OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Kur'an'da "Rabbenâ" (رَبَّنَا — "Ey Rabbimiz!") ifadesiyle başlayan dua ayetleri, Müslümanların doğrudan Allah'a yönelerek dile getirdiği niyaz cümlelerini oluşturur. Bu ayetler farklı surelerde, farklı bağlamlarda geçer ve her biri belirli bir ihtiyacı, korkuyu ya da umudu dile getirir. Kur'an'ın çeşitli surelerinde otuzun üzerinde "Rabbenâ" duası bulunmaktadır. Bunların bir kısmı peygamberlerin dilinden aktarılır, bir kısmı meleklerin, bir kısmı ise müminin genel hâlini yansıtır.
Bu duaların en çok bilinenleri Bakara, Âl-i İmrân, İbrahim, Kehf ve Haşr surelerinde yer alır. Kullanıcıların büyük çoğunluğu bu ayetleri hem namazda hem de namaz dışında okumak, anlamlarını öğrenmek ve hangi bağlamda indiğini anlamak amacıyla araştırır.
Bakara suresi, Kur'an'daki en kapsamlı "Rabbenâ" koleksiyonunu barındırır. Özellikle surenin son iki ayeti olan 285 ve 286. ayetler bu konuda ayrı bir yere sahiptir.
Bakara 286. ayet şöyle biter:
Arapça: رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu: Rabbenâ lâ tuâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ, Rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ, Rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va'fu annâ, vağfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Anlamı: "Ey Rabbimiz! Unutursak ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Gücümüzün yetmeyeceği şeyi bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim mevlâmızsın; kâfir topluma karşı bize yardım et."
Kaynağı: Bakara suresi, 286. ayet.
Aynı surenin 201. ayetinde ise dünya ve ahiret dengesi için yapılan dua geçer:
Arapça: رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu: Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru."
Kaynağı: Bakara suresi, 201. ayet.
Bu dua, hadis literatüründe de sıkça zikredilir; Hz. Enes'ten aktarılan rivayetlerde Peygamberimizin bu duayı çokça okuduğu belirtilir (Buhârî, Deavât; Müslim, Zikr).
Âl-i İmrân suresi, özellikle 8. ve 9. ayetlerde kalbin saptırılmamasını dileyen ve kıyameti hatırlatan iki önemli dua içerir.
Arapça (3/8): رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً ۚ إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ
Okunuşu: Rabbenâ lâ tuzığ kulûbenâ ba'de iz hedeytenâ ve heb lenâ min ledunke rahmeh, inneke entel vehhâb.
Anlamı: "Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma; bize katından bir rahmet bağışla. Şüphesiz sen çok bağışlayansın."
Kaynağı: Âl-i İmrân suresi, 8. ayet.
Aynı surenin 16. ayetinde ise günahların bağışlanması ve ateşten korunma için bir dua yer alır:
Arapça: رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu: Rabbenâ innenâ âmennâ fağfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı: "Ey Rabbimiz! Biz gerçekten iman ettik; günahlarımızı bağışla ve bizi ateş azabından koru."
Kaynağı: Âl-i İmrân suresi, 16. ayet.
Surenin 193.
Bu duaların en çok bilinenleri Bakara, Âl-i İmrân, İbrahim, Kehf ve Haşr surelerinde yer alır. Kullanıcıların büyük çoğunluğu bu ayetleri hem namazda hem de namaz dışında okumak, anlamlarını öğrenmek ve hangi bağlamda indiğini anlamak amacıyla araştırır.
Bakara Suresi'ndeki Rabbenâ Duaları
Bakara suresi, Kur'an'daki en kapsamlı "Rabbenâ" koleksiyonunu barındırır. Özellikle surenin son iki ayeti olan 285 ve 286. ayetler bu konuda ayrı bir yere sahiptir.
Bakara 286. ayet şöyle biter:
Arapça: رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu: Rabbenâ lâ tuâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ, Rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ, Rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va'fu annâ, vağfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Anlamı: "Ey Rabbimiz! Unutursak ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Gücümüzün yetmeyeceği şeyi bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim mevlâmızsın; kâfir topluma karşı bize yardım et."
Kaynağı: Bakara suresi, 286. ayet.
Aynı surenin 201. ayetinde ise dünya ve ahiret dengesi için yapılan dua geçer:
Arapça: رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu: Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı: "Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru."
Kaynağı: Bakara suresi, 201. ayet.
Bu dua, hadis literatüründe de sıkça zikredilir; Hz. Enes'ten aktarılan rivayetlerde Peygamberimizin bu duayı çokça okuduğu belirtilir (Buhârî, Deavât; Müslim, Zikr).
Âl-i İmrân Suresi'ndeki Rabbenâ Duaları
Âl-i İmrân suresi, özellikle 8. ve 9. ayetlerde kalbin saptırılmamasını dileyen ve kıyameti hatırlatan iki önemli dua içerir.
Arapça (3/8): رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً ۚ إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ
Okunuşu: Rabbenâ lâ tuzığ kulûbenâ ba'de iz hedeytenâ ve heb lenâ min ledunke rahmeh, inneke entel vehhâb.
Anlamı: "Ey Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi saptırma; bize katından bir rahmet bağışla. Şüphesiz sen çok bağışlayansın."
Kaynağı: Âl-i İmrân suresi, 8. ayet.
Aynı surenin 16. ayetinde ise günahların bağışlanması ve ateşten korunma için bir dua yer alır:
Arapça: رَبَّنَا إِنَّنَا آمَنَّا فَاغْفِرْ لَنَا ذُنُوبَنَا وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu: Rabbenâ innenâ âmennâ fağfir lenâ zunûbenâ ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı: "Ey Rabbimiz! Biz gerçekten iman ettik; günahlarımızı bağışla ve bizi ateş azabından koru."
Kaynağı: Âl-i İmrân suresi, 16. ayet.
Surenin 193.