DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Namazdan sonra tesbih çekmek, İslam'da sevap olarak nitelendirilen ve doğrudan Hz. Peygamber'in sünnetiyle sabit olan bir uygulamadır. Bu konuda birden fazla sahih hadis bulunmakta; namazın ardından belirli sayılarda söylenecek tesbih, tahmid ve tekbirin günahları affettireceği, denizin köpükleri kadar çok dahi olsa, rivayet edilmektedir. Dolayısıyla namazdan sonra tesbih çekmek yalnızca bir gelenek değil, Hz. Peygamber'in bizzat tavsiye ettiği ve uyguladığı bir ibadettir.
Peki bu uygulama tam olarak nasıldır, kaç defa söylenir ve hangi hadislere dayanır? Ayrıntılar, konuyu daha iyi kavramak açısından önemlidir.
Bu uygulamanın temel kaynağı, Sahih-i Müslim'de yer alan ve Ebu Hureyre'den rivayet edilen hadistir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Her namazın ardından otuz üç defa sübhanallah, otuz üç defa elhamdülillah, otuz üç defa Allahu ekber diyen ve bunu yüze tamamlamak için 'Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr' diyenin günahları, denizin köpükleri kadar çok olsa bile bağışlanır." (Müslim, Mesâcid, 146)
Bunun yanı sıra Buharî ve Müslim'de geçen başka bir rivayette Hz. Peygamber, tesbih sayısını otuz üçer olarak belirlemiş; ancak bazı rivayetlerde yüze tamamlama yerine üç zikrin toplam doksan dokuza ulaştığı ve yüzüncü olarak "Lâ ilâhe illallah" denildiği şekli de aktarılmıştır. Bu farklılık, rivayetler arasındaki çeşitliliği yansıtmakta olup her iki uygulama da sahih kaynaklara dayanmaktadır.
Sahih hadislerle sabit olan uygulama şu üç zikir üzerine kuruludur:
Sübhânallah — "Allah her türlü noksanlıktan münezzehtir." 33 defa söylenir.
Elhamdülillah — "Hamd yalnızca Allah'a aittir." 33 defa söylenir.
Allahu ekber — "Allah en büyüktür." 33 defa söylenir.
Bu üçü toplamda doksan dokuza ulaşır. Yüzüncü olarak ise şu cümle okunur:
Arapça:
لَا إِلَٰهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr.
Anlamı:
"Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir."
Kaynağı:
Müslim, Mesâcid, 146; Buhârî, Ezan, 155
Hz. Peygamber'in parmak uçlarıyla tesbih çektiğine dair rivayetler sahihtir. Ebu Davud'da geçen bir hadiste Hz. Peygamber, parmaklar üzerinden saymanın tavsiye edildiğini bildirmiş; çünkü parmakların kıyamette konuşacağını ve şahitlik edeceğini ifade etmiştir. (Ebu Davud, Salât, 361)
Tesbih tanesi kullanımı ise alimlerin büyük çoğunluğu tarafından caiz görülmüştür. Sahabe döneminde çakıl taşı veya hurma çekirdeğiyle sayıldığına dair rivayetler de mevcuttur. Dolayısıyla tesbih tanesi kullanmak bid'at değil, sayımı kolaylaştıran ve sahabe uygulamasıyla da örtüşen bir yöntemdir. Tercih kişiye bırakılmış olmakla birlikte, parmakla saymak hadis metniyle daha doğrudan örtüşmektedir.
Bu uygulama farz değil, müstehap veya sünnet-i müekkede kapsamında değerlendirilen bir ameldir. Yani terk edilmesi günah doğurmaz; ancak sürekli uygulanması büyük bir fazilet taşır. Hanefî, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinin tamamı bu tesbihlerin namazdan sonra yapılmasını güçlü biçimde tavsiye etmiştir.
Özellikle farz namazların ardından bu tesbihlerin çekilmesi, Hz. Peygamber'in devam ettiği uygulamalar arasında yer almaktadır. Bu yüzden namazı kıldıktan sonra hemen kalkmak yerine kısa bir süre oturup bu zikirleri tamamlamak, sünnete uygun bir davranış olarak kabul edilir.
Alimlerin genel görüşü, bu tesbihlerin sessizce ya da yalnızca kişinin kendisinin duyabileceği bir sesle söylenmesi yönündedir. Cemaati rahatsız edecek ya da dikkatini dağıtacak bir ses tonu uygun görülmemiştir. Namazda olduğu gibi burada da huşu ve içtenlik, sesin yüksekliğinden daha önce gelir. Kişi yalnızsa daha rahat bir sesle okuyabilir; ancak bu konuda belirleyici
Peki bu uygulama tam olarak nasıldır, kaç defa söylenir ve hangi hadislere dayanır? Ayrıntılar, konuyu daha iyi kavramak açısından önemlidir.
Namazdan Sonra Tesbih Çekmenin Hadis Kaynağı
Bu uygulamanın temel kaynağı, Sahih-i Müslim'de yer alan ve Ebu Hureyre'den rivayet edilen hadistir. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: "Her namazın ardından otuz üç defa sübhanallah, otuz üç defa elhamdülillah, otuz üç defa Allahu ekber diyen ve bunu yüze tamamlamak için 'Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr' diyenin günahları, denizin köpükleri kadar çok olsa bile bağışlanır." (Müslim, Mesâcid, 146)
Bunun yanı sıra Buharî ve Müslim'de geçen başka bir rivayette Hz. Peygamber, tesbih sayısını otuz üçer olarak belirlemiş; ancak bazı rivayetlerde yüze tamamlama yerine üç zikrin toplam doksan dokuza ulaştığı ve yüzüncü olarak "Lâ ilâhe illallah" denildiği şekli de aktarılmıştır. Bu farklılık, rivayetler arasındaki çeşitliliği yansıtmakta olup her iki uygulama da sahih kaynaklara dayanmaktadır.
Namazdan Sonra Hangi Tesbihler Çekilir?
Sahih hadislerle sabit olan uygulama şu üç zikir üzerine kuruludur:
Sübhânallah — "Allah her türlü noksanlıktan münezzehtir." 33 defa söylenir.
Elhamdülillah — "Hamd yalnızca Allah'a aittir." 33 defa söylenir.
Allahu ekber — "Allah en büyüktür." 33 defa söylenir.
Bu üçü toplamda doksan dokuza ulaşır. Yüzüncü olarak ise şu cümle okunur:
Arapça:
لَا إِلَٰهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
Okunuşu:
Lâ ilâhe illallâhu vahdehû lâ şerîke leh, lehü'l-mülkü ve lehü'l-hamdü ve hüve alâ külli şey'in kadîr.
Anlamı:
"Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir."
Kaynağı:
Müslim, Mesâcid, 146; Buhârî, Ezan, 155
Tesbih Çekerken Parmak mı, Tesbih mi Kullanılmalı?
Hz. Peygamber'in parmak uçlarıyla tesbih çektiğine dair rivayetler sahihtir. Ebu Davud'da geçen bir hadiste Hz. Peygamber, parmaklar üzerinden saymanın tavsiye edildiğini bildirmiş; çünkü parmakların kıyamette konuşacağını ve şahitlik edeceğini ifade etmiştir. (Ebu Davud, Salât, 361)
Tesbih tanesi kullanımı ise alimlerin büyük çoğunluğu tarafından caiz görülmüştür. Sahabe döneminde çakıl taşı veya hurma çekirdeğiyle sayıldığına dair rivayetler de mevcuttur. Dolayısıyla tesbih tanesi kullanmak bid'at değil, sayımı kolaylaştıran ve sahabe uygulamasıyla da örtüşen bir yöntemdir. Tercih kişiye bırakılmış olmakla birlikte, parmakla saymak hadis metniyle daha doğrudan örtüşmektedir.
Namazdan Sonra Tesbih Çekmek Farz mı, Sünnet mi?
Bu uygulama farz değil, müstehap veya sünnet-i müekkede kapsamında değerlendirilen bir ameldir. Yani terk edilmesi günah doğurmaz; ancak sürekli uygulanması büyük bir fazilet taşır. Hanefî, Şâfiî, Mâlikî ve Hanbelî mezheplerinin tamamı bu tesbihlerin namazdan sonra yapılmasını güçlü biçimde tavsiye etmiştir.
Özellikle farz namazların ardından bu tesbihlerin çekilmesi, Hz. Peygamber'in devam ettiği uygulamalar arasında yer almaktadır. Bu yüzden namazı kıldıktan sonra hemen kalkmak yerine kısa bir süre oturup bu zikirleri tamamlamak, sünnete uygun bir davranış olarak kabul edilir.
Tesbih Çekerken Sesli mi Sessiz mi Okunmalı?
Alimlerin genel görüşü, bu tesbihlerin sessizce ya da yalnızca kişinin kendisinin duyabileceği bir sesle söylenmesi yönündedir. Cemaati rahatsız edecek ya da dikkatini dağıtacak bir ses tonu uygun görülmemiştir. Namazda olduğu gibi burada da huşu ve içtenlik, sesin yüksekliğinden daha önce gelir. Kişi yalnızsa daha rahat bir sesle okuyabilir; ancak bu konuda belirleyici