DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Nazardan koruyan ayetler konusunda Kur'an'da doğrudan "nazar ayeti" olarak adlandırılmış tek bir ayet yoktur; ancak İslam alimleri ve hadis kaynakları, birkaç ayet ve surenin nazara karşı okunmasının faydası olduğunu bildirmiştir. Bunların başında Felak ve Nas sureleri, Âyetü'l-Kürsî ve Kalem suresinin 51–52. ayetleri gelir. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) bu sureleri ve ayetleri rukyede okuduğu sahih hadislerde aktarılmıştır.
Nazar, Arapça'da "bakış" anlamına gelir ve İslam'da gerçek olduğu kabul edilmiştir. Hz. Peygamber'in "Nazar haktır" buyurduğu Müslim'de geçen hadis bu konunun dinî dayanağını açıkça ortaya koyar. Dolayısıyla nazardan korunmak için dua etmek ve belirli ayetleri okumak İslam'da meşru bir uygulamadır. Ancak hangi ayetlerin okunacağına dair bilgiyi doğrudan hadis kaynaklarından almak, halk arasında dolaşan kayıpsız uygulamalardan ayrıştırmak önemlidir.
Felak ve Nas sureleri, İslam'da genel olarak her türlü kötülükten ve gizli zararlardan korunmak için okunan en temel surelerdir. Hz. Aişe'den aktarılan ve Buhârî ile Müslim'de yer alan rivayete göre Hz. Peygamber, hastalandığında veya bir sıkıntıya uğradığında bu iki sureyi okuyarak ellerini vücuduna sürerdi. Ayrıca sabah ve akşam üçer kez bu sureleri okumanın her türlü kötülükten korumaya yeteceğini bildirmiştir.
Felak suresi, özellikle "hasidin şerrinden" yani haset eden kişinin şerrinden Allah'a sığınmayı içerir. Haset ile nazar arasındaki ilişki Kur'an'da ve hadislerde birlikte zikredilmiştir; bu nedenle Felak suresi nazara karşı okunacak ayetler arasında en çok zikredilen suredir. Nas suresi ise insanların ve cinlerin vesvesesinden korunmayı kapsadığından bu iki sure genellikle birlikte okunur.
Âyetü'l-Kürsî, Bakara suresinin 255. ayetidir ve İslam'da en büyük ayet olarak kabul edilir. Müslim'de yer alan bir hadiste Hz. Peygamber, bu ayeti okuyan kişiyi Allah'ın sabaha kadar koruyacağını bildirmiştir. Sahih kaynaklarda Âyetü'l-Kürsî'nin nazara karşı özel bir rukye olarak okunduğuna dair doğrudan bir rivayet bulunmamakla birlikte, genel kötülüklerden ve şeytandan korunmada en güçlü ayet olarak nitelendirilmesi nedeniyle İslam alimleri bu ayeti rukyenin temel unsurlarından biri olarak saymıştır.
Arapça:
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ...
Okunuşu:
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm, lâ te'huzuhû sinetün ve lâ nevm...
Anlamı:
"Allah; O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, her şeyi ayakta tutandır. Onu ne uyuklama ne de uyku yakalar..."
Kaynağı: Bakara suresi, 255. ayet.
Nazarla doğrudan ilişkilendirilen ayetlerin en dikkat çekeni Kalem suresinin 51 ve 52. ayetleridir. Bu ayetlerde "kâfirler Zikr'i işittiklerinde seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi" ifadesi geçmektedir. Bazı müfessirler bu ayetin nazarın gerçekliğine Kur'an'dan en açık delil olduğunu belirtmiştir. İbn Abbas'tan aktarılan rivayetlerde bu ayetin nazara karşı okunduğu bildirilmiştir; ancak bu rivayetlerin sened durumu tartışmalıdır. Bununla birlikte İslam alimleri arasında bu ayetin nazara karşı okunmasının yaygın bir uygulama olduğu bilinmektedir.
Arapça:
وَإِن يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُ لَمَجْنُونٌ وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَالَمِينَ
Okunuşu:
Ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semi'ûz zikra ve yekûlûne innehû lemecnûn. Ve mâ huve illâ zikrün lil'âlemîn.
Anlamı:
"Kâfirler, Zikr'i işittiklerinde neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi ve 'O kesinlikle delidir' diyorlardı. Oysa o, âlemler için yalnızca bir öğüttür."
Kaynağı: Kalem suresi, 51–52. ayetler.
Rukye, Kur'an ayetleri veya sahih dualarla yapılan manevi tedavidir. Hz. Peygamber'in ve sahabenin uyguladığı bir yöntem olduğu Buhârî ve Müslim'de yer alan hadislerle sabittir. Nazara karşı rukye yapılırken genellikle Felak ve Nas sureleri, Â
Nazar, Arapça'da "bakış" anlamına gelir ve İslam'da gerçek olduğu kabul edilmiştir. Hz. Peygamber'in "Nazar haktır" buyurduğu Müslim'de geçen hadis bu konunun dinî dayanağını açıkça ortaya koyar. Dolayısıyla nazardan korunmak için dua etmek ve belirli ayetleri okumak İslam'da meşru bir uygulamadır. Ancak hangi ayetlerin okunacağına dair bilgiyi doğrudan hadis kaynaklarından almak, halk arasında dolaşan kayıpsız uygulamalardan ayrıştırmak önemlidir.
Felak ve Nas Sureleri Neden Nazara Karşı Okunur?
Felak ve Nas sureleri, İslam'da genel olarak her türlü kötülükten ve gizli zararlardan korunmak için okunan en temel surelerdir. Hz. Aişe'den aktarılan ve Buhârî ile Müslim'de yer alan rivayete göre Hz. Peygamber, hastalandığında veya bir sıkıntıya uğradığında bu iki sureyi okuyarak ellerini vücuduna sürerdi. Ayrıca sabah ve akşam üçer kez bu sureleri okumanın her türlü kötülükten korumaya yeteceğini bildirmiştir.
Felak suresi, özellikle "hasidin şerrinden" yani haset eden kişinin şerrinden Allah'a sığınmayı içerir. Haset ile nazar arasındaki ilişki Kur'an'da ve hadislerde birlikte zikredilmiştir; bu nedenle Felak suresi nazara karşı okunacak ayetler arasında en çok zikredilen suredir. Nas suresi ise insanların ve cinlerin vesvesesinden korunmayı kapsadığından bu iki sure genellikle birlikte okunur.
Âyetü'l-Kürsî Nazara Karşı Okunabilir mi?
Âyetü'l-Kürsî, Bakara suresinin 255. ayetidir ve İslam'da en büyük ayet olarak kabul edilir. Müslim'de yer alan bir hadiste Hz. Peygamber, bu ayeti okuyan kişiyi Allah'ın sabaha kadar koruyacağını bildirmiştir. Sahih kaynaklarda Âyetü'l-Kürsî'nin nazara karşı özel bir rukye olarak okunduğuna dair doğrudan bir rivayet bulunmamakla birlikte, genel kötülüklerden ve şeytandan korunmada en güçlü ayet olarak nitelendirilmesi nedeniyle İslam alimleri bu ayeti rukyenin temel unsurlarından biri olarak saymıştır.
Arapça:
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ...
Okunuşu:
Allâhu lâ ilâhe illâ huve'l-hayyü'l-kayyûm, lâ te'huzuhû sinetün ve lâ nevm...
Anlamı:
"Allah; O'ndan başka ilah yoktur. Diridir, her şeyi ayakta tutandır. Onu ne uyuklama ne de uyku yakalar..."
Kaynağı: Bakara suresi, 255. ayet.
Kalem Suresinin 51–52. Ayetleri ve Nazar
Nazarla doğrudan ilişkilendirilen ayetlerin en dikkat çekeni Kalem suresinin 51 ve 52. ayetleridir. Bu ayetlerde "kâfirler Zikr'i işittiklerinde seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi" ifadesi geçmektedir. Bazı müfessirler bu ayetin nazarın gerçekliğine Kur'an'dan en açık delil olduğunu belirtmiştir. İbn Abbas'tan aktarılan rivayetlerde bu ayetin nazara karşı okunduğu bildirilmiştir; ancak bu rivayetlerin sened durumu tartışmalıdır. Bununla birlikte İslam alimleri arasında bu ayetin nazara karşı okunmasının yaygın bir uygulama olduğu bilinmektedir.
Arapça:
وَإِن يَكَادُ الَّذِينَ كَفَرُوا لَيُزْلِقُونَكَ بِأَبْصَارِهِمْ لَمَّا سَمِعُوا الذِّكْرَ وَيَقُولُونَ إِنَّهُ لَمَجْنُونٌ وَمَا هُوَ إِلَّا ذِكْرٌ لِّلْعَالَمِينَ
Okunuşu:
Ve in yekâdüllezîne keferû leyüzlikûneke bi ebsârihim lemmâ semi'ûz zikra ve yekûlûne innehû lemecnûn. Ve mâ huve illâ zikrün lil'âlemîn.
Anlamı:
"Kâfirler, Zikr'i işittiklerinde neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi ve 'O kesinlikle delidir' diyorlardı. Oysa o, âlemler için yalnızca bir öğüttür."
Kaynağı: Kalem suresi, 51–52. ayetler.
Rukye Nedir ve Bu Ayetler Nasıl Okunur?
Rukye, Kur'an ayetleri veya sahih dualarla yapılan manevi tedavidir. Hz. Peygamber'in ve sahabenin uyguladığı bir yöntem olduğu Buhârî ve Müslim'de yer alan hadislerle sabittir. Nazara karşı rukye yapılırken genellikle Felak ve Nas sureleri, Â