ulaşıldığı da geçmektedir. (Müslim, Mesâcid, 144) Bunların her ikisi de sahih rivayetlerdir; dolayısıyla farklı zamanlarda her ikisi de uygulanabilir.
Önemli olan şudur: Bu sayılar kesin bir ibadet yükümlülüğü olarak değil, sünnet kapsamında tavsiye edilen miktarlar olarak değerlendirilir. Kişi bu sayılara ulaşamazsa namazı geçersiz olmaz, herhangi bir günahı da olmaz.
Tesbih Parmakla mı Çekilmeli, Tesbih Tanesiyle mi?
Hz. Peygamber'in parmak boğumlarıyla tesbih çektiğine dair sahih rivayet mevcuttur. Ebu Davud'da geçen bir hadiste parmaklarla saymanın tavsiye edildiği ve parmakların kıyamet günü konuşturulacağı ifade edilmektedir. (Ebu Davud, Salât, 361)
Tesbih tanesi kullanmak ise sonraki dönemlerde yaygınlaşmış bir uygulamadır. Alimler arasında bu konuda görüş ayrılığı olmakla birlikte, tesbih tanesinin kullanımını caiz görenler çoğunluktadır; zira amaç zikrin sayısını takip etmektir. Parmakla saymak sünnete daha yakın olmakla birlikte, tesbih tanesi kullanmak da bid'at olarak nitelendirilmemiştir.
Namazdan Sonra Tesbih Çekmeden Kalkmak Günah mı?
Hayır, günah değildir. Namazdan sonra tesbih çekmek vacip değil, müstehap (yapılması sevap olan, terk edilmesi günah olmayan) bir ameldir. Namaz, selamın ardından tamamlanmış olur; tesbih ise namazın geçerliliğiyle ilgili değildir.
Bununla birlikte, bu zikri düzenli bırakmak büyük bir fazilet kaybıdır. Hz. Peygamber'in devamlı yaptığı ameller arasında sayıldığı için onu alışkanlık hâline getirmek, İslam'ın teşvik ettiği bir tutuma uygundur.
Sıkça Sorulan Sorular
Namazdan sonra tesbih çekmek hangi namazlarda daha çok tavsiye edilir?
Hadislerde namazdan sonra tesbih çekme tavsiyesi, beş vakit namazın tamamı için geçerlidir; belirli bir vakit özellikle öne çıkarılmamıştır. Sabah ve ikindi namazlarının ardından zikre devam etmeye dair teşvik eden rivayetler bulunmakla birlikte, bu tesbihin yalnızca o vakitlere özgü olduğu anlamına gelmez.
Namazdan sonra tesbih çekerken sesli mi, sessiz mi okunmalı?
Her iki uygulama da caizdir. Hz. Peygamber döneminde namazın ardından sesli zikir yapıldığına dair rivayet mevcuttur; İbn Abbas bu sesi namazın bittiğinin işareti olarak tanımladığını aktarmıştır. (Buhârî, Ezân, 155) Ancak bu, sesli yapılmasının zorunlu olduğu anlamına gelmez. Cemaat ortamında başkalar